Puan

8.910 üzerinden
164 kişi
Puan vermedi·816 syf.·
2025 6. kitabı
Çin hiyerarşisinde üstünlüğü onaylanmış aydınlar için kullanılan bir ünvandır "Mandarin." Simone de Beauvoir, bu hacimli romanda “Mandarin” kavramını yalnızca bir ünvan olarak değil, aynı zamanda bir düşünme biçimi ve içsel yolculuk olarak sunar. Kavramı hem gerçek hem de ironik anlamda kullanır. Roman; entelektüel, sol görüşlü, devrime sempati duyan, antikonformist bireylerin siyasal ve bireysel çatışmalarını işler. Bu bölümler oldukça başarılıdır ancak zaman zaman uzatılmış duygusal dökümler, düşünsel yoğunluğu yüksek kısımlar yanında genel yapıyı zayıflatır. Beauvoir; Henri,Robert ve Anne karakterleri üzerinden savaş sonrası dönemin aydınlarını, içsel çelişkilerini ve ideolojik bocalamalarını gözler önüne serer. Özellikle Anne karakteri, kadın rollerine dair sorgulayıcı yaklaşımıyla öne çıkar. Bu kitap, düşünceyi okura dayatmadan; içten içe sorgulatan bir “var olma manifestosu” niteliğindedir. Beauvoir; Nelson Algren, Sartre, Camus gibi figürlerle kurduğu ilişkileri edebiyat aracılığıyla dönemin ruhuna işler. Kitabın basındaki yankısı da bu ilişkiler üzerinden şekillenmiştir. Eleştirmenler bağlantıların gerçekliği üzerine yoğunlaşsa da yazar yalnızca Anne’nin kendi yansıması olduğunu kabul eder. Ancak okur; Robert’i Sartre, Henri’yi Camus, Lewis’i ise Nelson Algren olarak görmenin keyfini yaşar. Hatta Anne'nin kızı Nadine, yazarın ikiz yansıması gibidir. Kadın karakterler üzerinden ayrı bir etüt yapmak gerekir. Roman, dönemin politik anlayışından farklı olarak hem erkeğin gölgesinde kalan kadın figürlerini hem de bireyselleşmeyi başaran kadınları ele alır. Bu bağlamda, Paule en dikkat çekici karakterlerden biridir. Yazar bakış açısını bu üç kadın arasında dağıtarak romana renk kattığı gibi bir kadın modeli de öneririr. Sonuç olarak, Fransız entelektüeller;
MandarinlerSimone de Beauvoir · Everest · 2024428 okunma
Puan vermedi·816 syf.··
2025 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 23:41
Fransız yazar ve düşünür Simone de Beauvoir’nın 1954’te Goncourt ödülünü alan eseri Mandarinler, ikinci dünya savaşı sonrasının Fransa’sında bir grup Parisli entelektüeli anlatıyor. Savaşın etkilerinin henüz silinmediği kentte, eşini dostunu yitirmiş, bocalayan, oradan oraya savrulan bir grup insan. Yarı otobiyografik bir roman bu. Yazarın hayatından bolca iz taşıyor. Hikâye iki ana karakter üzerinden ilerliyor: Psikiyatrist Anne (Simone) ve yazar Henri (Albert Camus). Bu iki karakterin içinde bulundukları buhranı, hayatlarına girip çıkan insanları gözlemliyoruz. Aynı zamanda savaş sonrası Fransa’sındaki siyasi ortama tanık oluyoruz. Paris’in iki savaş arasında kültür ve sanatın öncülüğünü yaptığı meşhur altın çağının bittiğini düşünüyor yazar. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına, şehrinin, ülkesinin görkemini yitirdiğine inanıyor. Kitapta bolca ideolojik çatışma ve bunun yanısıra bireysel açmazlar, kadın erkek ilişkileri mevcut. Anne karakterinin hayatındaki erkek ünlü yazar Robert (Sartre) ve Chicago’da tanışıp deli gibi aşık olduğu Lewis (Nelson Algren) romanda yer alan diğer dikkat çekici karakterler. Henri’nin yaşamındaki gelgitler ve Paule adlı şarkıcı kadın ile çetrefilli ilişkisi ise apayrı bir romanın konusu olabilirmiş, öyle güzel. Kitabı çok beğendim. Bu devasa romana -810 sayfa- başlamaya cesaret etmek benim için delilikti. Dokuz gün süren bir macera oldu ve akıp gitti. Bence tek kusuru fazla uzun olması. Büyük eser, sıkı roman, başyapıt. Zihin açan, ufku genişleten romanlardan. Ancak, bir kitabı okurken bir yandan da yazarın yaşamını didikleme huyum var.
1000Kitap
MandarinlerSimone de Beauvoir · Everest · 2024428 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 00:44
1940-60 arası Almanların Fransadan çekilmesinden sonraki süreçte burjuvanın ülke siyasetindeki fikir ayrılıkları temasıyla hem siyasi hem bireysel boyutuyla çok katmanlı (gerçekten katmanlı 850 sayfa) ama katmanlarıyla (genel olarak) insanı sıkmayan akan bir kitap. Yazarın entelektüel ve içsel sorgulamaları çpk hoşuma gitti. Kitaba başlamadan önce konusu hakkında bir fikrim yoktu ama şimdi araştırdığıma göre otobiyografik bir romanmış. Ana karakter kendisi, ana karakterin eşi yaşlı entelektüel olarak betimlediği Satre’ ı, onun o siyasi ortama göre görece objektif durmaya çalışan yakın arkadaşı da Albert Camus ‘yu temsil ediyormuş. Kitaba dair yapabileceğim tek eleştiri ana karakterin amerikalı bir yazarla birlikte olduğu kendinden ödün verdiği kısımlar.. Eçok uzun ve gereksiz buldum çünkü böyle ciddi bi temelde başlayan kitabın reklam arası gibiydi, sanki yazar orda kopmuş içini dökmek istemiş gibiydi ki yarı otobiyografi olduğunu görünce evet o ksıım da mantıklı geldi. Genel olarak beğendim oldukça akıcı, tavsiyedir
MandarinlerSimone de Beauvoir · Everest · 2024428 okunma
6/10
·816 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
131 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 19:59
Fransız yazar ve feminist filozof Simone de Beauvoir'ın 1954 tarihli romanı "Mandarinler", İkinci Dünya Savaşı sonrası Fransa'da sol görüşlü entelektüellerin yaşamlarını ve siyasi ilişkilerini konu alıyor. Yarı otobiyografik bir roman olarak da kabul edilen eser, yazarın kendi yaşamından ve çevresinden izler taşıyor ve bu eser 1954 yılında Goncourt ödülüne layık görülmüş. Kitabın ismi Mandalinler ismini çağrıştırsa da "Mandarinler" adının kökeni, eski Çin'de bilgin sınıfına verilen "mandarin" kelimesine dayanıyor. Beauvoir, bu adla Fransa'daki aydın sınıfını sembolize ediyor. "Güzellik, şiir, doğruluk gibi şeyler öğrenin. Tüm bunlar artık kimseyi ilgilendirmez oldu." Sy 351 Şimdi, kitabı okumama sebep olan çok sevdiğim iki filozof yazar olan Camus ve Sartre'nin kitap içerisinde ki konumundan ve kitapla ilgili detaylardan bahsetmek istiyorum. Ama önce otobiyografik bir eser olduğundan kitap içerisinde ki karakterleri ve gerçek hayatta esinlendiği isimleri karşılaştırmakta fayda var; Henri Perron: Albert Camus Anne Dubreuilh: Simone de Beauvoir Robert Dubreuilh: Jean-Paul Sartre Lewis Brogan: Nelson Algren Kitap, II. Dünya savaşının sona ermesiyle birlikte yeni bir dünya düzeni arayışındaki aydınların ideolojik çatışmalarını, kişisel hesaplaşmalarını ve varoluşsal sorgulamalarını ele alıyor. İki ana karakter üzerinden ilerliyor eser, savaşa tarafsız gözle bakan L'espoir gazetesinin sahibi Henri ve Paris ve Abd arasında mekik dokuyan, varlığının amacını sorgulayan Anne karakterinin inişli ve çıkışlı hayatını okuyoruz. "Dahi olmadıkça insanın kitap yazmasını bir türlü anlayamıyorum." Sy 215 Simone de Beavoir'in kalemi benim gözümde en az Lev Tolstoy, Victor Hugo, Honore de Balzac ya da Fyodor Dostoyevski kadar canlı ve güçlü. Herhangi bir konuyu sayfalarca akıcı ve konudan sapmadan aktarabilmesi ve bunu da tekrara düşmeden
MandarinlerSimone de Beauvoir · Everest · 2024428 okunma
7/10
·816 syf.··
2026 46. kitabı
eger siyaset ve politika uzerine okuma yapacaksaniz ve buna yonelik bir bakis acisi istiyorsaniz bu roman kesinlikle aradiginiz sey olmamali. kitapla ilgili beni ceken sey genellikle karakterlerin duygular hakkindaki karisikliklari ve catismalari oldu. ozellikle donemi icin ask hakkindaki tabulari yikmasi ve bu konuya dair yeni fikirler sunmasi, gunumuzde bile zorken; 1954'te boyle yikici ve sarsici fikirler ortaya konmus olmasi beni epey bir sasirtti acikcasi.
MandarinlerSimone de Beauvoir · Everest · 2024428 okunma