Mao'nun Kültür İhtilali

·
Okunma
·
Beğeni
·
5
Gösterim
Adı:
Mao'nun Kültür İhtilali
Baskı tarihi:
1968
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Çin'de ne oluyor? İspanyolların Amerika'yı keşfi ya da 1789 Fransız ihtilali kadar önemli bir olay var mı? Çağdaşlarımızın, farkına bile varmayıp önemini anlayamadıklarından, sonradan büyük pişmanlık duyacakları hadise mi? Alberto Moravia, bir düşünceyi kafasından geçirip üzerinde dikkatle durmayacak kadar dünya ve insanlarla ilgisiz değil. Bu nedenle kalkıp Çin'e gitti. Çin gerçeğini anlayabilmek için teorik ve tarihi açıklamalara başvuruyor ama büyük bir gözüpeklikle yol alıp gerçeğe parmak basabiliyor. Çin'de çok önemli bir beşeri olay sözkonusu: gözlem, heyecan , duygu, şiir, bütün antenleri seferber edip bu olayı karşılamak gerekli. Kültür ihtilali geçiren Çin üzerine bakışını sunuyor Moravia. Bu bakış bir yargıdan daha önemli.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Çinli yığınların, Mao düşüncesini nasıl bu ka­dar çabuk Konfüçyüsleştirdiklerini anlamak da ilginç. Bu noktada, bize göre, Stalin ve Mao'nun yüceltilmesi arasındaki ayrılıklara parmak bası­lıyor. İnkârın gereği yok, bazı yanları birbirinin tıpatıp aynı. Tıpkı, yirmi yıl önce Rusya’da oldu­ğu gibi bugün Çin’de de diktatörün portreleri var her yanda. Tıpkı daha önce Rusya’da oldu­ğu gibi Çin’de de propaganda doğrudan şefle il­gili. Ama Stalin’in yüceltilmesi, tanrılaştırtması diktatörün öz kişiliğine tamamen çağdaş ve tan­rı tanımaz biçimde yöneltilirken Mao’nun yücel­tilmesi, ilkel ve köylü dindarlığıyla renklenmesi bir yana, kişiden düşüncesine, dolayısıyla kita­ba kaymış görünüyor. Stalin’in yüceltilmesi ola­ğanüstü insana, kahramana, sanki yaradana du­yulan hayranlığı ortaya koymaktaydı. Mao’nun- ki tersine, dokunaklı bir denge, düzen ve devam­lılığa duyulan büyük bir istek gösteriyor. Bu yüceltilmenin ne ölçüde Mao tarafından istenip on­dan ne denli esinlenildiğini bilmiyoruz. Temel­de, devamlı bir ihtilâl kışkırtısı olan kitap okun­duğunda tersi düşünülüyor. Ama Çinli halk yı­ğınları, aşağı yukarı yüzyıl boyunca iç savaş ve yabancı işgâllerin acısını çekmişse, sonunda dü­zen ve birliği sağlayan adama, biraz da kadim ,Konfüçyüs geleneğinin itişiyle minnet duyup; diktatörün düşüncelerine dengeleyici ve dinsel bir yer verdikleri için onları kim ayıplıyabilir? Öte yandan, Mao’nun kitabında öğütlenen de­vamlı ihtilâlle denge, düzen ve yığınların birlik ihtiyacı arasında gerçekten çelişki yoktur. Ara­da bir patlayan bir ihtilâl ürkütücüdür. Ama de­vamlı ihtilâl, kanunî, dengeli, alışılm ış, tam an­lamıyla devamlı birşey oluyor. Burada Avrupa ile Asya arasındaki büyük ayrılığa parmak bası­lıyor. Avrupa, dengesiz devletlerin, geçici ha­nedanların, sayısız ihtilâllerin kıtasıdır. Oysa Asya, yüzyıllar boyu süren Devletlerin ve hane­danların, devamlılığa dönüşen ihtilâllerin kıta­sıdır.
1966 Haziran’ından beri Çin'de olanları, hiç ol­mazsa kısmen anlamak için 1927 yılına kadar gitmek gerekir. Bana kalırsa, Kültür İhtilâlinin temelinde yatan - Çin’le Sovyet Rusya arasında­ki - ihtilâf bu tarihte başlar. O zaman, kısa süre önce kurulmuş olan komünist partisi tamamen Stalin’in etkisindeydi. Partinin yöneticilerinden biri olan Mao da, Batı’da bile pek çok kişinin paylaştığı bir ihtilâlci saflığıyla, çok uzaktaki Moskovalı diktatörün yanılmadığına herhalde inanmıştı. Ama Stalin, soyut, kişisel, Çin’in ger­çek durumundan habersiz bir anlayıştan gelen bir sürü yanlış bilgi ve davranış sonucu siyasî ve askerî bir felâkete sebep oldu. Taktik neden­lerle Stalin, Mao ve komünistlerin önce, Çan- Kay-Şek ve milliyetçi Kuomintang partisiyle her ne pahasına olursa olsun işbirliği yapmalarını istemişti. Çan-Kay-Şek ve Kuomintang birden Mao’ya karşı oldular. Kanton, Şanghay ve Pekin'- de onbinler ve onbinlerce komünist öldürüldü. Mao felâketten bir mucize sonucu kurtuldu ve küçücük ordusuyla ünlü Kuzey’e doğru yürüyü­şüne başladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mao'nun Kültür İhtilali
Baskı tarihi:
1968
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
E Yayınları
Çin'de ne oluyor? İspanyolların Amerika'yı keşfi ya da 1789 Fransız ihtilali kadar önemli bir olay var mı? Çağdaşlarımızın, farkına bile varmayıp önemini anlayamadıklarından, sonradan büyük pişmanlık duyacakları hadise mi? Alberto Moravia, bir düşünceyi kafasından geçirip üzerinde dikkatle durmayacak kadar dünya ve insanlarla ilgisiz değil. Bu nedenle kalkıp Çin'e gitti. Çin gerçeğini anlayabilmek için teorik ve tarihi açıklamalara başvuruyor ama büyük bir gözüpeklikle yol alıp gerçeğe parmak basabiliyor. Çin'de çok önemli bir beşeri olay sözkonusu: gözlem, heyecan , duygu, şiir, bütün antenleri seferber edip bu olayı karşılamak gerekli. Kültür ihtilali geçiren Çin üzerine bakışını sunuyor Moravia. Bu bakış bir yargıdan daha önemli.

Kitap istatistikleri