Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi

Mektup

Simon Garfield
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
448
Basım Tarihi:
Ekim 2014
Yayınevi:
Domingo Yayınevi
Orijinal Adı:
To The Letter
ISBN:
9786054729302
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tavsiyemdir, Bu Kitabı Bence Okuyun. :)
10/10
·448 syf.··
2022 100. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2022 23:54
Tek kelimeyle 'muhteşem' bir kitap. Bu denli keyif alabileceğimi tahmin dahi etmezken, kitap beni aldı götürdü. Bir çok bölümden oluşuyor ve isminden de anlaşılacağı gibi tabi ki mektup üzerinden gidiyor. Mektubun tarihini keşfe çıkıyorsunuz. Her bölümde ayrı bir dönemi, kişi(leri)yi veya olayı ele alıyor - ki birden çok kişi, olay veya dönemden de bahsedebiliyor bölümde-. Her bölümün sonunda da 2.Dünya Savaşı döneminde mektupla başlayan bir aşk karşınıza çıkıyor. Birbirlerini aslında hiç görmemiş bu çift mektuplaşarak aşık oluyorlar. Bir İngiliz erkeği ve kadınının hikayesi bu. Her bölümün sonuna askerde olduğu süre zarfında yazdığı bazı mektuplar seçilip eklenmiş erkeğin. Kadının mektuplarının bir çoğu maalesef bazı nedenlerden dolayı yok edildiği için genel olarak erkeğin mektupları ağırlıklı olarak bölüm sonunda karşımıza çıkıyor. En keyif aldığım yerler, bölüm sonlarındaki bu aşk. Yıllarca birbirini görmeden, görecekleri günü bekleyerek yazışan o çift. Ve tabi ki hikayenin sonunu kitabın sonlarında öğreniyorsunuz :) . Her bölümde muhteşem bilgiler sizi bekliyor. O kadar çok keyifli olaylar var ki... Bazı olaylar çok ilginç, bazıları da cidden genel kültür açısından sizi tatmin edecek şeyler. Ve adını bildiğimiz bir çok kişilerin de hikayeleri + mektuplarını okuyoruz her bölümün içerisinde. Yani bu kitaba olan beğenmişlik hislerimi daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama gerçekten okunmasını tavsiye ediyorum, ediyorum, ediyorum. Çok keyif alacağınızı umuyorum. Keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
MektupSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 201438 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2021 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 19:59
Ebadı, kağıt kalitesi ve puntosuyla verdiği ders kitabı izlenimi yüzünden 2014'ten beri kitaplığımda okunmayı bekleyen; okuduğunda da benim gibi geçmiş yüzyılları ve mektup seven biri için müthiş bir hazine olduğunu düşündüren kitap; "Mektup." Kitap MÖ'ki yüzyıllarda yazılıp günümüze ulaşan mektuplardan günümüz e-postalarına kadar geçen zamanda mektubun çeşitliliği, kullanılan malzemenin yüzyıllar içinde kazandığı pratikliği ve posta sisteminin gelişimi üzerine kurulu. Anlatılar örnek mektuplarla desteklenmiş. Kitapta nelere şahit olmadım ki? Vezüv Yanardağı'nın patlamasına, bir sihirbazın meslek sırlarına, çocuklarına düşkün dul bir annenin kasaba dedikodularına, koca bir imparatorun (VIII.Henry) aşkına ve bu aşkın etrafında dönen entrikalara, Napolyon'un aşka yenilişine, Virginia Woolf ve Sylvia Plath'in intiharına, 2. Dünya Savaşı'na katılan Chris ile Londra'daki Bessie'nin aşkla sonuçlanan mektup arkadaşlığına....Mektupları okurken üzüldüm, sevindim, kızdım, hayret ettim, heyecanlandım, aşık oldum ve aşık olundum. Uzun lafın kısası kitap mektup sevenlerin okuması gereken bir deneme-inceleme kitabı olmuş. Bu kitapla bir kez daha anladım ki gelişen teknoloji pratikte hayatımızı kolaylaştırırken maneviyat ve anılarımıza çok zarar veriyor. Artık ne fotoğraflarımız albümlerde ne de mektuplarımız sandıkta.
Edebiyat
MektupSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 201438 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2017 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2017 00:00
Matbanın icat olması insanlık alemi için bir devrim olsa da; garibim hattata göre sadece mertliğin bozulmasıydı. O hain, tek dişi kalmış medeniyet makinesinin elinden aldığı sadece ekmek parası değil, tüm hayat biçimiydi. Makine hızını alamadı, sadece hattatın değil yıllar geçtikçe çoğu insanın işini elinden aldı ve “ top benim, kimi istersem onu oynatırım” dedi. Artık oyunda olmayacakları kendilerine iletilenlerden çok azı, yani kaleye bile geçmesine izin verilmeyenler; “belki arada top dışarı çıkar da ben de topa dokunurum” acizliğiyle çömelip, oyun çizgisinin içinde değil ama hemen yamacında, kendilerine yer edindiler. Sonra bir gün “yazılım” diye bir yabancı geldi kasabaya. O, bütün kuralları tekrar değiştirdi. Ama ilk iş, oyun sahasının ölçülerini eskisine oranla çok daha küçük bir hale getirdi. Ve hemen ardından “az fonksiyonlu” makine ve insan kıyımı başladı. Sistemin içinde olmadığı halde artıklarından beslenen, hemen oyun çizgisinin yanı başında çömelen, “Bize bir şey olmaz, en fazla teğet geçer” diyen top yakalayıcılar da bu kıyımdan kaçamadılar. Çünkü, artık dışarı kaçma ihtimali olan fiziksel bir top da yoktu ortada… Çok zaman geçmeden bugünlerini bile mumla arayacakları bir haber aldılar. Mesih çok yakın zamanda aralarına katılacaktı. Ve o yakın gün geldiğinde hiç birine ihtiyaç kalmayacaktı. Kaçış yok!!! Alametleri göründü Mesih “Yapay Zeka” geliyor… Çok mu distopik geldi? Çok mu iç bunaltıcı metaforlar bunlar ? Ben de en kötü distopyanın Spielberg tarzı bir şey olmasını arzularım. Ancak bizi en “Kubrick”inin beklediğini düşünüyorum. Ancak bütün kalbimle, benim gibi düşünmeyenlerin haklı çıkmasını diliyorum. Fütüristler yukarıda yazılanların olma ihtimalini yok saymasalar da gelecekte insan ırkının ortadan kalkması gibi bir şeyin sadece
Teknoloji
MektupSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 201438 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2017 197. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2017 21:28
Çok güzel bir zaman yolculuğunun sonuna geldim. Elimde olmadan, benim için neden bu kadar değerli olduğunu ve bu ilgimin tam olarak ne zaman başladığını bilmesem de en çok önem verdiğim konulardan biridir mektup. Bence çok özel bir armağandır. Seni düşünüyorum, benim için özelsin demektir. Bugüne kadar bir çok farklı konuda, bir çok farklı kişiye mektuplar yazdım. En yakınlarımdan başlayıp hiç gitmediğim bir köyün çocuklarına kadar. Mektubun beni büyüleyen bir havası var. Konusu ne olursa ve alıcısı kim olursa olsun her seferinde yoğun duygular yaşıyorum zihnim o kağıdın üzerindeyken. Aynı şekilde bir mektup bulduğumda bir kitabımın arasında ya da gelen bir hediyenin yanına iliştirilmiş; dünyalar benim oluyor. Ne yazdığının çok da bir önemi yok aslında. Beni düşünerek, benim için emek verilmiş olması yeter. Sırf böyle düşündüğüm için kendimi 'farklı' hissettiğim çok oldu. Zira, benden başka hiç kimse böyle düşünmüyormuş gibiydi.. Meğer çağ yanlış imiş; aslında tarih boyunca ne tutkulu mektup aşıkları varmış. Sırf mektup fikrine hayran olan da var, mektuplar sayesinde bir aşkı alevlendiren de var, ihanetleri ortaya çıkaran da. Evlenme teklifleri de edilmiş mektup ile, ayrılıklar da haber verilmiş. Savaş haberleri de var o sayfalarda, savaşın bitişini haber veren müjdeler de! Slyva Plath da var, Virgina Woolf da Emily Dickinson da. Intihar mektupları da var, ilan-ı aşk da. Nasıl desem, hayat var. Emek var. Özveri var. Çocuklarına bırakabilecekleri öğütleri yazanlar da var, hiç tanımadığı insanlara teselli verenler de... Yanlış anlaşılmasın, bu kitap bir mektup seçkisi değil. Bazı mektuplardan alıntılar var ama genel olarak mektubun gelişimini anlatıyor. Ama sıkıcı olmayan bir dil ile. Çok farklı konulara değiniyor. Ölü Mektup Ofisinden bahsediyor sözgelimi. Postanın
MektupSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 201438 okunma
Babil’in Yorumu - Mektup
Puan vermedi
Günümüzde bir nostalji öğesine dönüşmüş olsa da mektubun ve mektuplaşmanın insanlık tarihinde önemli bir yeri var. İletişimin, siyasetin, kültürün ve edebiyatın hemen her alanını derinden etkilemiş olan mektup, bu yönüyle büyük bir ilgiyi hak etse de hakkında yapılan araştırmaların yeterli olduğunu söylemek zor. İngiliz tarihçi ve yazar Simon Garfield, bu eksikliği bir nebze olsun gidermek adına giriştiği araştırmaları son derece renkli ve okuması keyifli bir kitapla taçlandırdı: Mektup - Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi. Antik Roma’dan günümüzün e-postalarına kadar çok sayıdan mektup örneği üzerinden mektupların hayatı nasıl yansıttığını, dahası nasıl kurduğunu okuyucuya gösteren Garfield, böylece tarihe ilgi duymayanların bile zevkle okuyacağı bir eser kazandırdı kitap dünyasına.
Edebiyat
MektupSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 201438 okunma
10/10
·448 syf.··
2015 65. kitabı
'Tam Benim Tipim' adlı font kitabının yazarından eğlenceli bir kitap daha. İçerisinde Jane Austen ile ilgili bir bölüm olduğundan düşünmeden almıştım. Okumaya başladığımda 400 küsür sayfa 'mektup'tan bahsetmesi sıkabilir diye düşünmüştüm ancak yazarın esprili dili ve enteresan bilgiler ile ne sıktı ne de yordu. Bu tarz farklı şeyler okumak isteyenler için kesinlikle tavsiye ederim -ve tabii ki yazarın diğer kitabını da-.
MektupSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 201438 okunma