31 yaşında İtalya’nın en iyi sanatçısı olarak kabul edilmiş, 89 yaşında hayata veda ederken, düşmanları tarafından kibirli, görgüsüz, üçkâğıtçı bir cimri olarak anılmasına rağmen diğer herkes tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ressamı ve heykeltıraşı olarak saygı görüyordu."
"Michelangelo yeteneği ve dehası hayattayken takdir edilmiş bir sanatçıydı.
"Michelangelo’yu insanlar anlatırken; tanımlanamaz olarak tanımlama çabasında.
O ise hep kendi büyüklüğünün hezimetini yaşayan biriydi..
(S:64)eseden
, Batı sanatına damga vurmuş, kendisinden sonrakilerin ona kayıtsız kalamadığı bir “Rönesans adamının” aşkını, tutkusunu, öfkesini ve çektiklerini aktararak insan ve sanatçı olarak portresini sunuyor..
Roma’da ise papaların ve kardinallerin arasında kalmış ressam, heykeltıraş, mimar ve şair Michelangelo’nun hayatını kesitler halinde sunuyor. Aksi fakat dâhi, zorlayıcı ancak bir o kadar da cömert Michelangelo’nun çocukluğundan ölümüne kadar çalkantısı hiç dinmeyen hayatı, yaptığı tablolar, heykeller, freskler, binalar; kimler için çalıştığı, kimleri kendisine düşman ettiği, sadece büyük bir sanatçı olduğundan değil aynı zamanda kendine has bir karakter olduğu için de edindiği arkadaşları Nardini’nin kalemiyle tekrar hayat buluyor.
Pek çok dile çevrilen Michelangelo: Bir Dâhinin Yaşamöyküsü,
Okunmalı #Buyurun