Mimari İnsanın Korunakları 2

10,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
2 beğeni  · 
61 gösterim
ÜSTÜN DÖKMEN - SELCAN DÖKMEN

Önce ışık vardı, sonra insan çıktı ortaya. İnsan yapıyı yaptı. Işık ve yapı korunak oldu insana. İnsan ışığa, doğaya şekil verdi; kalelerle, evlerle, eşyalarla, zırhlarla kendini korumaya çalıştı.
Bu kitapta, korunan insanın mimariyle karşılıklı etkileşimi inceleniyor. Doğal ile yapılmış arasında kendine güvenli ve güzel bir yaşam sağlamaya çalışan insanın çabaları ise ön kapaktaki Panteon'la özetlenmeye çalışıldı. Yapıyı insan yapar, ışık ise gösterir.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2016
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9789751414410
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 7 Alıntı

Yaşamı algılamada, yeniliklere uyum sağlamada, neye baktığımız kadar, nereden baktığımız da önemlidir.

Mimari, Üstün DökmenMimari, Üstün Dökmen

Yurt, Türk Çadırı ve Eşitlik
Çadırda gerçek bir daire, odada ise daireye yakın bir oturma düzeni vardır. Bu oturuş şeklinden ötürü ve ortada da eşya olmadığı için herkes birbirini görür. Dairesel oturuş, eşitliği, dostluğu, ortak söz alma hakkını ifade eder, sözlü ve sözsüz iletişimi kolaylaştırır.

Mimari, Üstün DökmenMimari, Üstün Dökmen

Köy enstitülerini kapattığınızda gecekondular çıktı ortaya. Köy enstitüleri sadece yirmi yıl daha yaşamış olsaydı, şimdilerde şehrin kenarına derme çatma gecekondu yapan insanımız, o zaman kendi köyünde, Avrupa'daki köylere benzeyen, belki onlardan da ileri olan bir yaşam standardı oluşturacaktı. Avrupa köyleri, Köy Enstitüleri olmadan ortaya çıkmıştır; ancak ülkemizin şartları içinde Köy Enstitülerine ihtiyaç vardı.

Mimari, Üstün Dökmen (Köy Enstitüleri - Gecekondular)Mimari, Üstün Dökmen (Köy Enstitüleri - Gecekondular)

Çadırda, padişah otağlarında ve onların devamı sayabileceğimiz Türk evinde, medreselerde masa yoktur.

Mimari, Üstün DökmenMimari, Üstün Dökmen

Çocuğa göre canlılar hareketlidir, hareketliler de canlı; bu durumda Güneş'in canlı sayılması gerekir. Yine çocuklar başlarını bir nesneye vurduklarında ve anneleri o nesneyi dövdüğünde animist düşünceden ötürü rahatlarlar; çünkü o nesneye bir takım canlı özellikleri yüklemektedirler.

Mimari, Üstün Dökmen (animizm ve çocukluk)Mimari, Üstün Dökmen (animizm ve çocukluk)

Geniş ve boş mekân, camilerde de görülür. Çadırın, geleneksel Türk evinin ve gerek Türk kültüründeki gerekse diğer kültürlerdeki camilerin iç mekânları arasında böylesine bir benzerlik vardır; yani geniş ve boş orta alan. Oysa geniş ve boş orta alanlar Avrupa evlerindeki odalarda ve kiliselerde görülemez.

Mimari, Üstün DökmenMimari, Üstün Dökmen

Gecekondu
gecekondu bize, dağ çiçeklerini şehrin kenarında saksıda yetiştirme gayreti gibi geliyor. Köyünde, doğal ortamında insanca yaşayamayan köylü, şehrin kenarına sığınıp köy evine benzer bir ev yapıyor ama tarım yapamıyor, hayvancılık yapamıyor; âdeta şehrin kenarında köyde ''imiş'' gibi yaşıyor.

Mimari, Üstün DökmenMimari, Üstün Dökmen