Mugre Rosa

Fernanda Trías
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi:
2020
Yayınevi:
Literatura Random House
Orijinal Adı:
Mugre rosa
Orijinal Dil:
İspanyolca
Orijinal Ülke:
Uruguay
ISBN:
9789915652375
Ülke:
Uruguay
Dil:
İspanyolca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·256 syf.··
2026 29. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 20:55
İnsan her şeye alışabilir; en korkutucu olan şey bile zamanla gündelik hayatın parçası olabilir. Pembe Çamur, klasik bir felaket romanı değildir. Fernanda Trías burada dünyayı yıkıp yeniden kuran dramatik bir hikâye anlatmaz; bunun yerine bozulan bir dünyanın içinde yaşamaya devam etmek zorunda kalan insanların ruh hâlini inceler. Romanın atmosferi sürekli bir tehdit duygusuyla çevrilidir. Fakat bu tehdit ani ve gürültülü değildir. Çevre kirlenir, hava bozulur, şehirler yaşanmaz hâle gelir; ama tüm bu değişimler neredeyse sessizce gerçekleşir. En rahatsız edici olan da budur: felaket bir patlama gibi değil, yavaş bir çürüme gibi ilerler. Trías’ın anlatısındaki en dikkat çekici unsur, insanların bu bozulmaya verdiği tepkidir. Karakterler büyük kahramanlıklar sergilemez, dünyayı kurtarmaya çalışmaz. Çoğu zaman sadece hayatta kalmaya, günlük rutinlerini sürdürmeye ve kendilerini korumaya çalışırlar. Böylece roman, insanın kriz karşısındaki ilk refleksinin çoğu zaman direniş değil, uyum sağlama olduğunu gösterir. Kitaptaki “pembe çamur” yalnızca çevresel bir felaketin simgesi değildir. O aynı zamanda yaşamın giderek ağırlaşmasının, kirlenmesinin ve insanların üzerini kaplayan görünmez bir baskının metaforudur. Her şey bu çamurun içinde daha yavaş, daha zor ve daha kasvetli hâle gelir. Anlatıcının iç dünyası da bu atmosferden bağımsız değildir. Roman ilerledikçe okur yalnızca dış dünyanın değil, karakterlerin psikolojisinin de daraldığını ve ağırlaştığını hisseder. Bu yüzden hikâyenin gerilimi olaylardan değil, giderek yoğunlaşan bir yalnızlık ve güvensizlik duygusundan doğar. Fernanda Trías’ın dili sakin ve ölçülüdür. Büyük dramatik çıkışlar yerine küçük ayrıntılarla ilerler. Bu sade anlatım, romanın yarattığı tedirginliği daha da güçlü kılar. Çünkü okur, felaketin
1000Kitap
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
8/10
·256 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 18:28
Hava kirlenmiş,insanlar hastalığın içinde entübe edilip ölümü beklerken bu karanlık atmosferde 40’lı yaşlarında eşinden boşanan ancak yine de geçmişinden kopamayan bir kadın Mario isimli şişman,hasta bir çocuğa bakarak hayatını sürdürmeye çalışır… Karanlık bir atmosferde geçen kitap da kadının annesi,eski eş ve Mario isimli üçgende geçen kurguda yazar olaylardan çok sona doğru giden ve felaketi normalleştirip yaşayan insanların ruh halini yansıtmış… Her şeyin tükendiği bir dünyanın içinde geçmişi ile hesaplaşırken şimdiki zamanın içinde felaketi gözlemleyen karakter iki zamanında hesabını tutarak okuyucuya gösterme tekniği ile hissettirir… Tüm karanlığına rağmen yazarın okuyanı sıkmadan oluşturduğu dengeli kurgusunu çok beğendim;durağanlığın içindeki gerilim okuyanı o ortama sürükleyerek karakterle birlikte sonu bekler…
Alıntı
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
7/10
·256 syf.··
2026 35. kitabı
Kapağı ile beni mest eden kitabı sonunda okudum. Dünya bir felaketin eşiğinde. Sularda tuhaf yosunlar var, ileriki süreçte de balıklar kıyıya vuruyor. Havada ise yoğun bir sis ve kötü koku mevcut. Belli bir zaman sonra ise gıda bulmakta güçlük çekmeye başlayacak insanlar. Kitaptaki kadın karakter hasta bir çocuğa bakıyor, ismi Mauro. Çocuk asla doymuyor, iğrenç bir şekilde besleniyor. Bu kadın karakter üçe bölünüyor: Bakması gereken hasta bir çocuk var, Eski eşi Max ile olan durumları Ve laftan sözden anlamaz bir annesi. Mutlak bir yıkım bağıra bağıra geliyor aslında ama görmek istemiyor gibi. Okumakta güçlük çekmedim ben. Akıcı bir şekilde gidiyor özellikle son sayfalarda tempo daha da arttı. Ama yazarın anlatımını sevmedim. Konu gayet güzeldi fakat eksik olan bir şeyler vardı. Olaya kaptırmış gidiyorsun sonrasında bir geçmişe dönüp sorgulama var. Ondan sonra konuya adapte olmak biraz zor oluyor. Geçişler arasında kopmalar var. Böyle güzel bir konu daha da güzel anlaşılabilir şekilde kaleme alınabilirdi diye düşünüyorum. Yalnız şu çok güzeldi. Ortada bir salgın var ama insanlar gayet sakin. Gıda krizi olduğu halde kimse kimseye saldırmıyor, markete falan saldıran yok. Günlük rutin sessiz sakin devam ediyor. Acelelik, öfke, kriz ve saldırganlık yok. Havanın ve suların durumu ile iklim krizine değinmiş, doymayan çocuk üstünden de tüketim çılgınlığına atıfta bulunmuş sanırım yazar.
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
Pembe Distopya
7/10
·256 syf.··
2026 290. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
çok ilginç bir kitaptı.. direkt konusundan bahsederek başlamak istiyorum. Baş karakterimiz bir kadın. Bir gün sahile ölü balıklar vurur, sonra pembe-kızıl yosunlar, kızıl fırtınalar başlar, insanlar zehirlenir, çoğu ölür, tüm kuşlar göç eder, tüm hayvanlar ölür, yemek azalmıştır, marketler yağmalanır şehirler terk edilir.. hükümet yetiştirdiği hayvanların bütünüyle makineden geçirilmesiyle elde edilen ve pembeye boyanan, pembe çamura benzeyen sosisleri topluma sunar ve ana gıda maddesi haline getirir.. buraya kadar klasik bir kıyamet senaryosu.. biz bunları karakterimizin iç dünyası ve geçmişi arasında ara ara okuyoruz, ileriye doğru sıralı bir anlatım yok yan karakterlerimiz; karakterin onu sevgiye aç büyüten bencil annesi, kendisinin tam zıddı olan eski kocası Max, ve doyma hissi olmadığı için sürekli aç olan bir çocuk, Mauro.. karakterimiz hayattan hiçbir beklentisi, hayali olmayan, geçmişinden kopamayan, sıkıcı, tutucu ama bir o kadar tutunamayan birisi.. kitap boyunca geçmişi, annesi, bakıcıları ve eşiyle ilişkisi, bakıcısı olduğu Mauro ile olan diyaloglarını ve iç dünyasını okuyoruz kızıl kıyamet neden başladı, ne oldu ve arkasında kim vardı ne yazık ki asla öğrenemedik. yazım dili akıcıydı fakat anlatım zaman sıralamasından dolayı karışıktı konunun bir sonuca bağlanmamasını sevmedim insanın her halükarda hayatta kalmasını anlatması açısından tanıdık ve anlamlıydı genel olarak daha iyi işlenip sonuçlandırılabilirdi. 7/10 #pembeçamur #kitapyorumu #okudumbitti
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
Ekolojik yıkımın ortasında çürüyen bağlarda kendini bulma çabası
9/10
·256 syf.·
2026 12. kitabı
Fernanda Trías, 1976’da Montevideo, Uruguay’da doğmuş. Roman yazarı, çevirmen ve çeşitli yayınevlerinde editör/okur olarak görev yapmaktadır. 2004 yılında UNESCO'nun yazarlar için verdiği Aschberg bursunu kazanarak beş yılını Fransa'da geçirmiş. 2006'da BankBoston Vakfı Kültür Ödülü'nü, 2012'de ise New York Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık bursunu kazanmış ve o tarihten bu yana pek çok ödüle layık görülmüş. 2023 yılında, ekolojik temalı bir distopya/bilimkurgu olan "Pembe Çamur (2021)" adlı eserini yayımlamış. Yazarın dilimize yakın zamanda çevrilen bir diğer eseri ise "Çatı Katı (2021)"dır. Onu da mutlaka okumayı düşünüyorum. "Pembe Çamur" tuhaf bir felaketin vurduğu ve sakinlerinin karantinaya mahkûm edildiği bir liman kentinde; aşırı tüketimin yol açtığı atıklar ve kirlilikle kuşatılmış bir dünyanın çözülüşünü anlatan; kıyamet sonrası, tekinsiz ve şiirsel bir metin. Gıdaya ulaşmanın günlük bir mücadeleye dönüştüğü bu dünyada, hayatta kalmak için, hayvan atıklarından üretilen o pembe macunu (etibol), "pembe çamuru", mekanik ve iğrenç gıdayı tüketmek zorunludur. İlginç bir şekilde metin, intihara meyilli yaşam tarzımız üzerine bir tefekkür sunarken, felaketlerin tuhaf estetiğine karşı duyulan marazi bir büyülenmeyi de içinde barındırıyor. Öte yandan, Pembe Çamur'un karakterleri dış dünyadaki felaketten ziyade kendi içsel yıkımlarıyla, geçmişleriyle ve birbirleriyle olan kopuk bağlarıyla şekillenen bir yapıya sahip. "Anlatıcı" yani isimsiz bir kahraman romanın merkezinde yer alıyor, ismini asla öğrenemediğimiz genç bir kadın. Arafta kalmışlıkla mücadele ediyor. Şehri terk etme imkânı olmasına rağmen, geçmişine olan bağlılığı ve içsel ataleti nedeniyle ayrılamıyor. Aynı zamanda bakıcı sorumluluğu taşıyor. Mauro’ya para karşılığı bakıyor, hastanede karantinada kalan eski
Edebiyat
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
6/10
·256 syf.··
2026 30. kitabı
Dünya felakete sürüklenirken bir kadının annesi ,hasta eşi ve bakıcılık yaptığı engelli bir çocuk ile verdiği yaşam savaşı ,hayata tutunma gayreti.Yerini yurdunu bırakmamaya çalışması ama diğer taraftan bulunduğu yerden kurtulma hayali.Yaşadığı ikilem,bir karar vermek zorunda olduğunu bilip bunu mümkün olduğunca geciktirme çabası.
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
"Başlangıç asla başlangıç değildir. Başlangıç sandığımız şey sadece bazı şeylerin değiştiğini keşfettiğimiz andır." "Insanın düşüncesinin beden hareketlerine uyum sağladığı söylenir. Tekrar eden hareketlerin zihni harekete geçirdiği, beynin bir nevi hipnoza girdiği ve içinde saklı fikirleri saldığı söylenir. Yürümek, bulaşık yıkamak gibi eylemler buna örnek gösterilir." Uruguaylı yazar ve çevirmen #fernandatrias kaleminden #pembeçamur #emrahimre çevirisiyle geçtiğimiz haftalarda yayımlandı. Ben de kitabı çıkar çıkmaz alıp okudum ve üzerine uzun uzun düşünme fırsatım oldu haliyle. Ekodistopya olarak adlandırılan kitaptaki kadının kırılganlığı ve dayanıklılığının dünyanın kırılma zamanlarına denk gelişini merakla okudum. Annesine, eski eşine, baktığı çocuğa ve dünyanın keşmekeşine koşturan kadın figürü bana #toprakana tamlamasını düşündürdü. Her şeyi tümlemeye çalışan bir kadın var... Kaybolan bir #tabiatana var ... Doğanın kendini içine kapatıp yapılan tüm hataları insanoğlunun yüzüne vurduğu bir dönem bu. Rüzgarlar gibi nehirlerde rotasını şaşırmış durumda. Kentlerin artık kötü kokarak sessizliğe büründüğü, insan ilişkilerinin dibe vurduğu günler okura adım adım gelen bir kıyametin tedirginliğini yaşatıyor. Gıda sıkıntısı yaşıyan insanlar pembe renkli çamuru andıran endüstri artığı ile besleniyorlar... Su tehlikesi ile yüzleştiğimiz günlerden geçerken gıda tehlikesini düşünmek oldukça ürkütücü geliyor. Empati yapa yapa okudum sürekli... Tavsiye ederim, okuyunuz @margosan la zihinlere şenlik @isbankasikulturyayinlari
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma
4/10
·256 syf.··
2026 36. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:00
4/10 kitabi 3 oturusta ama tam 57 gunde okumusum... bana da zahmet verdik gibi oldu biraz kesin olarak bir sey soylemekten kacinarak bir tahmin yurutmek istiyorum ve bence yazar bu kitabi yazarken depresyondaydi diyorum. belki yazim sekli ve cumleleri bana oyle bir his vermistir. ana karakterin yasamaya dair oyle ilgisi yok ki, yazan kisinin ruh halini yansitmiyorsa sasarim yani. sayfalarca bombos bir hayat resmedilmis ve hayatlarinin bombos olmadigini dusunen diger herkesin hayatlari da aslinda bir o kadar bos. insan hayatinin, hatta hicbir canlinin hayatinin zerre degeri olmadigi bariz bir sekilde belli kitapta. okurken hic de yabanci olmadigim dusuncelerdi bunlar. bana bazi noktalarda eski yazilarimi hatirlatti. ana karakterle kimi noktada ayni duygulari paylastik. kitapta bazi betimlemeler ve ortamlarin, kokularin, seslerin hep kotuyu cagristirmasi yazarin ruh haliyle ilgili cok bilgi veriyor aslinda. kitabin sonundaki bir cumlelik tesekkur kismi da nedense bu gorusumu guclendirdi. kim bilir kitapta sadece kendisinin anlayabilecegi ne tuhaf seyler vardir. bunlarin disinda kitabin surukleyiciligi fazlasiyla tartisilir. bir distopya ama degil, tuhaf seyler olan bir evren ama bu tuhafliklar asla aciklanmiyor, aciklanilmamis olmasini gectim bu olaylarin kurulu bir mantigi bile yok. yazar sadece kotu bir hayat resmetmek istemis ve bir aciklama getirmeden tuhaf bir felaket uydurmus gibi. boyle detaylara girilmemesi bana eksik hissettirdi baslarda ama okumaya devam ettikce bu kitabin direkt olarak yazarin depresif ic dunyasini yansittigina ikna oldum ve buna takilmayi biraktim.
Pembe ÇamurFernanda Trías · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202648 okunma

Yazar Hakkında

Fernanda TríasYazar · 0 kitap
Fernanda Trías, 1976 doğumlu Uruguaylı bir yazar ve çevirmendir. Romanları arasında ''La Azotea'' (Çatı), ''La ciudad invencible'' (Yenilmez Şehir) ve ''Mugre rosa'' (Pembe Balçık), ''El monte de las furias'' (Gazap Tepesi)'nin yanı sıra kısa öykü koleksiyonu ''No soñarás Flores'' ve "El regreso" bölüm kitabı yer alıyor. Eserleri ayrıca Almanya, Kolombiya, Peru, İspanya, Uruguay, ABD ve İngiltere'deki 20/40 ve Palabras Errantes gibi antolojilerde de yer almıştır. Eserleri İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Portekizce, Danca, İsveççe, Yunanca, Arapça, Lehçe ve diğerleri dahil olmak üzere on yedi dile çevrilmiştir. La azotea, El País Cultural tarafından yılın en iyi kitaplarından biri olarak seçilmiş ve 2002 yılında Uruguay Ulusal Edebiyatı üçüncülük ödülünü almıştır. 2006 yılında BankBoston Vakfı Ulusal Kültür Ödülü'nü almıştır. Uruguaylı yazar Mario Levrero'nun arkadaşı ve öğrencisiydi ve Levrero'nun yönettiği, neredeyse tamamı yeni yazarların on beş eserini yayınlayan De los flexes terpines adlı derlemenin oluşturulmasına katıldı. Bu derlemenin beşinci cildinde Trías, ilk kısa romanı Cuaderno para solo un ojo'yu yayınladı. 2004 yılında, yazarlar için verilen UNESCO-Aschberg bursunu kazandı ve beş yıl yaşadığı Fransa'ya gitti. 2010 yılında Buenos Aires'e taşındı ve burada çeşitli yayınevleri için çevirmen, okuyucu ve redaktör olarak çalıştı. 2012 yılında, New York Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık alanında yüksek lisans yapmak için burs kazandı. 2017 yılında, Mugre rosa projesiyle Eñe-Casa de Velázquez Ödülü'nü ve Madrid'de ikamet hakkını kazandı. Kolombiya'nın Bogotá şehrinde yaşıyor ve burada Universidad Nacional'ın yaratıcı yazarlık yüksek lisans programında ders veriyor. 2019 yılında, şu anda yaşadığı ve yazdığı Andes Üniversitesi'ndeki yazar-ikamet programına seçildi. 2020 yılında Mugre rosa adlı eseriyle Uruguay ulusal edebiyat ödülüne layık görüldü, ardından 2021 yılında Premio Bartolomé Hidalgo ve Sor Juana Inés de la Cruz Ödülü'nü kazandı. 2024 yılında Heather Cleary tarafından yapılan İngilizce çevirisi, Çeviri Edebiyatı dalında Ulusal Kitap Ödülü'ne aday gösterildi. Hem Çatı Katı hem de Pembe Balçık, İngiliz PEN Çeviri Ödülü'ne layık görüldü (2020 ve 2023). 2024 yılında "Una mujer de su época" adlı öykü derlemesiyle Ribera del Duero (İspanya) Kısa Öykü Ödülü'nde finalist oldu. 2025 yılında El monte de las furias adlı eseriyle ikinci kez Sor Juana Inés de la Cruz Ödülü'nü kazandı. Eserler: Roman 2001: La azotea (Çatı). Trilce, Hum Uruguay, Penguen Rastgele Ev 2002: Cuaderno tek başına bir oyun için 2014: Yenilmez Ciudad . Hum Uruguay, Marciana Arjantin, Dharma Books México, Banda Propia Şili, Laguna Kolombiya 2020: Mugre rosa (Pembe Balçık). Scribner, Penguin Random House 2025: El monte de las furias (Gazap Tepesi). Penguen Rastgele Evi Kısa öyküler 2012: Geri Dönüş 2016: No soñarás flores (Çiçek Düşlemeyeceksiniz). Hum Uruguay, Penguin Random House, Tránsito España