Adı:
Öykü Sersemi
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789750715426
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Güneşin altında her şey dolu gibi, ama içi boş; her şey yeni gibi ama eskimiş; bir umut var gibi ama elimizin uzanmadığı bir yerde; bazı yaşayanlar kayıp, bazı ölenler henüz gitmemiş. Bir yanlışlık var ama ben düzeltemem ki. Ben düzeltmeyi bilmiyorum ki.

Sibel, gerek yazarlık kumaşının haslığı, gerekse ele aldığı temalarla yüreklere seslenmeyi seçen bir yazar. Bu da onu sahici ve inandırıcı kılıyor. Bunu daha ikinci kitabıyla yakalamış olmasının üzerinde de ayrıca durulmalı.
-Mehmet Eroğlu-

Sibel K. Türker'in öykü kitabı Öykü Sersemi'nin "Olduğundan da İyi" öyküsündeki, "Hayat, yazıdan büyüktür," sözlerini okuyunca onun daha dikkatli okunması gerektiğini düşündüm. (...) Sibel K. Türker'in güzel bir Türkçeyle, hem de doğru dürüst (Türkçe nasıl dürüst olur, Öykü Sersemi'ne bakılabilir) bir öykü dili kurmak için ne denli ciddi bir çaba içinde olduğunu söylemeyi de unutmayalım...
-Semih Gümüş-
İki gün önce okulumuzda söyleşi ve imza günü yapan yazarla kahve içip sohbet ettikten sonra kitabını okumak (ilk kez kitabını okuyorum) çok tuhaf oldu benim için. Üç ayrı kitabıyla beş ödül almış bir yazarla sohbet ederken yazılarını bilmeden ne kadar rahat davrandığımı sonradan bu kitabı okurken düşündüm. Bu kadar iyi olduğunu bilseydim, O kahve ve sigara içerken ben yanında o günkü gibi olamazdım herhalde. (Nasıl olduğumu sormayın)
Sözlük okurdum demişti söyleşi de, kelimelerle aram iyidir demişti. Bunun böyle olduğunu kitapta net bir şekilde gördüm. On öyküden oluşan kitapta yaşamın kıyısına itilmiş insanların öyküleri anlatıyor. 1000Kitap'ta okunmamış bir yazar aynı zamanda :)
2005 yılı Yunus Nadi Öykü Ödülünü almış bir kitap. Sibel hanımcım zaten bol ödüllü biz yazardır. Bu öykü kitabı da gayet karanlıktı. İnsanı bunaltabiliyor ama kesinlikle kötü yazılmasından değil. Çok iyi öyküler vardı ki favorim "Karanlık Rüyalar" adlı öykü muazzamdı. Okuduğum 3. kitabı oldu kendilerinin. Kıyas yapmak her ne kadar doğru olmasa da roman olan "Hayatı sevme hastalığı" adlı kitap bambaşkaydı. Sibel hanımın kitaplarına başlayacaksanız eğer öncelikle adı geçen kitabı okumanızı öneririmden ziyade çok isterim. Sağlıcakla.
Sibel Türker bu sefer karşımıza 10 tane öykünün bulunduğu bir kitapla çıktı. Öykülerin bir çoğunu sevdim. Yazarın dili, üslubu açısından gayet akıcı bir kitaptı. Ben okuduğum bir kaç kitabın yanına ek olarak başlamıştım ama tahmin ettiğimden daha kısa süre de bitirdim. Yine de bu yazarın kitaplarını hiç okumamış ama alsam da okusam diyorsanız ben size "Hayatı Sevme Hastalığı" kitabını öneririm..
Kalabalıkları hiç sevmem, hele bir noktaya doğru yürüyenleri. Ben kalabalık olduğunu bilmeyen kalabalıklardan hoşlanırım.
Güneşin altında her şey dolu gibi, ama içi boş; her şey yeni gibi ama eskimiş; bir umut var gibi ama elimizin uzanmadığı bir yerde; bazı yaşayanlar kayıp, bazı ölenler henüz gitmemiş. Bir yanlışlık var ama ben düzeltemem ki. Ben düzeltmeyi bilmiyorum ki.
Ama annem görünmeyen yerlerin düzenliliğine önem veren bir ahlaka sahipti. Ev dağınık olabilirdi ama halıların altı asla tozlu olamazdı. Mutfak yağlı bulaşıklarla bir savaş alanına dönmüş olabilirdi, ama dolap içleri her zaman şaşmaz bir düzendeydi. Saçları yağlı ve sigara kokulu da olsa iç çamaşırları her zaman temizdi.
Hayat gözlerime batıyordu, insanlar çiğ ve rahatsız ediciydiler. Tedavi sanki kutsal bir şeydi, tedaviden çıkanlar arınır, pirüpak insanların arasına salınırdı. Bence asıl tehlike de buydu işte. Hiç kimse tedavi edilemezdi, içimizdeki yara en gizlisiydi.
Şiir Mavisi, edebiyatı tanımlanageldiği dar kalıplardan çıkararak "yazmayı deneme" nin kendisi haline getirmek amacındadır. Bu kendiliğindendik, yazıyı-şiiri en yalın, en saf haline getirmenin başlıca yoludur. Edebiyat, açık seçik tanımlanmış bir kavram değil, yenilenen, oluşum halinde bir süreç, insanlığın yol ülkesidir. İşte tam da bu nedenle, neyin şiir, neyin öykü olduğuna karar veren masa başı otoritelerden bağımsız, yaşayan, renkli ve doğal olarak da kusurlu ürünler dergimize ses verecektir. Edebiyat bilimin yöntemlerinden bağımsız, kutsal ve dokunulmaz bir alan değildir. İnsan deneyecek, yanılacak ve yine deneyecektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öykü Sersemi
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
152
ISBN:
9789750715426
Kitabın türü:
Yayınevi:
Can Yayınları
Güneşin altında her şey dolu gibi, ama içi boş; her şey yeni gibi ama eskimiş; bir umut var gibi ama elimizin uzanmadığı bir yerde; bazı yaşayanlar kayıp, bazı ölenler henüz gitmemiş. Bir yanlışlık var ama ben düzeltemem ki. Ben düzeltmeyi bilmiyorum ki.

Sibel, gerek yazarlık kumaşının haslığı, gerekse ele aldığı temalarla yüreklere seslenmeyi seçen bir yazar. Bu da onu sahici ve inandırıcı kılıyor. Bunu daha ikinci kitabıyla yakalamış olmasının üzerinde de ayrıca durulmalı.
-Mehmet Eroğlu-

Sibel K. Türker'in öykü kitabı Öykü Sersemi'nin "Olduğundan da İyi" öyküsündeki, "Hayat, yazıdan büyüktür," sözlerini okuyunca onun daha dikkatli okunması gerektiğini düşündüm. (...) Sibel K. Türker'in güzel bir Türkçeyle, hem de doğru dürüst (Türkçe nasıl dürüst olur, Öykü Sersemi'ne bakılabilir) bir öykü dili kurmak için ne denli ciddi bir çaba içinde olduğunu söylemeyi de unutmayalım...
-Semih Gümüş-

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Uğur
  • Sibel BİZ
  • ihtiyar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0