Red Rising Saga 1

Red Rising

Pierce Brown
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Distopya sevenler buraya! Bu kitap kaçmaz!
10/10
·448 syf.·
2024 14. kitabı
Kızıl Yükseliş. Kızıl İsyan serisinin ilk kitabı. En en en en en sevdiğim kitap serilerinden birisi. Bilimkurgu seviyorsanız, distopya olmadan da olmaz diyorsanız bu kitap tam sizlik. Yazarın zekasına, kalemine hayranım. Kızıl İsyan evreni Güneş Sistemi'nde geçiyor. Mars, Venüs, Jüpiter, Luna ve daha neler neler... İnsanlar renklere ayrılmış durumda. Her renk kendi komünlerinde kendilerine verilmiş işleri icra ediyor. Örneğin; kızıllar madencilik ve mühendislik, griler ve obsidiyenler asker, sarılar doktor, pembeler fahişe... İnsanlar doğduğunda damgalanıyor ve ait olduğu rengin işaretini taşıyor. Zaten fiziksel olarak da bulundukları renklere aitler. Mesela altınlar daha uzun, daha kalıplı, daha gösterişliler... Pembeler daha narinler... Teknoloji çok gelişmiş. Uçan gemiler, filolar, savaşlar, holo görüntüler... Kitabın teknolojisine hayran kaldım. Silahlar, akım zırhları, evrende yaşamak için bu insanların her şeyi var. Kitabın her satırı sizi farklı farklı dünyalara götürüyor. Star Wars seviyorsanız buyrun gelin, Kızıl İsyan'ın Uzay Savaşları çok heyecanlı, ben bayıldım. Yazarın kaleminden asla sıkılmıyorsunuz. Bu kitap bir harika! BURADAN SONRASI SPOİLER İÇERİR. Hikayemiz Mars'ta başlıyor. Kızıllar Mars'ta madencilik yapıyor ve Mars'ın yüzeyine asla çıkmıyorlar. Hangi madeni çıkarıyorlar peki? Helyum 3. Zannediyorlar ki insanların Mars'ta yaşamak için Helyum 3'e ihtiyacı var, onlara ihtiyacı var. İnsanlar aç, onlar gibi zor durumda zannediyorlar. Kazdıkları ve çıkardıkları kadar yemek alabiliyorlar. Tamamen kölelik sistemi var. Köle gibi erken yaşta evlendirilip mümkün olduğunca çok üremeye zorlanıyorlar. Bir Cehennem Dalgıcı (Madende en derine inip en zorlu işi en hızlı şekilde yapması gereken kişiler) olan Darrow, henüz 16 yaşında evlenmiş bir çocuk. Bana
Edebiyat
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
Süreyya hanımın muhteşem değişimi diyebilir miyiz :')
7/10
·448 syf.··
2025 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 13:22
Kitabı bitireli bayağı olmuş ve ben inceleme yazmayı unutmuşum, B12 eksikliği diyelim biz buna... :') Serinin ilk kitabını yıllar önce üniversite zamanımda, kütüphanede bulup okumuştum. Sonra da seriye devam edememiştim... Uzun zamandır da aklımda olduğu için re-read yapıp seriyi tamamlamak gibi bir gayem var, umarım başarabilirim. (Çünkü okunmayı bekleyen çok kitap var çokkkk!) Bir evren düşünün, insanlar renklerine göre ayrıştırılmış, renklere göre rütbeler var. Kitabın olayı Altınlar ve Kızıllar arasında geçiyor yoğun olarak. Altınlar, renkler arasında en saygın ve önemli kişilerken; Kızıllar toplumun en aşağı tabakasında yer alan insan sınıfı. Bu iki renk arasında griler, maviler, pembeler var. Onlara hiç değinmeyeceğim çünkü uzar gider bu renk olayı... Ana karakterimiz Darrow, kızıl tabakada yer alan bir bireydir ve madenci olarak hayatını idame eder. 16 yaşındayken Eo ile evlenir. (16 yaş evlilik yaşıymış Kızıllara göre ve çoğalmak için bir zorunlulukmuş maalesef...) Eo hiçbir Kızıla benzemez, Darrow'u isyan için tetikler. Hatta bu uğurda kendini fena bile eder. Darrow yaşadıklarından sonra Altınlara bunu ödetmek ister. İntikam diye yanıp tutuşur. :D Altınlara karşı olan bir tek Darrow değildir, kendilerine Ares'in Çocukları diyen bir grup insan Darrow'u alıp oymacıya götürür. Oymacı dediğimiz insanlar Darrow'u bir güzel oyarlar oyarlar ve oyarlar. Bu arada mecazi anlamda oymaktan bahsetmiyorum. :D Gerçekten Darrow'u baştan yaratırlar. Kızıl gözler gider, altın gözler gelir. Kızıl saçlar gider, altın saçlar gelir. Protein tozunu basarlar, kaslarını şişirirler falan filan :D Altınlardan biri gibi olan Darrow bir şekilde, akademiye girer ve olay bu noktadan sonra başlar. Akademi tahmin edilen bir eğitim vermez, aksine zor şartlar altında savaş, plan, strateji
1000Kitap
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2022 926. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2022 02:06
Neden bilmiyorum ama kitaba başlamadan önce hep kızıl kraliçe gibi olduğunu düşünerek başlayıp başlamak arasında kalmıştım. Sadece renkler konusu çok az benzesede ama aslında bambaşka bir konu. Kitap ağır ve yavaş ilerliyor ama hiçbir şekilde sıkmadan kendine çekip okutturuyor. O yüzden ne desem bilemiyorum. Beğendim ama herkesin beğeneceği tarzda mi onu bilemiyorum işte. Konusuna gelecek olursak. Darrow kızıllardan, bulunduğu yerde ve yaşadığı gezegende alt mertebede dir. Altınlarsa yüksek rütbede olup bana göre onların emirleri altında iş yaparlar. Kısaca onların girmediği, onların yapmadığı işleri yaparlar, sadece Darrow yapmaz çoğu kızıllar yapıyordur. Ve işlerinde belirli bir sistem vardır ve o sistemde kim daha çok iş yaparsa ödül alıyorlar. O gün işteyken Darrow bu ödülü kazanır ama sistem nasıl bir şeyse artık ona bu ödülü vermezler ve başkasına verirler. Bundan dolayı üzgündür ama karısıda bunun böyle olmaması ve değiştirilmesi gerektiğini söyler. Ama darrow bundan yana şikayetçi değildir. Sonrasındaysa bir olay olur. Darrow artık kinlenmiştir ve intikam istiyordur. Tam bu sırada kendi gibi intikam arayan, kızıllara özgürlüğü sağlamak isteyen bir ekiple karşılaşır  artık herşey bundan sonra değişmeye başlar. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Size en sevdiğim kitabı anlatmaya geldiiim…Yıllar önce okuduğum bu kitabı şimdiki kafamla tekrar okudum ve tekrar aşık oldum!! Sadece kusursuz bir distopyanın içinizde yakacağı o ateşi yakıyor bu kitap! Savaşmak, direnmek istiyorsunuz. Sanırım en sevdiğim kısmı dilinin hem çok sade hem de bir yandan da oldukça sert olması. Süslü cümlelerle, uzatmadan sadece kısacık tek bir cümle ile yumruk yemişe çeviriyor sizi. Başka bir kitapta sayfa sayfa anlatılacak bir olay bile hıphızlı ve olanca sertliğiyle yaşanıyor. Sonrasında bir Darrow gerçeği var. Yani Darrow öyle net bir karakter ki sizi hiç şüpheye düşürmüyor. Verdiği kararları ya da yaptığı seçimleri sorgulamadan kendinizi onun Uluyanlarından olmak isterken buluyorsunuz. Tek muhteşem karakter o da değil, kötü bir yan karakterin bile hislerini zorlanmadan size geçirebiliyor yazar. Mesela Tactus normalde iğrenç bulacağım kötü bir adam olmasına rağmen, Darrow onu kan kardeşi yapınca kendimi onu affetmiş şekilde buluyorum bir anda. Bu nasıl bir iş yani?? Darrow beni bile onu sevebileceğime ikna edebiliyor. Bence bir karakterin bu kadar gücü olabilmesi çok etkileyici. Onun dışında tempo bir an düşmüyor, aksiyonun yanında karakterler hep bir psikolojik savaş veriyorlar. Sadece en güçlü değil en zeki de olmak zorundalar yani. Bu da sadece ana karakterlere özgü bir şey değil. O yüzden aptalca kararlar üzerine kurulu bir hikaye yok. Her hata ölümcül ve herkes bunun farkında. Okuyun okutun. Cidden pişman olmazsınız.
Edebiyat
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
Distopya severleri böyle alalım:)
9/10
·448 syf.··
2025 47. kitabı
Mars'a da gitsen yine eşitsizlik efendimm... Renklere dayalı bir kast sistemi. Bizim çocuk kızıl :) Darrow'un esaretten liderliğe geçiş hikayesi diyebiliriz.
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
Altınlar Naneyi Yerken
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 22:38
Kim senin yoluna taş koyacakmış Darrow? Kim seni ezecekmiş? Mabadımla gülüyorum! Oldukça popüler olan ve her kitabıyla çizgisini koruyarak bir mükemmelliyet abidesi gibi atfedilen Kızıl Yükseliş serisini kör bir şekilde bütün kitaplarıyla satın alıp kütüphanemde sergilemeye başlayalı bir ay oluyor sanırım. Serileri bir anda almanın iyi ve kötü yanları var: okumak isterseniz hepsi elinizde oluyor; teferruatlı yapıları varsa bir arada bulundukları zaman göz korkutuyorlar. Her ne kadar övülse de bir arada bir hayli ürkütücü göründükleri için bu seriye elim gitmiyordu. Neyse ki önceki kitaplarımdan biraz sıkılıp oflayıp püflediğim için Kızıl Yükseliş'i okuma kararı verdim. NE İYİ YAPTIM ONU BE! Kitap konu bakımından alt tabakada yer alıp kandırıldığını ve sömürüldüğünü fark eden bir isyancı arkadaşımızın "Şimdi siz naneyi yimediğiniiiz mi?" demesiyle başlıyor. Eh, tabii bu da oldukça bilindik bir konu. ANCAK... Güzel yazılırsa efsane olabiliyor ki efsane de olmuş. İnsanlık bir kez daha kast sistemi uygulamasının kendilerini geleceğe taşıyacağına karşın derin bir inançla bölünmeye karar vermiş. Renk ve değerli metaller üzerinden kendilerini etiketleyen insanlık arasında en harika ve yukarıda olanlar "Altın", en dipte olanlar ise "Kızıl" olarak işaretlenmiş. Birçok kategori var: Bronz, Gümüş, Obsidyen, Yeşil, Mor, Pembe, Gri vs. Darrow beyefendi bir Kızıl. Normalde etliye sütlüye karışmayacak olan bir beyefendi. Kendisi de aynı şekilde ifade ediyor zaten. "Beni ellemeseydiniz ben madenlerde çalışmaya devam edecektim," benzeri bir ifade kullanıyor. Ezkaza piyango Darrow abimizin evine çıkıyor ve bir şekilde canını yakıyorlar. Abimin kafası zaten bozuk, sürekli üzerine geliyorlar ve olanlar oluyor. Darrow "Çıkışa gel lan!" için hazırlanmaya başlıyor. Kitabın gidişatı
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20162,533 okunma
Mars'ın Kızıl Kölesinden Altın Tiranlığına
8/10
·448 syf.·
2025 13. kitabı
Pierce Brown tarafından kaleme alınan Kızıl Yükseliş (Red Rising), distopya ve bilimkurgu alanında sürükleyici ve sert örneklerden biri. Roma İmparatorluğu’nun kölelik düzenini zamanın çok ötesinde olan bir uzay operasıyla birleştiren roman, sınıf çatışmasını ve intikam temalarını muazzam bir tempoyla işliyor. Kitap, insanlığın renk bazlı katı bir kast sistemine bölündüğü ve Mars’ın kolonileştirildiği bir gelecekte geçiyor. Kızıllar: Toplumun en alt tabakasıdır. Zorlu madenlerde Mars'ı yaşanabilir kılmak için köle gibi çalıştırılırlar. Altınlar: Toplumun en üst tabakasıdır. Kusursuz genetikleri, zekaları ve güçleriyle tüm sistemi yöneten acımasız elitlerdir. Darrow: Hikayenin ana kahramanıdır. Yaşadığı derin bir trajedinin ardından, kast sistemini kökünden yıkmak için tehlikeli bir dönüşüm geçirir. Genetik olarak bir Altın'a dönüştürülerek, sistemi içeriden çökertmek amacıyla Altınlar'ın en prestijli eğitim akademisine sızar. Kitap, Açlık Oyunları ve Sineklerin Tanrısı gibi hayatta kalma mücadelelerini andırıyor. Ancak şiddet dozu, stratejik entrikaları ve askeri dehası çok daha yüksek. Darrow'un saf bir madenciden acımasız bir lidere dönüşürken yaşadığı psikolojik savaş, vicdan azapları ve dostluk ile ihanet arasındaki gidiş gelişleri çok başarılı aktarılmış. Eleştiri olarak kitabın ilk 100 sayfası, klasik distopik genç yetişkin kitaplarını hatırlatabilir. Ancak Darrow akademiye girdikten sonra hikaye tamamen yön değiştirerek çok daha karanlık ve yetişkinlere yönelik bir askeri bilimkurguya evriliyor. Sonuç olarak Kızıl Yükseliş, sadece bir başkaldırı hikayesi değil; güç, sadakat, ahlak ve adaletin sınırlarını sorgulayan bir kitap.. Bilimkurgu sevmeseniz bile, içindeki yüksek siyasi entrika ve savaş stratejileri sayesinde elinizden bırakamayacağınız bir tempoya
1000Kitap
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
10/10
·445 syf.·
Beğendi
·
2017 55. kitabı
Günler sonra, hala kitabı sindirememiş olsam da yorumu daha fazla bekletmek istemedim. Kitabı okurken Altın Oğul'u bir an önce almazsam meraktan deliririm falan diye düşünüyordum ama son elli sayfayı okurken o kadar çok şey hissettim ki ikinci kitabı okumak için zamana ihtiyacım var. Kızıl İsyan, hakkında çok fazla övgü duyduğum bir seriydi. Geçen yıl bu övgülere göre aldığım kitapların çoğundan nefret ettiğim için okumaya çekiniyordum. Kesin kötü çıkacak, kesin delireceğim, kesin hayal kırıklığı yaşayacağım falan diye kendimi yedim durdum. Arkadaşım bana hediye ettiğindeyse daha fazla dayanamayıp okumaya başladım. Kitapla ilgili spoiler kesinlikle vermeyeceğim, tüm hislerimi paylaşmanızı umuyorum çünkü. Benim söylemek istediğim, resmen şok oluşum. Beklentimden o denli farklıydı ki sürekli bir arkadaşımı arayıp ses kaydederek gerçekten bunları mı okuyorum diye teyit etmeye falan çalıştım. Beklentimin binlerce kat üstündeydi, bunu net olarak söyleyebilirim. Yazar epeyce sağlam bir kurgu oluşturmuş, detayları özenle kitaba yerleştirmiş ve acele etmeden bizi serinin o dehşet dolu dünyasına çekmiş. Bu kesinlikle harika kısmıydı. Bazı noktalarda popüler distopyaları anımsatıyor muydu? Evet. Ben birkaç detayı ciddi anlamda dejavu hissiyle okudum ama şu var ki yazar özenli kalemiyle onların üstüne çıkmış. Direkt şu seriye benziyor gibi bir şey söyleyemem, bu haksızlık olur ama eğer bir şeylerle benzerlik varsa bile bence kesinlikle onlardan daha iyi ve gerçekçiydi. Bunun yanında bayıldığım bir başka detaydan bahsetmek istiyorum. Türün müptelasıysanız biliyorsunuzdur, popüler distopyalarda kızlarımız ya bencildir ya da hep birkaç kişiye aynı anda aşık olan, Allah'ım neden bu kız esas karakter, neden dedirten biridir. Bu da biraz toplumların kadına sığ bakışından
Edebiyat
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
Kızıl yükseliş’e hazırlık kitabı
7/10
·448 syf.·
2026 76. kitabı
Aslında kitap bilim kurgu gibi değil en azından bana göre değil, kitabın geçtiği düzlem, dünya ve gezegenler, üst seviye cihaz, alet edavat, teknoloji ile donatılmış, bilim, tıp kendini aşmış, almış başını yürümüş ohooo tarzı bir yer, hatta ilk 200 sayfayı epeyde merak ve keyifle okudum. Sonrasında ise Labirent, Açlık oyunları gibi bir ben bu filmi görmüştümler ile devam ettim ve budur! diyemeden bitirdim. Üstelik baş kahramanımız Darrow’a da ısınamadım. Çok mu ergen kalmış? Başka bir kitapta rol mü bulmuş? Oynamamış yani…Ayıp benim yaptığım! Beklenen kan bulunmuştur diyordum bi’ de! 10 sene kadar önce bu kitap çıktığında serisi tamamlanana kadar almayacağım çünkü tadı kaçıyor demiştim, serinin 5. Kitabı da çıkınca artık alıp okuyayım dedim bu seferde benim tadım kaçtı. Gerçi serinin devam kitaplarını da okuyacağım, belki macera o kısımlarda tadından yenmez kimliğe kavuşur, olur mu olur… Bilemedim, neyse…( özlemle beklediği okumalara kavuşamayan bir kitap okurunun mızmızlanmalarıdır, affola!)
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma
8/10
·448 syf.·
2026 21. kitabı
Herkese selam Pierce Brown’un Kızıl Yükseliş’ini bitirdim. Kızıl Yükseliş, sınıfların yalnızca toplumsal değil, biyolojik olarak bile keskin çizgilerle ayrıldığı bir evrende geçiyor. Mars’ın yeraltında yaşayan Kızıllar, insanlığın geleceği için çalıştıklarına inandırılırken; gerçekte tüm sistem Altınlar adı verilen elit bir sınıfın çıkarları üzerine kurulu. Bu yalanın ortaya çıkmasıyla Darrow’un her şeyini kaybetmesi ve sistemi içeriden yıkmak üzere dönüştürülmesiyle hikâye başlıyor. Kitabın beni asıl içine çeken tarafı, Darrow’un Altınlar arasına sızma süreci oldu. Sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da kendini bastırmak zorunda kalması; bir Kızıl gibi düşünürken Altın gibi davranmayı öğrenmesi gerçekten iyi işlenmiş. Sürekli tetikte olması, yanlış bir hareketin her şeyi bitirebilecek olması hikâyeye ciddi bir gerilim katıyor. Darrow’un iç çatışmaları, kitabı ayakta tutan en güçlü unsur diyebilirim. Ancak ilk 150–200 sayfalık kısımda evren anlatımı zaman zaman tempoyu düşürüyor. Dünya kurma açısından gerekli olduğu belli ama bilgi yükünün arttığı yerlerde okuma akışı belirgin şekilde yavaşlıyor. Bu kısımlar biraz sabır istiyor; “bir an önce asıl hikâyeye geçsek” hissi sık sık geliyor. Kitabın büyük bölümünün Enstitü’de geçmesi ise beklediğimden farklıydı. Enstitü, Altınların güç anlayışını ve acımasız liderlik sistemini çıplak hâliyle gösteren bir alan. Fikir olarak güçlü ama her bölüm aynı etkiyi yaratmıyor. Bazı sahneler gerçekten sürükleyiciyken, bazı yerlerde uzatılmış hissi kaçınılmaz oluyor. Yani tempo dalgalı ama tamamen kopmuyor. Pek çok kişi için Kızıl Yükseliş’in en vurucu kısmı bu ilk kitap değil; ben de buna katılıyorum. Büyük bir patlama yapmaktan çok, ileride anlatılacak daha sert, daha politik ve daha karanlık bir hikâyenin zeminini
1000Kitap
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,533 okunma

Yazar Hakkında

Pierce BrownYazar · 6 kitap
New York Times çoksatanı Kızıl İsyan serisinin yazarıdır. 2010 yılında mezun olduğunda, eğitimini Hogwarts’ta sürdürmeyi hayal ediyordu. Ne yazık ki bedeninde sihirli tek bir hücre olmadığını fark etti. Bu yüzden, bir yandan yazar olmak için çabalarken, bir yandan da yeni kurulmuş bir şirkette sosyal medya yöneticisi olarak çalıştı. Disney’in ABC stüdyoları’nda gündelik işler yaparak sürdürdü. NBC’de ayak işlerine koştu ve bir Birleşik Devletler senatörlük kampanyasında asistanlık yaparak uykusuzluk kavramına yeni bir anlam kazandırdı. Şimdilik Los Angeles’ta yaşıyor ve kitapları üzerinde çalışıyor.