Kızıl Yükseliş. Kızıl İsyan serisinin ilk kitabı. En en en en en sevdiğim kitap serilerinden birisi. Bilimkurgu seviyorsanız, distopya olmadan da olmaz diyorsanız bu kitap tam sizlik. Yazarın zekasına, kalemine hayranım.
Kızıl İsyan evreni Güneş Sistemi'nde geçiyor. Mars, Venüs, Jüpiter, Luna ve daha neler neler... İnsanlar renklere ayrılmış durumda. Her renk kendi komünlerinde kendilerine verilmiş işleri icra ediyor. Örneğin; kızıllar madencilik ve mühendislik, griler ve obsidiyenler asker, sarılar doktor, pembeler fahişe... İnsanlar doğduğunda damgalanıyor ve ait olduğu rengin işaretini taşıyor. Zaten fiziksel olarak da bulundukları renklere aitler. Mesela altınlar daha uzun, daha kalıplı, daha gösterişliler... Pembeler daha narinler...
Teknoloji çok gelişmiş. Uçan gemiler, filolar, savaşlar, holo görüntüler... Kitabın teknolojisine hayran kaldım. Silahlar, akım zırhları, evrende yaşamak için bu insanların her şeyi var. Kitabın her satırı sizi farklı farklı dünyalara götürüyor. Star Wars seviyorsanız buyrun gelin, Kızıl İsyan'ın Uzay Savaşları çok heyecanlı, ben bayıldım. Yazarın kaleminden asla sıkılmıyorsunuz. Bu kitap bir harika!
BURADAN SONRASI SPOİLER İÇERİR.
Hikayemiz Mars'ta başlıyor. Kızıllar Mars'ta madencilik yapıyor ve Mars'ın yüzeyine asla çıkmıyorlar. Hangi madeni çıkarıyorlar peki? Helyum 3. Zannediyorlar ki insanların Mars'ta yaşamak için Helyum 3'e ihtiyacı var, onlara ihtiyacı var. İnsanlar aç, onlar gibi zor durumda zannediyorlar. Kazdıkları ve çıkardıkları kadar yemek alabiliyorlar. Tamamen kölelik sistemi var. Köle gibi erken yaşta evlendirilip mümkün olduğunca çok üremeye zorlanıyorlar.
Bir Cehennem Dalgıcı (Madende en derine inip en zorlu işi en hızlı şekilde yapması gereken kişiler) olan Darrow, henüz 16 yaşında evlenmiş bir çocuk. Bana