İlk sayfalarda tarzını garip buldum. Ancak okudukça tüm karakterlerde neredeyse sabit bir konuşma tarzı belirlemesi beni rahatsız etti. Bir süre sonra karakterler iç içe girdi.
RefakatçiPerihan Mağden · Merkez Kitap · 2006104 okunma
Bir zamanlar Radikal'de köşe yazarlığı yapmış olan Perihan Mağden'in ne kadar sivri dilli olduğu bilinir. Geçmişte davalık olduğu pek çok kişi olmuştu. Aslında mizacını sakınmayan, fırtınalıysa güneş açmayan, dürüst bir kişi olduğu için takdir edilebilir kimilerince... Kitabın hikayesine gelirsek, on iki yaşında hayal güçlerine sığınan yalnız sorunlu zeki bir çocukla ona refakatçilik etmeyi kabul edip işe alınan en az çocuk kadar kendi dünyasında denge sorunu olan bir kadını anlatıyor. Hem de gemi yolculuğu eşliğinde. Okurken küçük kızın ettiği laflara çok şaşırdım hele yaptığı resimlerin isimleri beni benden aldı; 'Pandayı yiyen Çinlinin idamı, ölümsüz cüce akrobatlar tropu, tango iki kişiyle yapılır.' Geminin kaptanı ise ne zaman konuşsa güldüm, Proust okuyan ve bunu bar tezgahının altına zula eden bir barmen vardı, ünlü bir yazar ve sevgilisi... Çok değişik ve çok akıcı bir kitaptı.
Bir kitapta okumuştum; “Üstün zekalı çocuklar, çoğu zaman bir alt basamakta yer alan parlak zekalı çocuklarla karıştırılırlar. Parlak zekalı çocuklar, öğretmenlerinin söylediklerini hemen algılayıp kabul eden, sorulara hep doğru cevaplar
veren, okuldan hoşlanan çocuklardır. Oysa üstün zekâlı çocuklar, öğretmenlerini dinlediklerinde
genel mantıklarını eleştirmek üzerine kuran, anlatılmakta olan bir konuyu doğrudan öğrenmeyip, o sırada başka çağrışımlar oluşturarak başka şeyler düşünebilen, sorular soran, sorular karşısında kendisini tatmin edecek yanıtlar veremeyen yetişkinleri dinlemeye değer bulmayan, gruptan kopuk gözüken çocuklardır.
Üstün zekalı çocuklar, okula başladıkları dönemde olumlu tecrübeler yaşayamazlarsa okulla ilgilerini kesebilir ve okulun iyi bir yer olmadığına kanaat getirebilirler.”
İşte bu kitabı okurken aklıma okuduğum bu metin düştü.
Örneğin, Einstein'in geç konuşan, okulunda başarılı olamayan, öğretmenlerinin yavaş öğrendiğinden şikayet ettikleri bir öğrenci olduğu bilinmektedir. Einstein bunu şöyle ifade etmiş:
"Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağmı söylüyorlardı." Bir başka örnek olan Edison, algılama yetersizliği nedeniyle okuldan atılmış bir öğrencidir. O da çocukluk yıllarını şöyle ifade etmiş: "Öğretmenim sersemin teki oldugumu söylüyor, babam aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim." Bunun yanı sıra Winston Churchill, Pablo Picasso gibi bir çok politikacı ve sanatçıların hikayelerinden örnekler verilebilir.
Çok uzattım kusura bakmayın. İnsanın yazdıkça yazası geliyor bazen…
Kitabın konusu ise kısaca şöyle; üstün zekalı 12 yaşında bir çocuğun buruk geçen 12 senesi ve bunun sonucunda yaşadığı psikolojik sıkıntılara
"Sanki içimde bana kapılarını açmamakta direnen bir ülke taşıyorum."
Herkese merhaba bugün Perihan Mağden' den Refakatçi kitabının yorumuyla geldim sizlere. Ben yazarı kitap fuarı içindeki bir sahafın oku asla pişman olmayacaksın diyerek methettiği Ali ile Ramazan kitabıyla tanıdım.
Nitekim tanışmama vesile olan bu sahafa teşekkürlerimi sunuyorum. An itibariyle yazardan üçüncü kitabı bitirdim; Ali ile Ramazan, Kış Kitabı ve Refakatçi. Yazar ile tanışmak istiyorsanız Ali ile Ramazan kitabından başlayabilirsiniz. Kitabın yorumu da profilimde yer almakta.
Yazar ile ilgili yeteri kadar konuştuğumu varsayıyorum. O halde gönül rahatlığıyla kitabımızı anlatabilirim. Kitabımız üstün zekalı 12 yaşındaki bir çocuğun zorlu geçen 12 yılını anlatıyor. Bir gün büyükbabası ona en büyük hayalini soruyor. Çocuk bu soruya devasa bir gemide dünya turu yapmak istediği cevabını veriyor. Ve çocuğa bir refakatçi verilerek bu isteği yerine getiriliyor. Kitabımız seyahat boyunca çocuk ile refakatçi arasında geçen konuşmalardan oluşuyor. Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar diliyorum
Kitabı ilk kez üniversite yıllarımda okumuştum. Çok etkileyici gelmişti o zaman. Bu okuyuşum biraz hayal kırıklığı oldu. Kötü diyemem ancak neden o kadar etkilenmiştim bilemedim. Sıra dışı bir yetişkin çocuk ilişkisinin hikayesi bu. Yetişkin de, çocuk da sıra dışı olunca ilişkileri de öyle oluyor doğal olarak. Gerçek üstü bir hikaye denebilir Refakatçi için. Daha doğrusu böyle bölümleri var. Sonu da rahatsız edici ve beklenmedik. Keyifli okumalar dilerim.
Perihan Mağden (d. 1960, İstanbul) Türk yazar.
Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdi. Köşe yazıları yazmaya başlamadan önce 3 yıl Asya'da dolaştı. Hindistan, Japonya ve ABD'de bulundu, çeşitli işlerde çalıştı. 1997-2005 yılları arasında Radikal gazetesinde çalıştı. 2005 sonbaharında Yeni Aktüel dergisinde köşe yazıları yazmaya başladı. 2006 Ekim'inden itibaren de bir süre RED dergisinde yazıları yayımlandı. 2007 Şubat ayından itibaren yine Radikal'de köşeyazıları yazmaya başladı. İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla filme çekildi.
2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı. Hollanda`da Hamide Doğan tarafından Felemenkçeye çevrilen Haberci Çocuk Cinayetleri adlı kitap, Athenaeum-Polak& Van Gennep tarafından basıldı. Rusya`da ise Mağden, kitabın yayınlanmasıyla birlikte Moskova`daki Gayatri Yayınevi`nin ilk Türk yazarı oldu.
3 Kasım 2011 tarihinden 19 Ekim 2014 tarihine kadar Taraf Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı.
10 Ağustos 2015 tarihinden bu yana da Nokta Dergisi'nde köşe yazıları yayınlanıyor.