Romandan Aşk
Selam yıldızlarım! Bugün çok mu çok tatlı bir kapağa ve içeriğe sahip olan “Romandan Aşk” kitabıyla geldim. O kadar güzel ve keyifli bir hikayesi vardı ki, bana ilk geldiği gün okumadığıma biraz pişman oldum. Ama sonuca bakarsak okudum ve bayıldım!
Daha ilk sayfalarından neler olacağını, neler yaşanacağını merak ediyorsunuz. Hele Dinçer ile ilk karşılaşmaları kesinlikle ayrı bir olaydı. Normalde olsa neredeyse hiçbirimiz bunu yapmayız ama bu Nisan, öyle değil mi? Bizim tatlı yazarımız bekleneni yapmayı pek sevmiyor ne yazık ki. O sebeple bizi de Dinçer’i de biraz uğraştırdı denebilir. Bir roman yazmak elbette zor, tıpkı bir şarkı sözü yazmanın zor olması gibi. İster istemez keşke her şeyde dürüst olsaydı demeden edemiyorsunuz ama dürüst olsaydı Romandan Aşk olamazdı, öyle değil mi? Murphy kanunları böyle işler çünkü. Ve bir yalan, başka bir yalanı ister istemez doğurur… Nisan bence hem zeki hem de bir o kadar saf bir karakter. Tatlı olması da cabası. Dinçer’in neden bu kadar kolay ona kapıldığını hepimiz kitaptan rahatça anlayabiliyoruz. Birlikte çok güzel olsalar da her güzel şeyin bir sonu var elbette. Dinçer en sonunda gerçeklerle yüz yüze geldiğinde her şey çok beklendikti. Ama bence bundan sonrasında en beklenmedik olanı ‘malum merdiven’ sahnesiydi. Murphy kanunları burada devreye girip bize ufak bir şaka yapmış ve o anda bile bizi güldürmüş olabilir. Kaldı ki benim çok mutlu olduğum bir sahneydi kesinlikle. Ve bunda yardımcı olanın Ege olması içimde hem bir burukluk hem de sevinç olmasına neden oldu. Sona yaklaşmamıza az kala o keyif alacağım malum karşılaşma sahnesi… Herkes hak ettiği yerlerde bebeğim!
Kitapta en sevdiğim 2 sahne, Dinçer’in şarkılarını dile getirdiği yerlerdi. Birinde tam dile gelmesek de ona çıkan yol bile yeterliydi benim için.