·
Okunma
·
Beğeni
·
1.767
Gösterim
Adı:
Sarmaşık
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890268
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Sarmaşık
Sarmaşık
2002 kışı, İstanbul. Ali Ferah, renkkörü hastalığına yakalanmış
bir portre ressamıdır; Nobel ödüllü ilk Türk yazarı Salim Abidin ise artık harfleri tanıyamaz hale geldiği nörolojik bir hastalığın pençesindedir. Aynı yaşlardaki bu iki insan bir doktorun muayehanesinde tanışır ve akıllara durgunluk veren tesadüflerle sarmaşık misali birbirlerine dolanırlar.

Hayatlarında kimler yoktur ki: Ali Ferah'ın katatonik şizofren kız kardeşi Hayal, tuhaf saplantıları olup hep aynı hikâyeyi anlatan annesi, Paris'ten apansızın çıkıp gelen eski sevgilisi Celine, İstanbul'da tutunmaya çalışan Ruslar Nadya, Oleg ve Ludmilla, evliliğinin dağıttığı Sedef, bir cinayetin aralarına soktuğu Kıbrıslı savcı ve konuk misafirler Picasso, Van Gogh, Nabokov, Milan Kundera...

Doğrusu, her insan görünen yüzünün arkasında tuhaf bir hayat sürdürüp, pisliklerle dolu sırlar barındırmaz mı? Ayrıca, hanginiz kendi hayatınızda irin akıtan bir taraf olmadığını iddia edebilirsiniz? O zaman gözlerinizi dört açın; ne bir polisiye, ne bir cinayet, ne de bir aşk romanı olan, bunların hepsini üst üste koyup hınzırca taklalar attıran bu roman, size hepimizin kendi kendimizin şeytanı olduğumuzu hem güldürüp hem ağlatarak gösterecek.

20 yaşındayken yayınladığı Hanene Ay Doğacak'la şeytanın yazıcısı rolüne soyunan ve doğastü bir yazma yetisine sahip Şebnem İşigüzel, ironi yaratmadaki becerisini olmadık yerlerde devreye sokan ve kendinizi cehenneme batmış gibi hissettiğiniz anlarda sizi güldürüp kahkaha attırmayı başaran bir yazar. Hem de hayatın atomlarını oluşturan tesadüfleri birbirine çarpıştırarak.

Nitekim 4,5 ay gibi kısa bir zaman diliminde kaleme aldığı Sarmaşık adlı bu ilk uzun romanıyla, edebiyatımızın gelecekteki divasının ayak seslerini de duyuruyor bize...
403 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
nörolojik bir hastalığın kendisini yakaladığı ve renkleri tanıyamayan usta bir ressam Ali FERAH ve yine aynı hastalığın farklı bir çeşidine yakalanarak harfleri tanıyamayan Nobel ödüllü yazar Salim ABİDİN'in başından geçenlerin anlatıldığı keyifli bir okuma yaşayabileceğiniz bir roman.
Eminim okuyan herkesin kitapla duygusal bir bağ kurmasına sebep olacak şu iki dizeyi sizinle paylaşayım
Sarmaşık gibidir insan, kime dolanacağı hiç belli olmaz.
Sarmaşık gibidir hayat, nereden geçip nereye tırmanacağı hiç belli olmaz..
388 syf.
·13 günde·6/10 puan
Kitap uzun benzetmeler ve ayrıntılar nedeniyle yer yer akiciligini kaybediyor ne yazık ki... Kitabı genel olarak begensem de akıcılıktaki kopmalar beni yordu. Yine de okuduğum için mutlu olduğum bir kitap diyebilirim sarmaşık için
388 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
#OkudumBitti

#SARMAŞIK
#ŞEBNEMİŞİGÜZEL

Merhaba arkadaşlar, yeni tanıştığım bir yazarın kitabıyla karşınızdayım. Niye geç kalmışım okumakta, hayıflandım kendime. Kalemi sağlam ama hakkettiği değeri bulamamış gibi geldi. Bazı yazarları cımbızla çekip almak gerekiyor.

Ali Ferah renk körlüğünden muzdarip bir ressamdır ; Nobel ödüllü ilk Türk yazarı Salim Abidin ise harfleri tanıyamaz hale gelen nörolojik bir hastadır. Aynı yaşlarda ki ressam ve yazar bir nöroloğun muayenehanesinde tanışır dost olurlar.
Ali Ferah'ın katatonik şizofren bir kız kardeşi vardır (Hayal). Yatılı okulda bir rahibenin taciz, hatta tacavüzüne maruz kalıp kafayı sıyırmıştır.( Burada göz yaşlarınıza hakim olamıyorsunuz. Hangi insan, başka bir insan evladına bunları reva görür. Küçücük bir çocuk, savunmasız. Din adı altında korkutuluyor, sindiriliyor. Din bezirganları her dinde iş başında )
Annesi ise 12 yaşında eşinin tecavüzüne uğramış, hayatı boyunca bu travmayı unutamamış bir kadındır. Herkese her daim bunu anlatır durur. İçinde ki irini böyle akıtmaktadır.
Rus Ludmilla ve Nadya kardeşlerden, Ludmilla yıllarca ailenin ortağı, Boris amcanın tecavüzüne boyun eğmiştir, oyun adı altında.
Sedef, pencere komşusu. Konservatuvar mezunu, kocası tarafından aşağılanır, ezilir hep. Ahh Sedef neler geldi başına
Kadın her yerde kadın ve taciz, tecavüz, şiddet hep onların başına gelmektedir.Bu ölümler, tecavüzler bitmedi bitmeyecek.
Erkek çocuklarını"paşam, tosunum, aslanım" diye yetiştirmeye devam. Büyük marifetmiş gibi, onlarda büyünce "ben aslanım, ben kralım" diyip kadınların canlarına düşsünler. Çocuklarımızı vicdanlı yetiştirelim lütfen Konu dağıldı toplayayım.

Nadya'nın ölümü ise kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Cinayet kim tarafından işlendi. Kıbrıslı savcı bulabilecek mi bakalım? Yatağa bağlı şişko kadın doğruları söylüyor mu?

Salim Abidin ve Ali Ferah'ın hayatında ki insanlar tesadüf eseri birbirlerini hep tanımaktadırlar, öyle ki sarmaşık misali dolanmışlardır. (Çözebilene aşk olsun)
Çok daha fazlası kitapta. Hem ağlatır, hem güldürür. Şiddetle tavsiye ederim. Yazarın sivri dilini çok sevdim
Pat pat yazmış vallahi
Kitapla kalın sevgili dostlar
403 syf.
·5/10 puan
"Bu ne polisiye bir roman, ne de bir cinayet romanı. Bu tesadüflerin romanı."
Bana her şeyden, daha çekici gelen kitap kapağına da konu olan ‘Arnolfini ve Karısı’ tablosu oldu️
388 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
Daha önce Şebnem İşigüzel'in Kafa dergisindeki yazıları hariç bir eserini okumamıştım. Bu romana bayıldım. Kitabın arka kapağında yazdığı gibi yazar doğaüstü bir yazma yeteneğine sahip. Özellikle karakter yaratmaktaki başarısını takdir etmek lazım. Üstelik böylesini grift karmaşık bir romanı 4.5 ay gibi kısa bir sürede yazmış olması şaşırtıcı.
Mutlaka bir şans verin ve bu romanı okuyun derim.
Sarmaşık gibidir insan, kime dolanacağı hiç belli olmaz.
Sarmaşık gibidir hayat, nereden geçip nereye tırmanacağı hiç belli olmaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sarmaşık
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890268
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Sarmaşık
Sarmaşık
2002 kışı, İstanbul. Ali Ferah, renkkörü hastalığına yakalanmış
bir portre ressamıdır; Nobel ödüllü ilk Türk yazarı Salim Abidin ise artık harfleri tanıyamaz hale geldiği nörolojik bir hastalığın pençesindedir. Aynı yaşlardaki bu iki insan bir doktorun muayehanesinde tanışır ve akıllara durgunluk veren tesadüflerle sarmaşık misali birbirlerine dolanırlar.

Hayatlarında kimler yoktur ki: Ali Ferah'ın katatonik şizofren kız kardeşi Hayal, tuhaf saplantıları olup hep aynı hikâyeyi anlatan annesi, Paris'ten apansızın çıkıp gelen eski sevgilisi Celine, İstanbul'da tutunmaya çalışan Ruslar Nadya, Oleg ve Ludmilla, evliliğinin dağıttığı Sedef, bir cinayetin aralarına soktuğu Kıbrıslı savcı ve konuk misafirler Picasso, Van Gogh, Nabokov, Milan Kundera...

Doğrusu, her insan görünen yüzünün arkasında tuhaf bir hayat sürdürüp, pisliklerle dolu sırlar barındırmaz mı? Ayrıca, hanginiz kendi hayatınızda irin akıtan bir taraf olmadığını iddia edebilirsiniz? O zaman gözlerinizi dört açın; ne bir polisiye, ne bir cinayet, ne de bir aşk romanı olan, bunların hepsini üst üste koyup hınzırca taklalar attıran bu roman, size hepimizin kendi kendimizin şeytanı olduğumuzu hem güldürüp hem ağlatarak gösterecek.

20 yaşındayken yayınladığı Hanene Ay Doğacak'la şeytanın yazıcısı rolüne soyunan ve doğastü bir yazma yetisine sahip Şebnem İşigüzel, ironi yaratmadaki becerisini olmadık yerlerde devreye sokan ve kendinizi cehenneme batmış gibi hissettiğiniz anlarda sizi güldürüp kahkaha attırmayı başaran bir yazar. Hem de hayatın atomlarını oluşturan tesadüfleri birbirine çarpıştırarak.

Nitekim 4,5 ay gibi kısa bir zaman diliminde kaleme aldığı Sarmaşık adlı bu ilk uzun romanıyla, edebiyatımızın gelecekteki divasının ayak seslerini de duyuruyor bize...

Kitabı okuyanlar 116 okur

  • Rabia Ertaş
  • prof.woland
  • Mehmet Sağdıç
  • özcan
  • Gülsen Gürkol
  • şule
  • Can Karakuş
  • Nephren Ka
  • Güneş
  • Dilara mutlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.1 (1)
9
%3.1 (1)
8
%9.4 (3)
7
%0
6
%6.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0