Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
379
Basım Tarihi:
1985
İlk Yayın Tarihi:
1929
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Sartoris
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Herkes nasıl olsa ne yaptığını biliyor...
8/10
·379 syf.·
2023 107. kitabı
"Sartoris" Amerika tarihinde İç Savaş ve I. Dünya Savaşı konu edilerek, Güney kültürüne doğru oluşan aristokrat ve feodal yapının yeni nesil tarafından korunamayıp zamanla nasıl yok olduğunu anlatırken, Amerikan İç Savaşı'nın toplumsal karışıklığının ardından Mississippi aristokrasisinin çürümesini de tasvir eder. Sosyal yönden yaşanan olumsuzlukların savaş sonrasında değişen durumlara ve değişen aile yapısının tasvirinde kültürün korunma durumlarını çok güzel ifade eden yazar, yine kitaplarında değindiği konulara da vurgular yaparak, savaş, ırk gibi kuşaklar arası yaşanan çelişkilerin en güzel örneğini de sunmuştur... """William Faulkner'ın ilk olarak 1929'da yayımlanan üçün­cü romanı Sartoris, birçok bakımlardan tüm yapıtları ara­sında, onlardaki düzeni saptayan, ana yapıtı oluşturmak­tadır. Sartoris, dolaylı ya da dolaysız olarak tüm roman­larında görülen iki büyük aileyi sunar -Sartoris ailesi ve Snopes ailesi. Sartaris'te Faulkner, ilk kez, yapıtlarının merkezi olan Jefferson kasabasını çizmiştir. Ve son olarak, Sartoris, yazarın kendisinin yapıtlarına karşı tutumunda kesin bir değişikliği belirlemişti. İlk iki kitabı, Askerin Ücreti ve Sivri sinekler, parlak, yergi dolu ve bazan da çok başarılı romanlardı, ama gelişigüzel ve ilgisiz bir ha­vayla örülüydüler, oysa Sartaris'te amacı ciddileşmiş ve öyle kalmıştır.Ro­man ilerledikçe, genelde Faulkner romanlarında rastlanı­lan şiddet dolu olaylar ve görüntüler yerine, kasaba, kırların duyumsal betimlemeleriyle iletilen gi­zemli bir coşku ve yoğunluk duygusunun bilincine varırız. Faulk­ner'ın anlatmak istediği, yazmaya karşı bu tutumunun Sartoris'i yazana kadar sürdüğüydü. Sartoris'in yarısına geldiğinde birdenbire, «Yazmanın çok güzel bir şey ol­duğunu keşfettim.» demişti. «Kişileri istediğiniz gibi
LatinAmerikaKülliyatOkumalarım
SartorisWilliam Faulkner · Can Yayınları · 198526 okunma
“ÇUKUROVA’NIN YERLİSİ FAULKNER”
8/10
·379 syf.··
2022 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2022 08:37
Yaşar Kemal’e kendisini etkileyen yazarlar sorulduğunda Faulkner’ı zikrettiği, O’nun da kendisi gibi Çukurova’nın yerlisi olduğunu söylediği ifade edilir. Yaşar Kemal gibi Faulkner’da bizlere, nefes alınamayacak haldeki dünyayı, nefes almadan okumamıza olanak sağlar. Bunu yaparken de yerelden beslenirler ama bir o kadar da evrenseldirler. Devirleri daim, okurları bol olsun diyerek başlıyorum yazıma efenim. Önce kitabın yazım ve yayımlanma süreci; 1925'te ilk romanı Askerlerin Ödeneği'ni ve ikinci romanı Sivrisinekleri yazan Faulkner, bu romanların yayımlanmasına katkıda bulunan ve yazarken çok etkilendiği Sherwood Anderson un memleketi Mississippi hakkında yazması gerektiğini söylemesi üzerine, 1927 yılında Yoknapatawpha’da geçen “Tozdaki Bayraklar” adını verdiği ilk romanını yazar. 596 sayfalık bu romanıyla son derece gurur duyar ancak yayıncılar tarafından reddedilir. Hayal kırıklığına uğrayan Faulkner, kendisinden başka kimseye bir şey ifade etmeyeceğinden emin olduğu bir kitap üzerinde çalışmaya başlar: Ses ve Öfke. O esnada bir düzineye yakın yayıncı tarafından reddedilen bu uzun eserin, 110.000 kelimeyi geçmemesi şartıyla yayınlanabileceği söylenir. Nihayetinde 1929 yılında SARTORİS adıyla yayınlanır. Kitabı, “Sartoris’in O’nu pişman etmeyeceği inancıyla” diye yazarak Sherwood Anderson’a ithaf eder. Sartoris, Faulkner’ın birçok bakımdan tüm yapıtları arasında, onlardaki düzeni saptayan, ana yapıtı oluşturmaktadır. Dolaylı ya da dolaysız olarak tüm romanlarında görülen üç büyük aileden ikisi ile bizleri tanıştırır. Sartoris ve Snopes ailesi. Diğer aile ise Compson’lardır. Sartoris, Faulkner'ın “memleket toprağı kokulu kendi küçük posta pulum” diye nitelendirdiği Yoknapatawpha’da geçen hikâyelerinin ilkidir ve daha sonraki eserlerinde
Edebiyat
SartorisWilliam Faulkner · Can Yayınları · 198526 okunma

Yazar Hakkında

William FaulknerYazar · 31 kitap
Amerikan Modernist yazarların babası sayılan Faulkner, rakip gördüğü Ernest Hemingway'den farklı olarak, uzun ve karmaşık anlatımları benimsemiştir. Uyguladığı teknikler arasında bilinç akışı tekniği ve çoğul anlatı (multiple narration) teknikleri bulunur. 1930'larda Avrupa'daki deneysel geleneği izleyen ilk Amerikan yazarıdır. 25 Eylül 1897'de Mississippi'de doğan Faulkner, buradaki Güney geleneğinden oldukça etkilendiği bir çocukluk geçirdi. Daha sonra hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Oxford'daki Lafayette kasabasına taşındılar. Eserlerinde bahsettiği "Jefferson" Oxford'u, "Yoknapatawpha kasabası" ise Lafayette'i temsil eder. Büyük-büyük babası William Clark Falkner Konfederasyon ordusunda görev yapmış, tren yolu yaptırmış ve adını Tippah kasabası yakınındaki Falkner şehrine verdirmiş Mississippi'nin önemli karakterlerinden biridir. Aile soyadları Falkner olmasına rağmen, büyük ihtimalle görevli memurun hatası sonucu Faulkner olmuştur. Liseyi terkettikten sonra bir işte tutunamayıp "wastrel" (defolu mal) olarak anılmaya başlanmıştır. 1918'de, iki ailenin Faulkner'ın ev geçindiremeyeceğine karar verip ayırdıkları nişanlısı Estella Oldham'ın zengin ve yaşlıca olan Cornell Franklin'le evlenip Çin'e yerleşmesiyle büyük bir üzüntü yaşamış ve Yale öğrencisi olan Oxford'dan arkadaşı Phil Stone'un yanına, New Haven'a gitmiştir. Burada katiplik yapmış, Phil Stone'un onun için hazırladığı okuma programıyla klasikleri ve çağdaş yazarları okumuş, bu sayede Melville, Cervantes, Dostoyevski ve Conrad'ın eserlerine büyük hayranlığı oluşmuştur. Daha sonra Toronto'da yardımcı pilotluk yapıp Oxford'a geri dönen yazar bu sefer Mississippi Üniversitesi'ne girmiş, burada "Marionettes" adlı bir grup kurup aynı adı taşıyan bir oyun yazmaya çalışmış fakat başaramamış ve 1921'de okulu bırakıp New York'a gitmiştir. Burada bir kitapçıda çalışmış ve Sheerwood Anderson'ın ileride eşi olacak olan Elizabeth Prall'la tanışıp arkadaşlık kurmuştur. Aynı yılın Aralık ayında Oxford'a geri dönmüş ve bu sefer de üniversitede postane müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. 1924'de The Marble Faun(Mermer Tanrıça) adlı şiir kitabını basmıştır. 1925'de New Orleans'a gidip arkadaşı olan Elizabeth Prall sayesinde Sherwood Anderson'ın "çırağı" olmuş ve onun yönlendirmeleriyle Birinci Dünya Savaşı sonunda entellektüellerde ve toplumda görülen sıkıntı ve büyük üzüntüyü benimseyip, yine Anderson'ın yönlendirmesiyle 1926'da Soldier's Pay'i yazmıştır. 1929'a dek olan yazılarında şeytani özellikler taşıyan karanlık kötü kadın karakterler görülürken, 1928'de Estella'nın boşanıp dönmesi ve William Faulkner'ın onunla evlenmesiyle bu kadın modeli değişmiştir. 1929'da Sartoris'i yazmıştır. Bu eserinin önemli özelliği, Faulkner'ın ünlü Yoknapatawpha kasabası sembolünü ilk kullandığı kitabı olmasıdır. Aynı yıl ünlü eseri The Sound and the Fury'yi (Ses ve Öfke) yazmış ve büyük bir başarı kazanmıştır. 1930'da ise As I Lay Dying'de (Döşeğimde Ölürken) 40 mil ötedeki Jefferson'a gömülmek istediğini söyleyen Addie Bundren'in cenazesinin ailesi tarafında buraya götürülmesi anlatılır. Paraya sıkıştığı bir dönemde, sırf satış yapması için 1931'de yayımlanan Sanctuary'yi (Kutsal Sığınak) yazar fakat beklediği kadar büyük satışı sağlayamaz. Daha sonra devam eden maddi sıkıntıları yüzünden ara ara Hollywood'da senaryo yazarlığı yapar. 1932'de ise Light in August'u (Ağustos Işığı) yazar. Bu eserde, Lena Grave, Joe Christmas ve Peder Hightower'ın geçmişe saptantılı hikayeleri birçok anlatıcı kullanılarak anlatılır. 1936'da Absalom! Absalom!'u yazar. Faulkner eserlerinde genel olarak Güney kültürünün çöküşü ve bozuluşunu, ve aile sevgisi ve gururunun yok oluşunu ele alır. 1949 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıktan sonra, 1955'de Pulitzer Ödülü'nü alan Faulkner, 1962'de bir kalp krizi sonucu ölmüştür.