"İki elin ve atan bir kalbin varsa, işe yaramaz değilsindir."
Ruthie, 25 yaşında uzun etekleri, sevimli tilki ve mantar desenli hırkaları ve boynuna astığı zincirli okuma gözlüğü ile kendi tarzında mükemmel bir kız. Ruthie her gün, evinin de burada bulunduğu, zengin ve eğlenceli yaşlılarla dolu bir huzur evinin bünyesinde çalışmaktadır.
Yardımcı çalışanı Mel, sevimli altın kaplumbağaları ve mükemmel bir kadın olan Renata ile günlerini normal bir şekilde geçirirken bir gün tesadüfen gittiği benzin istasyonunda motosikletli ve harika saçları olan bir gence yardım ettiğinde hayatının tamamen değişeceğinden habersizdir.
Yardımcı olduğu genç huzurevi arsasının sahibi Jerry Prescot’un oğludur ve babasının hayatı öğrenmesi adına cezalandırılmak için huzurevine çalışmaya ve yaşamaya mahkûm edilir. Hem de Ruthie’ye komşu olarak!
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı İkinci İlk İzlenimler. Doğru bir karar yaptığıma kitabın daha ilk bölümünden ikna olmuştum çünkü olayları aktarışı yaptığı espriler o kadar güzeldi ki. 25 yaşında bir kadın olarak Ruthie’nin kadınlığına geçiş süreci, arkadaş ilişkilerine bakış açısı, aşka olan umutsuzluğu ailevi problemleri çocukluk travmaları aslında hepimizin hissettiği belki de dile getiremediği şeyler. Okurken hem Teddy hem de Ruthie ile olan benzerliğinize şaşıracaksınız.
Kitaptaki romantik atışmalar, olayların hızı kurgunun ne yöne ilerlediği beni gerçekten tatmin etti. Birkaç küçük sürpriz ile bitenen sonuna kalbimi bıraktım. Masamda gördüğümde kitabı sevesim geliyor. Çerezlik, kafa dağıtmalık, romantik aşk hikayesi ya da canınız ne çekiyorsa sizi tatmin edecek ve okuduğunuza çok mutlu olacağınız bir kitap. Kesinlikle şans vermelisiniz.