100 Ölümsüz Eser

Sefiller - Goriot Baba

Honore de Balzac
Tahmini Okuma Süresi:
19 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
688
Basım Tarihi:
1 Ağustos 2017
İlk Yayın Tarihi:
2017
Yayınevi:
Dionis Yayınları
Orijinal Adı:
Les Miserables - Father Goriot
ISBN:
9786052063040
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Sefïller
Puan vermedi·688 syf.··
2023 151. kitabı
Sefilleri okurken kurgunun kesilip Hugo’nun şahsi fikirlerini ateşli bir şekilde dile getirdiğini görebiliyoruz. Bu kesintiler için Hugo’ya kızma hakkımız var elbette. Gel gelelim Hugo’nun yalnızca Sefiller’i anlatmakla kalmayıp onların kurtuluşuna dair bir fikir de sunması açısından bakıldığında Hugo’nun yaptığı kesintileri daha anlamlı kılmak mümkün. Toplumsal, tarihsel, siyasi… Neredeyse her konuda bir şeyler söylüyor Hugo. Kaldı ki romanda bizzat yaşamı anlatıyor. “Sefiller”in yaşamını. 19. yüzyılın en önemli eserlerinden biri olan Sefiller her okurun okudukları arasına girmeyi mutlaka hak ediyor.
İnsan ve Hayat
Sefiller - Goriot BabaHonore de Balzac · Dionis Yayınları · 2017602 okunma
7/10
·688 syf.··
2019 25. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2019 20:12
Demek insanlar alçalınca, vahşi hayvandan daha tehlikeli olabiliyor. *** Son sayfayı çevirip kendimi uzun bir düşünce karmaşası içersinde bıraktım. Sefiller ilk okuduğum klasik eser.. Kitap iki eseri bulundursa da sefilleri okumak için almıştım. Victor Hugo'nun kalemini seviyorum. Okuyucuyu inançlarının ve nefislerinin arasındaki ince çizgide yürütüyor resmen.. Pişmanlık, vicdan, merhamet, imtihan kelimelerini her kitabında farklı ama etkiyeleyici şekilde anlatan bir yazar.. Sefiller, açlıktan hırsızlığa sığınmış , yaşandığı zamanda ki insanların adaletsizliğine ve ön yargılarına uğramış bir kişiyi anlatıyor. Jan Valjan suçlu ve pişmanlık duyduğu geçmişinden kurtulmaya niyetli biri. Kim hayat şartlarının zorladığı kötülüklerden ömür boyu sorumlu tutulabilir ki ? Hem de bunun pişmanlığı bir ömür pranga gibi vicdanını sıkarken.. Zamanla gizli saklı kişiliği ile toplumun saygın üyesi olmaya hak kazanmışken, kendi adı yerine, bir başkasının adını taşırken sırf kendisine benzetildiği öne sürülen biri onun yerine tutuklanıyor. Ne vicdanı bu duruma el vermiyor, ne de Jan Valjan'ın gölgesi gibi dolaşan araştırmacı polis memuru Javer.. Oldukça güzel bir eser. Her karakterin farklı bir bakış açısı, hayat şartı, savunduğu amaç var. Her kişinin geçmişini ve geleceğini düşünüyorsunuz. Tesadüf zinciri o kadar fazla ve mantıklı ki kurgudan hiç kopmuyor , uzaklık yaşamıyorsunuz.. :) Herkes kendi geçmişi içinde boğuluyor kimi geleceğini görmeye kararlı, kimi saklanmaya, kimi çabalamamaya, kimi geçmişini kabullenmiş, kimi ders çıkarıyor, kimi sonunu bekliyor, kimi sonunu kendi yazıyor..
1000Kitap
Sefiller - Goriot BabaHonore de Balzac · Dionis Yayınları · 2017602 okunma
8/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 79. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2021 13:22
Sefiller zaten bilinen bir kitap . Klasikleri okumayı sevdiğim için bunu da severek okudum . Ders verici nitelikle sözleri var . İki tane kitap barındırıyor. Goriot Baba der ki : ." İnsan her zaman kendi değerini bilmelidir. " Ve kitabın sonunda halkıymış diyeceksiniz. Goriot Baba hikayesi güzeldi ama çok yabancı isim , farklı yer olunca biraz kafam karıştı sonradan anlaşılıyor bazı şeyler ama beğenerek okudum ikisini de .
1000Kitap
Sefiller - Goriot BabaHonore de Balzac · Dionis Yayınları · 2017602 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2024 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 16:24
Çok ayrıntıya girmeye gerek yok. Süslü laflarla kaliteli görünmeye de gerek yok. Kısaca YÜREĞİ olan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser…!!! — Victor HUGO — (Sefiller)
Sefiller - Goriot BabaHonore de Balzac · Dionis Yayınları · 2017602 okunma
8/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
Jan Valjanın acıklı öyküsü. Yıllar önce kısa şeklini okumustum. Ama hafızamda hiçbir şey kalmaması gibi bir hasletim var. İki yıl once izlemiş oldugum bir filmi tekrar izlediğimde ancak son sahnelerde ben bu filmi daha önce izlemiş olduğumu hatırlayabiliyorum. Bu da her defasında ilk defa izliyormuşumya da okuyormuşum gibi keyif veriyor. Okunması gereken kitaplardan biri bu. Çileli,hüzünlü ve isyan ettirir derecede taslimiyetçi bir ruhun hilayesini bulacaksınız.
Sefiller - Goriot BabaHonore de Balzac · Dionis Yayınları · 2017602 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.