Sekizinci Cennet

·
Okunma
·
Beğeni
·
629
Gösterim
Adı:
Sekizinci Cennet
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059232692
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
“Hayatımın buhranlarla yoğrulduğu bir gün, değişti kaderimin nazik çizgisi. Kırılma noktasının ince damarına bastığımı bilmeden kendimi sokaklara attığım o gün, başıma gelecek ne varsa tesadüftü. Herkes bazen çekip gitmek isterdi. Ben de bunu yaptım. Aldım başımı kaçtım. Nereye mi? Daha önce hiç görmediğim bir şehrin adı sürpriz sokaklarına… Hiç tanımadığım ama bir yerlerde beni bekliyor dediğim adama… Ben kendimi ararken onu buldum! O günden sonra ben yok oldum.” Günlerini fotokopi gibi yaşamaktan bıkan Aden, bu sıradanlığa son verip, hayatına bir farklılık katma isteği ile düşmüştür yollara. Kendini sokaklara atıp başıboş bir avare gibi dolaşırken, aklındaki yaramaz düşünceler ona çılgınlık yapmanın iyi bir fikir olduğunu fısıldarlar. Adımlarının sonunda kendini bir tren istasyonunda bulur. Gişeye gelip ilk bilet alacak kişi nereye gidiyorsa oraya gitmeye karar verir. Ve bütün macera bu oyunla start alır. Bilmediği bir şehrin sokaklarında onu bekleyen eğlenceli, çılgın, enerjik olaylar ve maceralar gizlenmiştir. Ve belki de en büyük aşkı…
384 syf.
·2 günde·6/10 puan
Aden adlı baş karakterimiz hayatının sıradanlığından sıkılarak bir maceraya atılmaya karar verir ve tren garına giderek ilk bilet alan kişiyle aynı yere bilet alıp onun gittiği yere gitmeye karar verir.
Gittiği yerde en büyük aşkını bulacağını nereden bilebilir ki ?
Yaptığı iki günlük yolculuktan döndükten sonra aynı Aden olabilecek midir ?

"Biz kavga ederek tanıştık.
Sekiz yıldır fena bir kavgaya bulaştık.
Sekiz yıl!
Ne büyük bir rakam bir ömür için.
Sekiz yıl dokunmadan sevdim seni.
Koklamadan. Bakmadan. Yaşamadan. Bıkmadan.
Dengesiz bir aşk, kıskıvrak yakaladı ikimizi de...
Bilseydik o gün, yine de merhaba der miydik birbirimize?"

Kitabın dili oldukça akıcıydı, kendini bir çırpıda okuttu fakat "neden?" dedim. Yazar neden böyle bir sonla bitirdi? Neden sürekli birbirlerine erişmelerini engelledi? Yazar keşke sonunu böyle bitirmeseydi...
384 syf.
·9/10 puan
Kitap baş karakterimiz Aden'in yaşadığı durağanlıktan 2 günlüğüne kurtulmak istemesi sonucu tren garında rast gele ilk bilet alan yolcunun gittiği yere bilet alarak peşinden gitmesiyle gelişen olaylar serüveni ve yaşadığı aşkın anlatılması ile ilerliyor kitap.
Yorumuma gelecek olursam kitabı çok eğlenerek hiç sıkılmadan okudum.Olay örgüsü işleyişi,karakterler,betimleme oranları,kurgu ilerleyişi gayet güzel yazarın ilk defa bir kitabını okuyorum ve yazım tarzını, kalemini çok beğendim. Kitapta tek beğenmediğim şey kitabın sonu oldu Böyle bitsin istemezdim Tabiki buradan kitabın sonunu söyleyemeyeceğim Ve bence bu kitabın kesinlikle dizisi veya filmi çekilmeli.
384 syf.
·1/10 puan
Kitabı ilk izmir fuarında gördüm. Yazar ve kapağındaki kızı. Yeğenim almak istedi ve aldı kitabı. Ephesus kolay yolu bulmuş diye geçirdim içimden. Kitap kapağına kaslı yakışıklı bir çocuk koy , internet fenomeni koy. Gelsin paralar şakır şakır.
Kitaba biraz göz attım ve çok kötüydü.
Okumaya almaya değmez.
384 syf.
·1 günde·7/10 puan
Kitap güzeldi. Yazarın anlatımı ve betimlemeleri iyiydi. Tesadüfen başlayan aşk ve kavuşmak ümidi.
Aden, Adanalı bir ailenin kızı İstanbul'da yaşıyor ve hayatında ki monotonluktan sıkılıp bir hafta sonu rasgele tren garına gidip Eskisehir'e yol alıyor. Ve yolculuk sırasında Kaan ve Dilber teyze ile karşılaşıp anlaşarak Dilber teyzenin yıllar önce boşandığı kocasını aramaya başlıyorlar üçü beraber ve bu arada Kaan ile Aden yakınlaşıyorlar. Kaan arkadaşının annesine para götürmek için Aden'i otogara yakın bir kafede bırakıyor ve geleceğini söylüyor. Aden gece yarısına kadar bekliyor ama Kaan gelmiyor ikisi de birbirlerinin isimlerinden başka bir şey bilmiyorlar. Ve buluşamıyorlar...
Aden bekliyor arıyor ama bulamıyor ve ümitleri kırılıp evleniyor iki çocuğu oluyor.8 yıl sonra Aden'in çalıştığı belediyenin düzenlediği fuarda karşılaşıyorlar. Ama çok geç. Kaan her şeyi bırak gel diyor. Ama Aden kocasını ve iki çocuğunu ailesini bırakamıyor. Meğer Kaan da yıllarca aramış Aden'i ama çok geç değil mi?
Sonu kötü biten kavyuşulamayan hikayelerden nefret ediyorum. Neyse iyi okumalar.
384 syf.
·Puan vermedi
Çok güzel dolu dolu hatta umut dolu bir kitaptı. Ama sonu hiç beklemediğim bir şekilde bitti. Benim içinde gözyaşı döktüğüm kitaplar çok değerlidir. Ama sonunda mutlu olurum. Beni yarım bıraktı bu kitap ama kesinlikle okunmaya değerdi...
384 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
SEKİZİNCİ CENNET

“Umut, hiç pes etmeyen bir savaşçı gibiydi. Hiç sönmeyen bir ışık… Her şeyden vazgeçsen de terk edemediğin en kıymetli hazine…”

“İnsan hayatı, bilinmeyen bir sandıkta gizlenmiş devasa bir günlükten oluşuyordu muhtemelen. Önceden yazılmış ve orada tozlanarak yaşanılmayı bekleyen sayfalar…”

“Hayatını karartarak değil, kahkaha atarak yaşa!”

“Başımı döndüren bir dünya var bu galaksi içinde. Başımı döndüren bir çift göz var, dünya onun içinde!”

“Kurşun kalemle kâğıda değil, kader kalemiyle yüreğime yazdım seni…”

“Olasılıkların olduğu yerde umut tükenmez.”

Aden, Kaan (Müfettiş Gadged), İpek (Bayan Calimero), Melih, Dilber teyze, Azmi, Ahmet Akın, Yiğit, Fatih ve Zehra ile romantik komedi yolculuğuna birlikte başladık. Çıtırdak çerez tadında bir roman gibi başlayıp, duygu yüklü olarak devam etti eserimiz. Kitabın sonunu okuduğumda donup kaldım çünkü hiç beklemediğim bir sondu. Son sayfalara gelene kadar farklı senaryolar kurdum kafamda. Kitabın sonu beni çok etkiledi ve ancak iki gün sonra yorumunu hazırlayabildim.

Tren istasyonunda Aden ve Kaan’nın ilginç fikirlerinin sonucu karşılaşmaları sonrası tanışmaları da ayrı bir güzellikti. Trendeki Dilber teyze ile muhabbetler de harikaydı. Birlikte bir yola çıkıp Ahmet beyi aramaları ve ararken başlarına gelenler de efsane gibiydi… Bu yolculukta Aden’in Kaan’a taktığı Müfettiş Gadget lakabı hoştu. Küçükken bu çizgi diziyi izlemeye bayılırdım. 

Sayfa 177 de Aden’e seslendim Aptal kız sende İpek’le gitsene, orada … var dedim ama duymadı. Sayfa 205 te ben o sayfayı açtığımda şaşkınlık ifadesi ile sekiz yıl mı dedim…

Aden ve annesinin konuşmalarını duyan Zehra, eşi Fatih’e gidip konuştuklarını duyduğunu söylemeden yemin ettirmesinden sonra Zehra gidince annesinin gelip konuyu açması ve Fatih’in verdiği cevap beni gülümsetti. :D Fatih odaya gittiğinde Zehra’ya söyledikleri de güzeldi. Fatih’in de işine gelmişti, ettiği yemin sonrası koyduğu şartları umarım uygulamıştır Zehra :D
Bu olanlardan sonra Zehra’yı doktoru Şengül hanım arayınca ondan aldığı haberi bende okuyunca tüylerim diken diken oldu, içim bir hoş oldu o anda…

Yazarımızın kalemi yine bir harikaydı, eline yüreğine sağlık güzelim. Nice yeni eserlerin ile buluşmak dileğiyle. Kitabımı da umarım en yakın zamanda imzalatabilirim. Sevgiyle…

#kamuranakdemir #sekizincicennet
384 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kitap wattpad kitabı gibi. Dili basit ve sade, başroldeki kızı ne kadar çabalasam da sevemedim. Çok... çirkefti. Kaan'ı da sevemedim. Sonununu yanlışlıkla gördüm
384 syf.
·5/10 puan
Merhabalar 🤗 bu sefer karşınıza beğendiğim bir kitap ile geldim. Kitabın ilk başında kafam çok karıştı. Aslında anlatmak istemiyorum ama Aden rüya gördü. O kısımda sıkıldım ama geri kalan kısımda harikaydı. Kaan ile tanışmalarını, teyzeye yardım etmeleri ve sonundaki ayrılık... Final zaten bambaşka bir durumdaydı. Okuyanlar biliyor. Aden ile Kaan'ın karşılaşmasını ve Yiğit ile evlenmesini. Aslında bakarsanız ben Yiğit'in Aden ile evli olmasından tarafım ama Kaan'a çok üzüldüm. Hiç kimse öyle bir durumda olmak istemez. İnşallah da olmaz. Okuyun, Okutun...
Kitap yorumlarınızı bekliyorum.
" Bunlar kusur sayılamayacak kadar şıklardı, hatta sayılsa bile umrumda olmazdı çünkü ; kusurlarımın beni güzelleştirdiğine inandığım günden beri mükemmeldim. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sekizinci Cennet
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059232692
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
“Hayatımın buhranlarla yoğrulduğu bir gün, değişti kaderimin nazik çizgisi. Kırılma noktasının ince damarına bastığımı bilmeden kendimi sokaklara attığım o gün, başıma gelecek ne varsa tesadüftü. Herkes bazen çekip gitmek isterdi. Ben de bunu yaptım. Aldım başımı kaçtım. Nereye mi? Daha önce hiç görmediğim bir şehrin adı sürpriz sokaklarına… Hiç tanımadığım ama bir yerlerde beni bekliyor dediğim adama… Ben kendimi ararken onu buldum! O günden sonra ben yok oldum.” Günlerini fotokopi gibi yaşamaktan bıkan Aden, bu sıradanlığa son verip, hayatına bir farklılık katma isteği ile düşmüştür yollara. Kendini sokaklara atıp başıboş bir avare gibi dolaşırken, aklındaki yaramaz düşünceler ona çılgınlık yapmanın iyi bir fikir olduğunu fısıldarlar. Adımlarının sonunda kendini bir tren istasyonunda bulur. Gişeye gelip ilk bilet alacak kişi nereye gidiyorsa oraya gitmeye karar verir. Ve bütün macera bu oyunla start alır. Bilmediği bir şehrin sokaklarında onu bekleyen eğlenceli, çılgın, enerjik olaylar ve maceralar gizlenmiştir. Ve belki de en büyük aşkı…

Kitabı okuyanlar 56 okur

  • •Damla•
  • Deniz Beyaz
  • Nehir İpek Doğu
  • Şeyda Nur Emanet
  • zeynep gülşah
  • B.Yağmur
  • şeyma Nur Acar
  • Ay Işığı
  • İrem şahbaz
  • Balbadem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (9)
9
%11.1 (3)
8
%22.2 (6)
7
%7.4 (2)
6
%14.8 (4)
5
%3.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%7.4 (2)