Sen Yokken

·
Okunma
·
Beğeni
·
1686
Gösterim
Adı:
Sen Yokken
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055433673
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sen Yokken
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Baskılar:
Sen Yokken
Sen Yokken
"Her insanın aynalara gösterdiği sadece bir yüzü,
Kimseye söyleyemediği bin hüznü vardır..."
-Mevlana-

Kardeş gibi büyüyen, hayatlarını çocukluklarından beri ayrılmaksızın geçiren Çiçek ve İpek de içlerinde binlerce hüznü barındırıyorlardı. 

Her daim birbirlerinin sırdaşı, dert ortağı, en büyük dayanağı olan bu iki genç kadın öylesine güçlü bir dostluğa sahiplerdi ki ölümün koyduğu engelleri bile aşacaklardı. 

Türk Edebiyatı'nın genç yeteneklerinden Güneş Demirel'in ikinci eseri Sen Yokken gerçek dostluğun, aşkın ve emek verildikçe artan bir sevginin hikâyesi. 

Duygu yüklü, sürükleyici ve bir solukta okuyacağınız bu romanı elinizden bırakamayacaksınız.
336 syf.
·2 günde·Beğendi
Güneş Demirel benim sevdiğim yazarlardan. Bu kitabına da bayıldım. Elimde şu an bir kitabı daha var hemen onu okumak istememe sebep oldu. Aile bağları, zor rastlanan bir dostluk ve fedakarlık üzerine harika bir kitap...
(Spoiler İçerir)
İpek ve Çiçek kardeş gibi büyümüş, hatta kardeştende öte iki sıkı dost, ayrılmaz ikili. Çiçek ve İpek yurtdışında üniversite eğitimi görürken Çiçek'in hasta olduğunu öğrenirler ve her şey böyle başlar.
Çiçek ameliyat olursa anne olmayacağı için tedaviyi kabul etmez, zaten iyileşme umudu olduğunuda düşünmez. Bu yüzden hem ailesini görmek hemde kafa dinlemek için Türkiye'ye gelir. Burada Cemal ile tanışır ve hamile kalır. Cemal'in onu güzel hatırlaması için hasta olduğunu ve hamileliğini söylemeden geri döner. Cemal onu arasada bulamaz. İpek arkadaşını tedavi için ikna etmeye çalışsada bir türlü başaramaz. Doğumda kendine bir şey olursa bebeğe onun bakmasını ister. İçten içe doğumdan sonra yaşamayacağını hisseder. Bu süreçte her şeyi Cemal'e anlatan mektuplar yazmaya başlar, İpek'ten ve bebekten haberi olsun bebeğe soyadını vermesini ister.
İpek can dostunun emanetine sahip çıkabilecek mi?
Cemal bebeğini kabullenecek mi?
Okuyanların pişman olmayacağı çok güzel bir kitap. Tavsiye ederim. İtiraf ediyorum bazı yerlerde gözyaşlarımı tutamadım...
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Nasıl seviyorum Türk yazarları okumayı anlatamam.Çay içip, menemen yemelerini, "Haydi hayırlısı" demelerini, sanki bir arkadaşım hikayesini okuyormuşum hissini veren her şeylerini. Güneş Demirel'le Katran Karası'nda tanıştık o kitabı da çok sevmiştim ama bu kitapla anladım ki seri yapmam lazım.Bu kitapta da sıcak,dramatik, ihtiraslı ama mutlu sonlu biten bir hikaye, bir aşk hikayesi var. Okuyalım yaa, hep okuyalım kendimizden olanı :)
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Nasıl OKUNASI bir kitap anlatamam. Sevgili Güneş Demirel ile beni tanıştıran ilk kitap Sen Yokken... Hani derler ya adıyla müstesna, işte öyle güzel bir roman. Tıpkı romanın adındaki gibi yüklü anlamlar taşıyan hikayesiyle yüreklere dokunan duru anlatımıyla neden daha önce tanışmadım ki yazarla ve kitaplarıyla dedirtti bana. İpek ve Çiçek , birbirlerine dostluğun ötesinde bir bağlılıkla kenetlenmişler ve sonrasında acı, tatlı, aşklı, hüzünlü ve mutlu sonlu çok güzel bir roman. Konu itibari ile aile bağlarını ve dostluğu en üst seviyede tutarak kurgulanmış gerçekten OKUNASI bir kitap.. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Güneş Demirel'e selam olsun, sırada Katran Karası var :)
368 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kesinlikle çoook beğendiğim kitaplar arasın da yerini aldı bu roman...
Konusuna gelince; Kardeş gibi iki arkadaş. Çiçek ve İpek.
Çiçek kanser ve hamile. Eğer bebeği doğurursa ölecek,doğurmazsa bi daha bebek sahibi olamayacak. Bebeğin babası dersek annesini babasını görmek için Türkiyeye gittiğinde tanıştığı birinden. Ama kanser olduğunu bilmiyor... Ve öğrenmesin diye de bir sabah söylemeden geri dönüyor İngiltereye. İpek tabii ki kahroluyor. Ama Çiçek bebeğini İpek'e emanet ediyor... Ölmeden önce iki defter veriyor İpek'e. Biri İpek için diğeri bebeği için. Tabii doğumdan önce bebeğin babasına mektuplar yolluyor. Hasta olduğunu anlatıyor,bebeği olacağını söylüyor ve mektupların tümünde İpekten bahsediyor...
Olaylar öyle bağlantılı gelişiyor ki... Hiç sıkılmadan okuyacağınız,çok yerde duygulanacağınız bir roman.
368 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Sevgisiz bir Çiçeğin zamansız solması. Giderken ardında bıraktığı tomurcuğu ve ondan ayrılmak istemeyen kardeşten öte can yoldaşı İpeği bütün geleceğini hiç düşünmeden feda eden İpeğin hayatla mücadelesi. Yine yeniden muhteşem bir hikaye kalemine yüreğine sağlık yazarım Güneş Demirel
336 syf.
·3/10
Bu kitaba gerçekten çok büyük beklentilerle başlamıştım ama maalesef beklentimin çok çok altında çıktı. Ama beğendiğim yerler de oldu tabi. Mesela İpek'in Duygu'yu öz kızı gibi bakması gerçekten takdire şayan. Kimse böyle bir yükü omuzlarında taşıyamaz ama İpek Çiçek'e gerçekten değer verdiği için Duygu'yu kendi kızı gibi büyüttü. Cemal'e gelirsek gerçekten safın teki, bir insan bu kadar hödük olamaz ya, İpek'e etmediğini bırakmadı. Her neyse fazla uzatmak istemiyorum. Bu kitap öyle çok ahım şahım bir kitap değil ama okunulmayacak gibi de değil tabi. Siz yine de fazla beklentili olmayın bence.

İyi akşamlar, sevgilerle...
368 syf.
·2 günde·9/10
Yalan yok kitabın sonunu ilk 30 sayfada anlıyorsunuz. Ama böyle kitaplar olur ya hani aslında ne olacağı baştan sona bilinir ama yine de okutturur kendini. Sen Yokken de tam olarak öyle. Ayrıca yer yer güldüren çokça duygulandıran bir kitap kendisi. Daha başlangıcıyla sizi kederlere salıyor.

Çiçek, birlikte büyüdüğü İpek'e belki de bu hayattaki en kıymetli varlığını emanet ediyor. İpek ise hiç tereddüt etmeden karşısına çıkan her türlü engelle savaşarak o emanete gözü gibi bakıyor. Tabi zamanla bu engeller şekil değiştirip başka sorunlar doğuruyor. Hikayeyi ve karakterleri genel olarak çok sevdim ben. Özellikle İpek ile Çiçek'in arasındaki bağ beni çok etkiledi. Arada bir Cemal'e sinir oldum ama bu tür kitaplarda mutlaka birilerine sinir oluruz değil mi? Olmazsa olmaz yani.

Bir kitap olsun, çerezlik olsun, aşk olsun, kolay okunsun, anlatımı da güzel olsun diyorsanız eğer bu kitap aradığınız kitap.
368 syf.
·8/10
Çok yakın iki arkadaş olan İpek ve Çiçek kardeşten öte gibiler, ölüm onları ayırdığında Çiçek hayatındaki en değerli varlığı yani yeni doğan bebeği Duygu'yu arkadaşına emanet ediyor, çünkü biliyor ki bebeğine kardeşi gibi gördüğü İpek'den daha iyi kimse bakamaz....

Çicek geride mektuplar bırakıyor, hem şimdiki zamanda hem de gelecek zamanda İpek'in karşılaşacağı zorluklar karşısında neler yapması gerektiğini anlatıyor tabi bebeğinin babası hakkında bilgiler de veriyor onun bir çocuğu olacağını bilmediğini bu nedenle onu bulmasını istiyor.....

İpek bebegin babası Cemal'i bulduğunda onun çocuğuna bu denli bağlanıp sahip çıkacağını hesaba katmıyor ve ikili arasında Duygu için bir çeşit velayet savaşı başlıyor. Cemal bebeğini kendi büyütmekte kararlı, İpek'de emanetini bırakmamakta ...

Zamanla aralarındaki öfke sancılı bir aşka dönüşüyor, İpek aşık olduğu adamın kendisine olan hislerinden emin olamazken üzerine bir de Cemal'in tutarsız davranışları eklenince zorlu günler kapıyı çalıyor ..

Cemal'e dayanabilirseniz güzel bir kitaptı :))
336 syf.
·3 günde·7/10
Bu devirde kardeşten farksız dost bulmak çok zor. Hele bir de emanet bırakcaksan...
Çiçek ve İpek. İkisi küçük yaşlardan beri beraber büyümüş iki dost. Aynı okula gitmiş, aynı yatakta uyumuş, yedikleri içtikleri bir. Daha anlatamayacağım kadar derin bir dostluk.
Gözlerim dolu dolu okudum. Arada bir gözyaşlarımı tutamadım. Güneş ablanın kalemi o kadar naif ki. Anlatım tarzı olsun, işleyiş olsun Harikaydı. Kitabın konusuna gelecek olursam; İlk sayfalarda İki arkadaşın ingiltere'de öğrenimlerini sürdürürken Çiçeğin amansız bir hastalığa yakalanmasını anlatıyor. Çiçek kurtulamayacağının farkında ve son kez herkesten uzak kendini Çeşme'ye atıyor. Orada aşık oluyor ve İngiltere'ye hamile olarak geri dönüyor. Öleceğini bildiği halde bu çocuğunu doğurmak için elinden geleni yapıyor. Tabi İpek onun için çırpınıyor. O bölümleri okuduğum zaman öyle bir duygulandım ki. İpeğin çırpınışları, Çiçeğin ipek'e olan sonsuz güveni beni derindne etkiledi.
Çocuk doğduktan bir süre sonra Çiçek arkasından emanetini İpeğe bırakıp son nefesini veriyor. (Öldüm! resmen ağlamaktan öldüm!) Çiçeğin vasiyetinde tek istediği Duygu'nun babasını bulmasını ve soyadını ona vermesi gerektiği.
İpek bir süre sonra Çeşme'de vasiyeti gerçekletirmek için kendini Cemal'in yanında buluyor ve olması gereken her şey kendiliğinden gelişiyor.
Genel olarak; Çiçeğin İpeğe ve kızına bıraktığı, Cemal'e yazdığı mektuplar o kadar güzeldi ki. Cemal tam bir çetinceviz kızını öğrendiğinde kimselere bırakmak istemiyor. Lakin İpek'te çok inatçı o da duygu'ya bağlı. Çiçeğin emanetini korumam lazım diyor. Ve koruyor da. Hem ona annelik ediyor hem de Cemal ile uğraşıyor. İlerleyen sayfalarda İpek ve Cemal arasında öyle bir bağ oluşuyor ki (o kısımlar cidden çok eğlenceliydi. hep dram mı sandınız!)
Kesinlikle çok beğendiğim nadir kitaplardan. Dostluk kavramını en derinden hissetmek istiyorsanız, Aşkı en masum haliyle okumak istiyorsanız kesinlikle bu kitaba şans verin derim.
368 syf.
·5/10
Güneş Demirel'e hayran oldum. Bu kitabını da okuduktan sonra inanın hayran olmamak elde değil. Çiçek ve İpek'in dostluğu ile başlayan kitap Cemal ve çocuğu ile devam ediyor. İpek'in, Çiçek'in bebeği için verdiği mücadele ve Cemal'in çocuğunu sahiplenmesi çok onurlu bir davranış doğrusu. Tabi Cemal ile İpek'in yakınlaşmaları da kaçınılmaz oluyor bu durumda. Ben okurken hem eğlendim hem de heyecanla okudum. Sizin de okumanızı öneririm. Dili akıcı ve sade kolaylıkla okuyup bitirebilirsiniz. Kurgusu ise anlattığım gibi ayrı bir güzel. Okumanızı tavsiye ederim. Hoşçakalın...
368 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Bazı hikayeleri anlatmak için süslü kelimelere, dolambaçlı cümlelere, edebi akımlara ihtiyaç yok. Buna benzer bir hikayeye bizzat tanıklık ettiğim düşünülürse doğrudan hikayeye odaklanınca başka birşey gözüme gözükmedi. Sevginin sadakatın dostluğun aşkın vefanın daha birçoğunun buram buram koktuğu bir hikaye okudum. Bir hayat hikayesi değil hayatlar hikayesi dolu dolu.....
Sen Yokken
368 syf.
·Beğendi·10/10
Bir kitap iki kere okunurmu diyenlerdenim bu kitabı iki kere okudum çok güzel ve keyifli bir kitap elinize emeğimize sağlık tşk ederim................
En kıymetlinizi tereddüt etmeden

Bırakabileceğiniz kim var diye hiç düşündünüz mü?



Peki o kişi sizin için tüm varlığıyla,

Aşkı karşısına alıp savaşabilir mi?



İpek, birlikte büyüdüğü çiçek için bunu yapabilecek kalbe sahipti.

Lakin kendisine bırakılan emanet öyle kıymetli ve büyüktü ki

Bunun için cemal’le savaşması gerekiyordu.

Savaştıkça dengeler değişecek,

Aşk büyüyüp hem cemal’i hem ipek’i tüm gücüyle örseleyecekti.





Farklı yönlere savrulmak çözüm olsa da

İnsan tüm kalbini dolduran bir özleme ne kadar dayanabilirdi?

Gurur, aşktan daha mı kuvvetliydi?

O aslında çoğu zaman, mutsuzluğun kapılarını kuvvetle aralayan bir duygudan başka bir şey değildi.



Gururla aşkın bu döngüsel savaşında

İkisi de birbirini yok sayamazken

Hayatın onları nerede ve nasıl birleştireceğini

Sadece zaman gösterecekti.
"Cemal, o benim kızım. Niye anlamıyor kimse bunu? Doğurmam mı gerekiyordu ille de? Hem sonra doğuran da Çiçek... Kardeşim..."
Güneş Demirel
Sayfa 121 - İpek
Aşk koca bir ateşken, biz ateşi özleyen pervane gibiydik. Ateşi özleyip etrafında dönmek varken, yanmaktan korkmak olur muydu? Döne döne yanmayı seçmiştik...
Güneş Demirel
Sayfa 323 - Cemal

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen Yokken
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055433673
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sen Yokken
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
Baskılar:
Sen Yokken
Sen Yokken
"Her insanın aynalara gösterdiği sadece bir yüzü,
Kimseye söyleyemediği bin hüznü vardır..."
-Mevlana-

Kardeş gibi büyüyen, hayatlarını çocukluklarından beri ayrılmaksızın geçiren Çiçek ve İpek de içlerinde binlerce hüznü barındırıyorlardı. 

Her daim birbirlerinin sırdaşı, dert ortağı, en büyük dayanağı olan bu iki genç kadın öylesine güçlü bir dostluğa sahiplerdi ki ölümün koyduğu engelleri bile aşacaklardı. 

Türk Edebiyatı'nın genç yeteneklerinden Güneş Demirel'in ikinci eseri Sen Yokken gerçek dostluğun, aşkın ve emek verildikçe artan bir sevginin hikâyesi. 

Duygu yüklü, sürükleyici ve bir solukta okuyacağınız bu romanı elinizden bırakamayacaksınız.

Kitabı okuyanlar 107 okur

  • Duygu
  • Elif Busem
  • Taranis
  • Necmettin kesenci
  • Elif Sevda Hatemoğlu
  • Ayşe Betül Sarıkaya
  • Hesbımı kapattım sayın çünkü silinmiyor
  • Songül Karaman
  • Tuba özaydın
  • binbiryürek kitaplarım

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%9.7
25-34 Yaş
%45.2
35-44 Yaş
%29
45-54 Yaş
%9.7
55-64 Yaş
%3.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%97.8
Erkek
%2.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (14)
9
%22.7 (10)
8
%9.1 (4)
7
%9.1 (4)
6
%9.1 (4)
5
%2.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.3 (1)
1
%0