Adı:
Sen Yokken
Baskı tarihi:
21 Mart 2018
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052064344
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sen Yokken
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Baskılar:
Sen Yokken
Sen Yokken
En kıymetlinizi tereddüt etmeden
Bırakabileceğiniz kim var diye hiç düşündünüz mü?

Peki o kişi sizin için tüm varlığıyla,
Aşkı karşısına alıp savaşabilir mi?

İpek, birlikte büyüdüğü çiçek için bunu yapabilecek kalbe sahipti.
Lakin kendisine bırakılan emanet öyle kıymetli ve büyüktü ki
Bunun için cemal’le savaşması gerekiyordu.
Savaştıkça dengeler değişecek,
Aşk büyüyüp hem cemal’i hem ipek’i tüm gücüyle örseleyecekti.

Farklı yönlere savrulmak çözüm olsa da
İnsan tüm kalbini dolduran bir özleme ne kadar dayanabilirdi?
Gurur, aşktan daha mı kuvvetliydi?
O aslında çoğu zaman, mutsuzluğun kapılarını kuvvetle aralayan bir duygudan başka bir şey değildi.

Gururla aşkın bu döngüsel savaşında
İkisi de birbirini yok sayamazken
Hayatın onları nerede ve nasıl birleştireceğini sadece zaman gösterecekti.
336 syf.
·2 günde·Beğendi
Güneş Demirel benim sevdiğim yazarlardan. Bu kitabına da bayıldım. Elimde şu an bir kitabı daha var hemen onu okumak istememe sebep oldu. Aile bağları, zor rastlanan bir dostluk ve fedakarlık üzerine harika bir kitap...
(Spoiler İçerir)
İpek ve Çiçek kardeş gibi büyümüş, hatta kardeştende öte iki sıkı dost, ayrılmaz ikili. Çiçek ve İpek yurtdışında üniversite eğitimi görürken Çiçek'in hasta olduğunu öğrenirler ve her şey böyle başlar.
Çiçek ameliyat olursa anne olmayacağı için tedaviyi kabul etmez, zaten iyileşme umudu olduğunuda düşünmez. Bu yüzden hem ailesini görmek hemde kafa dinlemek için Türkiye'ye gelir. Burada Cemal ile tanışır ve hamile kalır. Cemal'in onu güzel hatırlaması için hasta olduğunu ve hamileliğini söylemeden geri döner. Cemal onu arasada bulamaz. İpek arkadaşını tedavi için ikna etmeye çalışsada bir türlü başaramaz. Doğumda kendine bir şey olursa bebeğe onun bakmasını ister. İçten içe doğumdan sonra yaşamayacağını hisseder. Bu süreçte her şeyi Cemal'e anlatan mektuplar yazmaya başlar, İpek'ten ve bebekten haberi olsun bebeğe soyadını vermesini ister.
İpek can dostunun emanetine sahip çıkabilecek mi?
Cemal bebeğini kabullenecek mi?
Okuyanların pişman olmayacağı çok güzel bir kitap. Tavsiye ederim. İtiraf ediyorum bazı yerlerde gözyaşlarımı tutamadım...
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Nasıl seviyorum Türk yazarları okumayı anlatamam.Çay içip, menemen yemelerini, "Haydi hayırlısı" demelerini, sanki bir arkadaşım hikayesini okuyormuşum hissini veren her şeylerini. Güneş Demirel'le Katran Karası'nda tanıştık o kitabı da çok sevmiştim ama bu kitapla anladım ki seri yapmam lazım.Bu kitapta da sıcak,dramatik, ihtiraslı ama mutlu sonlu biten bir hikaye, bir aşk hikayesi var. Okuyalım yaa, hep okuyalım kendimizden olanı :)
336 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Yine muhteşem bir kitabın yorumuyla geldim.
Güneş Demirel kitapları insanda bağımlılık yaratıyor. Bir kitabını okuyunca ara vermeden arka arkaya hepsini okumak istiyorsunuz.
Sen Yokken yine çok severek okuduğum kitaplardan oldu. Güneş abla ne yazsa bana öyle bir dokunuyor ki her duyguyu, her yaşananı ta içimde hissediyorum.
Bu nasıl güzel bir anlatım nasıl güzel kurgudur. Karakterlerin hepsi mi kalbime yerleşir... Çok güzeldi.
Kitabı okurken aslında baştan ne olacağını anlıyorsunuz ama sizi bu kadar etkileyeceğini ve size böyle dokunacağını da hissediyorsunuz. Kitap öyle akıp gidiyor ki ne zaman bittiğini anlamak mümkün değil.
Çiçek ve İpek... nasıl güzel arkadaşlık o öyle. Başlarına gelenler, onca acı... Her sahnelerinde kahroldum.
Kerem, deli dolu ve ani çıkışları olan bir adam. Kızdım mı? Evet. Ama pişmanlıkları o kadar gerçekti ki ister istemez seviyorsunuz onu. Ayrıca kızına olan sevgisi, bağlılığı... Her bir kelimesini hissettim okurken.
Çiçek’le yaşadıkları, İpek’le Kerem’in ilişkilerinin adım adım gelişmesi her şey o kadar güzel ve dozundaydı ki tek bir keşke çıkmıyor ağzımdan.
İpek okuduğum kalbi en güzel kadın. Üzerine geçecek birini tanımıyorum gerçekten.
En değerlisini hayatında en değerlisine emanet eden bir kadın, ve bu emanete sahip çıkan başka bir kadının bu yolda ilerlerken başına gelenler...
Ah, valla çok şey söylemek istiyorum ama ağzımdan sürekli çok güzel çıkacak. Her daim favorim Seni Severken olacak ama Güneş ablanın okuduğum 4.kitap oldu ve hiç biri beni hayal kırıklığına uğratmadı.
Kesinlikle tavsiyemdir. Okuyun.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Nasıl OKUNASI bir kitap anlatamam. Sevgili Güneş Demirel ile beni tanıştıran ilk kitap Sen Yokken... Hani derler ya adıyla müstesna, işte öyle güzel bir roman. Tıpkı romanın adındaki gibi yüklü anlamlar taşıyan hikayesiyle yüreklere dokunan duru anlatımıyla neden daha önce tanışmadım ki yazarla ve kitaplarıyla dedirtti bana. İpek ve Çiçek , birbirlerine dostluğun ötesinde bir bağlılıkla kenetlenmişler ve sonrasında acı, tatlı, aşklı, hüzünlü ve mutlu sonlu çok güzel bir roman. Konu itibari ile aile bağlarını ve dostluğu en üst seviyede tutarak kurgulanmış gerçekten OKUNASI bir kitap.. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Güneş Demirel'e selam olsun, sırada Katran Karası var :)
336 syf.
·2 günde·9/10 puan
Dün 12 de başlayıp gece 01.30 da yüzümde tebessümle bitirdiğim nefis bir roman.konu çok güzel, basit ve anlaşılır bir dil akıp gidiyor.
Anne olmanın sadece kendi doğurduğun çocuğa olmadığını öyle güzel duygu yoğunluğuyla anlatmış ki.
İpek ve Cemal vee aşk. Aşk her yerde güzel .zor olan daha kıymetli belki de. Ayrıca bu aşkın temeli Cicek gibi cok erken gitti dedigim kocaman yürekli bir anne sayesinde atıldı.Aşk sevenlere tavsiye ediyorum okuyun.
368 syf.
·1 günde·9/10 puan
Kesinlikle çoook beğendiğim kitaplar arasın da yerini aldı bu roman...
Konusuna gelince; Kardeş gibi iki arkadaş. Çiçek ve İpek.
Çiçek kanser ve hamile. Eğer bebeği doğurursa ölecek,doğurmazsa bi daha bebek sahibi olamayacak. Bebeğin babası dersek annesini babasını görmek için Türkiyeye gittiğinde tanıştığı birinden. Ama kanser olduğunu bilmiyor... Ve öğrenmesin diye de bir sabah söylemeden geri dönüyor İngiltereye. İpek tabii ki kahroluyor. Ama Çiçek bebeğini İpek'e emanet ediyor... Ölmeden önce iki defter veriyor İpek'e. Biri İpek için diğeri bebeği için. Tabii doğumdan önce bebeğin babasına mektuplar yolluyor. Hasta olduğunu anlatıyor,bebeği olacağını söylüyor ve mektupların tümünde İpekten bahsediyor...
Olaylar öyle bağlantılı gelişiyor ki... Hiç sıkılmadan okuyacağınız,çok yerde duygulanacağınız bir roman.
336 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitabın etkisinden çıkamadım. Bu nasıl bir hikayedir bu nasıl olay örgüsüdür. Bazı kitaplar bizden parçalar taşıdığı gerçek olduğu içim etkileniriz bu kitapta benim için öyleydi. Yazarın kalemi çok iyiydi. Olayları ipek çiçek cemalin gözünden okumak onların duygu ve düşüncelerini anlamama yaradı. Kitabın sonu beni çok etkiledi ve baya üzüldüm. Yaşanılan olaylar çok güzeldi kitapta yeri geldi güldüm yeri geldi üzüldüm. Çoook güzeldi yaaa
368 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Sevgisiz bir Çiçeğin zamansız solması. Giderken ardında bıraktığı tomurcuğu ve ondan ayrılmak istemeyen kardeşten öte can yoldaşı İpeği bütün geleceğini hiç düşünmeden feda eden İpeğin hayatla mücadelesi. Yine yeniden muhteşem bir hikaye kalemine yüreğine sağlık yazarım Güneş Demirel
368 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Çiçek annesi ve babası ayrı babannesinin yanında yetişmiş bir kız.İpek ise babaannesinin evinde çalışanlarının kızı.Çiçek ve İpek bu evde büyüyorlar.Sonra yurt dışına ingiltere'ye okumaya gidiyorlar.Sonrası ise Çiçeğin hasta olduğunu öğrenmesi ve Cemal'le tanışması ve öleceğini bildiği için mektuplar yazması ve Cemal ile İpek'e bir emanet bırakması bu emanet ise evlat adıda Duygu.Sonrasında Duygu büyür ve İpek annesinden kalan mektupları ona verir.Ve Duygu'nun Çiçek adında bir kardeşi olur.Duygu ilk zamanlar da kıskanır ama onuda çok sevdiklerini anlar...
368 syf.
·2 günde·9/10 puan
Yalan yok kitabın sonunu ilk 30 sayfada anlıyorsunuz. Ama böyle kitaplar olur ya hani aslında ne olacağı baştan sona bilinir ama yine de okutturur kendini. Sen Yokken de tam olarak öyle. Ayrıca yer yer güldüren çokça duygulandıran bir kitap kendisi. Daha başlangıcıyla sizi kederlere salıyor.

Çiçek, birlikte büyüdüğü İpek'e belki de bu hayattaki en kıymetli varlığını emanet ediyor. İpek ise hiç tereddüt etmeden karşısına çıkan her türlü engelle savaşarak o emanete gözü gibi bakıyor. Tabi zamanla bu engeller şekil değiştirip başka sorunlar doğuruyor. Hikayeyi ve karakterleri genel olarak çok sevdim ben. Özellikle İpek ile Çiçek'in arasındaki bağ beni çok etkiledi. Arada bir Cemal'e sinir oldum ama bu tür kitaplarda mutlaka birilerine sinir oluruz değil mi? Olmazsa olmaz yani.

Bir kitap olsun, çerezlik olsun, aşk olsun, kolay okunsun, anlatımı da güzel olsun diyorsanız eğer bu kitap aradığınız kitap.
368 syf.
·8/10 puan
Çok yakın iki arkadaş olan İpek ve Çiçek kardeşten öte gibiler, ölüm onları ayırdığında Çiçek hayatındaki en değerli varlığı yani yeni doğan bebeği Duygu'yu arkadaşına emanet ediyor, çünkü biliyor ki bebeğine kardeşi gibi gördüğü İpek'den daha iyi kimse bakamaz....

Çicek geride mektuplar bırakıyor, hem şimdiki zamanda hem de gelecek zamanda İpek'in karşılaşacağı zorluklar karşısında neler yapması gerektiğini anlatıyor tabi bebeğinin babası hakkında bilgiler de veriyor onun bir çocuğu olacağını bilmediğini bu nedenle onu bulmasını istiyor.....

İpek bebegin babası Cemal'i bulduğunda onun çocuğuna bu denli bağlanıp sahip çıkacağını hesaba katmıyor ve ikili arasında Duygu için bir çeşit velayet savaşı başlıyor. Cemal bebeğini kendi büyütmekte kararlı, İpek'de emanetini bırakmamakta ...

Zamanla aralarındaki öfke sancılı bir aşka dönüşüyor, İpek aşık olduğu adamın kendisine olan hislerinden emin olamazken üzerine bir de Cemal'in tutarsız davranışları eklenince zorlu günler kapıyı çalıyor ..

Cemal'e dayanabilirseniz güzel bir kitaptı :))
368 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hiç sevdiğiniz insanları başka bir sevdiğinize emanet etmeyi düşündünüz mü?

Bir insan düşünün. Öleceğini biliyo ve bebeğini canından çok sevdiği kardeşine arkadaşına herşeyi olan kıza emanet ediyor onuda sevdiği adama... Yapabilirmiydim acaba

İpek ve Çiçek çok yakın arkadaşlar hatta arkadaştan öte kardeş onlar. Çiçek kanser ve tanımadığı bir adama aşık oluyor ve hamile kalıyor. Kanser olduğunu saklayıp ondan bir sabah habersiz uzaklaşıyor.. Bebeğini aldırmasını ameliyat olmasını isteyen İpek e sadece bebeğinin olmasını istediğini söylüyor. Bebek oluyor ve Çiçek çok geçmeden ölüyor tabi arkasında kızının babası Cemal'e canının parçası bebeğine ve kardeşten ötesi olan İpek'e kocaman planlı bir hayat ve hatıralarla dolu mektup ve defter bırakıyor...
İpek emaneti olan kızını kimselerle paylaşmak istemiyor. Aynı zamanda Cemal de kızını kimsede bırakmak istemiyor. Böylece bol tartışmalı bir aşk başlıyor... Sonu mutluluk aynı ÇİÇEK'in isteği gibi deftere yazdıkları gibi. Kızını ve can kardeşini sevdiği adama emanet ediyor...

Güneş Demirel bir kitabını daha aşkla gözyaşlarıyla bir çırpıda okudum. Bitmesin istedim resmen her kitabı ayrı ayrı mestediyor bu 3. okuduğum kitap ve inanılmaz şekilde her biri diğeri kadar mükemmelll. Kalemine emeğine sağlık
Aşk koca bir ateşken, biz ateşi özleyen pervane gibiydik. Ateşi özleyip etrafında dönmek varken, yanmaktan korkmak olur muydu? Döne döne yanmayı seçmiştik...
En kıymetlinizi tereddüt etmeden

Bırakabileceğiniz kim var diye hiç düşündünüz mü?



Peki o kişi sizin için tüm varlığıyla,

Aşkı karşısına alıp savaşabilir mi?



İpek, birlikte büyüdüğü çiçek için bunu yapabilecek kalbe sahipti.

Lakin kendisine bırakılan emanet öyle kıymetli ve büyüktü ki

Bunun için cemal’le savaşması gerekiyordu.

Savaştıkça dengeler değişecek,

Aşk büyüyüp hem cemal’i hem ipek’i tüm gücüyle örseleyecekti.





Farklı yönlere savrulmak çözüm olsa da

İnsan tüm kalbini dolduran bir özleme ne kadar dayanabilirdi?

Gurur, aşktan daha mı kuvvetliydi?

O aslında çoğu zaman, mutsuzluğun kapılarını kuvvetle aralayan bir duygudan başka bir şey değildi.



Gururla aşkın bu döngüsel savaşında

İkisi de birbirini yok sayamazken

Hayatın onları nerede ve nasıl birleştireceğini

Sadece zaman gösterecekti.
Aramızdaki bu aşk, çoğu zaman bizi kırıp dökse, ağlatsa, bağırtsa, bazen kıskançlıktan delirtsede çoğaldıkça daha fazla sarmalamış bizi birbirimize bağlayıp tutkumuzu alazlamıştı. Aşk koca bir ateşken, biz ateşi özleyen pervane gibiydik. Ateşi özleyip etrafında dönmek varken, yanmaktan korkmak olurmuydu? Döne döne yanmayı seçmiştik...
"Cemal, o benim kızım. Niye anlamıyor kimse bunu? Doğurmam mı gerekiyordu ille de? Hem sonra doğuran da Çiçek... Kardeşim..."
Güneş Demirel
Sayfa 121 - İpek

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen Yokken
Baskı tarihi:
21 Mart 2018
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052064344
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sen Yokken
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ephesus Yayınları
Baskılar:
Sen Yokken
Sen Yokken
En kıymetlinizi tereddüt etmeden
Bırakabileceğiniz kim var diye hiç düşündünüz mü?

Peki o kişi sizin için tüm varlığıyla,
Aşkı karşısına alıp savaşabilir mi?

İpek, birlikte büyüdüğü çiçek için bunu yapabilecek kalbe sahipti.
Lakin kendisine bırakılan emanet öyle kıymetli ve büyüktü ki
Bunun için cemal’le savaşması gerekiyordu.
Savaştıkça dengeler değişecek,
Aşk büyüyüp hem cemal’i hem ipek’i tüm gücüyle örseleyecekti.

Farklı yönlere savrulmak çözüm olsa da
İnsan tüm kalbini dolduran bir özleme ne kadar dayanabilirdi?
Gurur, aşktan daha mı kuvvetliydi?
O aslında çoğu zaman, mutsuzluğun kapılarını kuvvetle aralayan bir duygudan başka bir şey değildi.

Gururla aşkın bu döngüsel savaşında
İkisi de birbirini yok sayamazken
Hayatın onları nerede ve nasıl birleştireceğini sadece zaman gösterecekti.

Kitabı okuyanlar 226 okur

  • Özge Ertürk
  • BB
  • İlkay yıldırım
  • Tuğba Atıcı Coşar
  • Kübra Duman
  • Simayy
  • insan
  • Gülçün Güllü
  • onyuzmilyonkitap
  • Selinn

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.6 (12)
9
%3.4 (3)
8
%5.7 (5)
7
%3.4 (3)
6
%2.3 (2)
5
%1.1 (1)
4
%0
3
%2.3 (2)
2
%0
1
%0