Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
2021
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 2019
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750751769
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·80 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 14:28
mehmet rauf'un kadın ve gençlik tutkusu hemen her kitabında olduğu gibi burada da gözler önünde. otuz beş yaşında olmasına rağmen ana karakterin seksen yaşında bir ayağı çukurda bir ihtiyarmışçasına tavırları oldukça sinirimi bozdu ama psikolojisinin okura iyi aktarıldığını düşünüyorum. kitabın bazı yerlerinde dönemin hükûmetine gönderme var ki bunları maalesef günümüze de uyarlayabiliyoruz. tarihin tekerrür ettiğini böylece bir kez daha anlıyoruz. alıntı çıkabilecek oldukça yer vardı ancak cümlelerin çoğu paragraf şeklinde olduğundan okura aktarılan ana düşünceyi bizzat kitapta bulup bir iki satır hâlinde çizemiyorsunuz. aynı şeyler tekrar edildiği için bazılarının sıkıcı bulabileceği bir anlatıma sahip ama mehmet rauf'un diğer eserleriyle beraber serap'ın da türk edebiyatında önemli bir yerde olması gerektiği kanısındayım.
Edebiyat
SerapMehmet Rauf · Can Yayınları · 202197 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2023 173. kitabı
"Serap" adlı uzun hikâye, orta yaşlardaki bir adamın, gençliğe olan özlemi ve yaşlanmaya karşı korkularını dile getiriyor. Otuzbeş yaşındaki erkek kahramanımız, bir gün vapurda genç ve güzel bir kadın görmesiyle, yaşantısını sorgulamaya başlıyor. Hayatın günlük rutinler ve âdetlerle çevrili olduğunu, tesadüflerle de şekillendiğini düşünüyor. Nasıl bir ideale sahip olursan ol, yine de herkesin yaşadığı gibi bir hayat yaşamak zorunda kalınacağı sonucuna varıyor. Gençlik de yitip giden, geri dönülemeyecek bir güzellik olduğu için, bir "serap" olarak nitelendiriliyor. Olay, ikinci meşrutiyet ve hürriyetin geldiği bir dönemde yazıldığı için kitapta yer yer istibdat döneminden yakınmalar da bulunuyor. Vasat bir kitap olarak değerlendiriyorum. Okuyun veya okumayın diyemiyorum.
SerapMehmet Rauf · Can Yayınları · 202197 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2024 13:26
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; kitap 176 sayfa olarak görünmesine rağmen aynı metin iki defa yazılmış, bir tanesi günümüz Türkçesine uygun olarak sadeleştirilmiş hali, diğeri ise latin harflerine aktarılmış orijinal metindir. Kitabın konusu, vapurda genç, güzel bir Rum kızına rastlayan baş karakterimizin, bu güzelden hareketle kendi gençliğine, karısıyla ilk tanışmalarına gitmesi, daha sonra eve döndüğünde ise yaşanan bazı olaylardan ötürü bir orta yaş krizine girip kendiyle olan hesaplaşmalarıdır. Kitabın içerisinde gayet yerinde aforizmalar ve psikolojik tespitler bulunmakta özellikle 30-40 yaş aralığındaki okurlar tanıdık hissiyatlar bulacaklardır.
SerapMehmet Rauf · Koç Üniversitesi Yayınları · 201997 okunma
Serap’ın Kısa Eleştirisi
3/10
·176 syf.··
2021 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 15:40
Mehmet Rauf ismi Türk Edebiyatı için önemli bir isim ancak Serap onun bu ismini gerektiği gibi taşıyan kitaplardan biri değil. Ne için yazıldığı belli olmayan, yazarın o dönemde geçirdiği hastalıklar ve sıkıntılar dolayısıyla içinde bulunduğu ruhi bunalımın bir sonucu gibi görünen, ikinci Meşrutiyet’in ilk yılında neşredilen bir kitap. ll. Abdülhamit dönemini eleştirmeye çalışan ama bunu da başaramayan kitaplardan. Konusuna gelince istibdat döneminden sonraki ll. Meşrutiyet’in getirdiği özgürlükleri anlatmaya çalışan ll. Abdülhamit dönemini yermek için yazıldığı ya da öyle olsun diye başlandığı anlaşılan kitap bir insanın kendi kişisel kaygıları ve yaşadığı hayatla ayakları yere basmayan mücadelesine dönüşüyor. Kitabın sonunda okuyucunun bay egoyu takdimidir diyesi geliyor. Okumanızı hararetle tavsiye etmiyorum. 
Edebiyat
SerapMehmet Rauf · Koç Üniversitesi Yayınları · 201997 okunma
6/10
·176 syf.··
2022 95. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2022 23:49
Romanımız aşk anlatısının da politik romanla birlikte olunabileceğini göstermektedir. II. Abdulhamit dönemindeki rejimin topluma karşı baskısından kaynaklı yaşanan içsel bir çöküşü anlatmakta. İstibdat dönemindeki kısıtlamalardan dolayı ‘geçmiş elden gitti’ düşüncesi ve vapurdaki genç kızla karşılaşınca arzuya geç kalınmışlık düşüncelerinin de girmesiyle adamın gelgitli tavırlarını görmekteyiz. O dönemin nasıl olduğunu, rejimin nasıl iz bıraktığını roman nitekim cevap vermekte. -spoi- Romanı okuduğumuzda narsist ve cinsiyetçi kadın fikrine sahip olan bir karakterle karşılaşmaktayız. Karakterimizin eşiyle evlenmeden önce birlikte olması, kafasından bireysel özgürlük mü yoksa toplum ahlakına uyup arzularına ketm vurmak mı düşüncesiyle arada kaldıktan sonra kandınla birlikte olması, hemen sonrasında pişman olması ve pişman olmasının getirdiği namus algısıyla erkeğin arzusu ile gerçekleşen ve kadını kendi egemenliğinde koruyan, kollayan olarak görüp onunla evlenmesi bize eril bir erkek performansını gösteriyor. Kadının seçme şansının olmadığını ve erkeğe tabii olacak kişidir baskısını görüyoruz. Kısaca kadını nesneye indirgeyen bakış açısına sahip olarak kadın teslim olan, erkek sahip olan düşüncesi aktarılmaktadır. İstibdat döneminin ruhunda yarattığı içsel çöküşle, geç kalmışlık telaşıyla kadınlara hükmetmeye çalışması ve kadınlar üzerinde ürettiği perspektifi yaşadığı içsel çöküşten kaynaklı olduğunu anlatıyor eserimiz. Genel bir bakışla bakıcak olursak da eserde yaşanan aşkın eksik olmadı, hayatının ve gençliğinin eksik olduğunu görmekteyiz. Romanda hiçbir şey tam olarak yaşanmış da değil zaten…
Edebiyat
SerapMehmet Rauf · Koç Üniversitesi Yayınları · 201997 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)