Serçe Parmağı

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.743
Gösterim
Adı:
Serçe Parmağı
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055830854
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vadi Yayınları
Baskılar:
Serçe Parmağı
Serçe Parmağı
Bir serçe misali, yazarımız bu kitabında da daldan dala konmaya devam ediyor. Kitabı okurken; kimi zaman kendinizi bir örümcek ağının karşısında bir ilmeğin ucunda, kimi zamansa düz bir gezegenin en uç noktasında oltayla yıldız tutarken buluyorsunuz. Bütün bu farklılıklar içerisinde yazarımız kendisini serçelere adamayı da ihmal etmiyor. Ne de olsa serçe parmaklarımız amaçlarına uygun bir şekilde kullanılmalı, değil mi?
"Hayatımdan bir sözcük eksildiğini hissettiğimde içim çok sızlıyor benim. Eminim siz de az ya da çok yaşıyorsunuzdur bunu. Biri zamanın bir yerinde düşürdüğümüz bütün o sözcükleri toplayıp getirse, koysa önümüze, iyi olmaz mı? Belki bunun için de gönüllüler çıkabilir aramızdan! Siz yapabilir misiniz bunu beyefendi? Ya siz hanımefendi? Ben mi? Üzgünüm, ben meşgulüm fazlasıyla... Serçelere adadım ömrümü. Onlara istedikleri zaman konabilecekleri bir çift parmak sunuyorum. İşte şu iki küçük serçe parmağımı... "
156 syf.
·8/10 puan
Rilke’nin kitaplarını okurken yıllar öncesinden bir söz çıktı geldi beyin kıvrımlarının arasından. Bir şairin sözcükleri kaynatarak baldıran ürettiğini iddia eden bir sözdü bu. Söz konusu şair ise Rilke. Kitabı aldım elime, 18.02.2012 diye not düşmüşüm okuduğum tarihi. O zamanlar Rilke’den haberim bile yokken nasıl da dikkatimi çekmiş bu söz. Biraz karıştırayım elime almışken kitabı dedim, fark ettim ki zaten kitapta yazılı olan hemen hemen her cümle benimleymiş bunca senedir. Beni ben yapanlardanmış anlayacağınız. Çok iyi biliyordum bazı şeyleri, mesela “prensip olarak insanların örümceklerin gözlerinin önünde canlarına kıymalarına karşı” olmasını. Yahut ‘düşüncelerin son zamanlarda kişilik kazanmaya başladıklarını’ da. Kalbini elinde taşıyan Bayan Fildişi’yi de çok iyi hatırlıyorum mesela, düşmesin diye kulağını yerinden çıkaran adamla sohbet eden, hani Bir Yalan Kulübünde tanışmışlardı ya. 7 gizli hikayesini de hatırlıyordum, Ölü Prenses ve Yedi Cüceler’deki yedi gizli cücenin. Peki ya kafasındaki deliklere dünyayı gezdiren bir adam ile tanıştınız mı hiç? Ben tanışmıştım bu sayfalarda. Onu hatırlamıyordum ama hatırladım görünce. Peki ya Ölümlü bir insanla karşılaştınız mı? Ona “İnsanı bilir misin? Oralıdır.” Diye sorarsınız bir gün, karşılaşırsanız eğer, o da size cevap verecektir “Ölüm büyüktür. Kimse kimseyi bilmez.” O zaman “İnsan insanı bilmez mi hiç?” demeyin sakın, “Asıl insan insanı bilmez.” Cevabını alırsınız sonra. Peki siz bildiğiniz bütün şarkıları ilk kimden öğrendiniz? Bildiği bütün şarkıları “hiçkimseden!” öğrenen biri de var bu sayfalarda. Diyor ki, “Etrafa notalarını dökmeden kim şarkı öğretir başka insana!” Bir gün batan bir gemi ile kalabalık bir adaya düşen ıssız bir adamın öyküsü peki? Onu da mı bilmiyorsunuz? Aslında ne kadar da tanıdık bize bir bilseniz… Katlanamıyor gürültüye, sürekli konuşmalara, bağırmayı deniyor en sonunda. Bütün o gürültüyü yırtacak bir isyanla bağırıyor ve ne oluyor dersiniz? Yalnızca saniyenin onda biri kadar bir süre duruyorlar. Saniyenin onda biri…

Garip bir inceleme gibi mi geldi sevgili okurlar? Bir de Gökhan Özcan'dan dinlemeyi deneyin bu birbirinden garip ama bir o kadar tanıdık 22 hikayeyi. Bu anlattıklarım yalnızca yarısıydı. Daha binyıl yalnız yaşayan, eski kaşıntılarını özleyen adamdan yahut ömrünü serçelere adayan, konsunlar diye bir çift parmak sunandan da bahsetmedim. Hangi birinden bahsedeyim bu büyülü dünyanın? Yıllardır aklımdan çıkmayan, birbirinden farklı cümleler ve hikayelerle dolu 'karpuzlu kekine' ithaf edilmiş bu kitapla tanışmayı niçin hiç düşünmüyorsunuz sayın Ölümlüler?
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Ön yargıyla elime alıp okumaya başladığım ,beni ama içimdeki beni çok farklı yerlere götüren karmaşık gibi duran fakat okudukça sadeleştiğini ,özgünleştiğini, senleştiğini sezdim .. Seyahat ettik birlikte Büyük Yalan Kulübünü ,Ölü Prenses ve yedi farklı cüceyi, Kalp Yetmezliğini, Yalan Dünyayı ,Binyıllık Yalnızlığı,Gelip Geçenleri,Kafakurdunu ,Kelebek sıtmasını ,Serçe Parmağını ,Cânânı ve daha 11 birbirinden güzel hikâyeyi .. Kalabalıkların eleştirilerini,kendin olmanın ve yaptığın şeylerin boş olmadığını ,bir şeyi hissederek yapmanın güzelliğini ve daha birçok güzel şeyi anlatan ,gerek üslubu gerek samimiyetiyle serçe parmağı kadar zarif bir kitap. Kalbimi bırakıp uzaklaşıyorum iyi okumalar ...
120 syf.
·11 günde
Bu isim altında yazılan ne varsa okumayı kendime bir borç bilerek elime alıyorum her seferinde. Gazete, dergi, kitap... Yine şaşırtmadı... kelimelerin arasında kayboldum. Bazı yazıları çoğu zaman hayatı, hayatın içinden geçen insanları en çokta benliğimizin içinde kıyıda köşede keşfedilmeyi bekleyen noktalarımıza ulaşıyor.
120 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Merhabalar. Sarı derviş Gökhan Özcan'ı sevenler tarzına alışıktır zaten. Belki ilk defa okayacak olan , yazar burda ne demek istemiş diye düşüncelere dalacakken, iyi bir sarı derviş okuru gülümsemeye başlayacaktır bile. Ben seviyorum ince konuların yine ince esprilerle yahut tam espri demeyelim de nüktelerle diyelim, insanı eğlendirip düşündüren ifadelerle anlatılması diyelim, işte bu tarzı seviyorum. Hayatımın bir köşesinde yer alacak bu yüzden Gökhan abi hep.
116 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Bir gece vakti rastgele bir yazısını açıp merhem niyetine sürebilirsiniz kalbinize.
Beni en çok etkileyen (kalbime merhem niyetine sürebileceğim) CÂNÂN Ve ÇATLAK yazıları oldu.
İçine çeken bir yapısı olduğu için de bir çırpıda okunabilir.
Lezzet alarak okumak isterseniz yüksek sesle ve kendinizi dinleyerek okumanızı tavsiye ederim.
Kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap, bence.
156 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Gökhan Özcan başkadır benim için,nerede ismini görsem hemen başlarım okumaya.Güzel adam vesselam.En güzel hikayenin adını vermiş kitaba.Fakat son hikaye başka,gözlerim kalbim açık okudum "Cânân"ı.Bu nasıl ifade güzelliği,her satırına insan nasıl bu kadar çok şey gizler.Velhasıl kelam ben yine büyüsüne kapılarak kapattım kitabı.Var olsunlar, kalpleriyle çekinmeden sayfaları süsleyenler. Gökhan Özcan
156 syf.
·Puan vermedi
“Yağmursun” başlıklı metni okuyunca, her öykücünün içinde gizlenmiş bir şair olduğuna inandım. Özcan'ın kitaptaki diğer metinlerinde de yer yer uç veren şiirsel ifadeler, söz konusu metinde iyice görünür olmaktadır. Bir mensur şiir var karşımızda adeta. “Küçük bir yağmur damlası gibi” duygulu, incelikli ve hüzünlü. “Cânân” yazısını da, romantik bir aşk şiiri gibi okuyabiliriz.
Anlatılarının neciliği, nasıllığı ne olursa olsun, Gökhan Özcan okumak, kanaatimce bir ayrıcalıktır ve okuyanda mutlaka bir farkındalık, tiryakilik yapacaktır. Bu anlatılar, bir şiir olacak kadar kıymetli “insan gülümsemeyi ertelememeli fotoğraflarda” ifadesi için bile okunabilir.
118 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Ve bir Gökhan Özcan kitabının daha sonuna geldim, tam 22 hikayeden oluşan bir kitap ama alışılmışın dışında hikayelerdi öyle güzel kelimelerle süslenmiş betimlenmiş ki harika hikayeler ortaya çıkmış en beğendiğim serçe parmağı başlığıydı, ben beğendim kitabı şiddetle tavsiye ederim.
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kelimelerin içi doldurulmuş hikayelerle bezenmiş bir kitap. Evet bazı kelimeler boş olur maalesef sadece yazılmak için yazılır.
Yazarın iki kitabını okudum, nasipse 3. Kitabını da okuyacağım.
İlk ruh yordamı kitabı ile başladım. Güzel kitaptı. Sanki kitabın içinden gerçekleri haykıran bir varlık çıkıyor ve Umutsuzca sana umudu ve gerçekleri anlatmaya, aşılamaya çalışıyor....
Bu kitap ondan daha farklı, gerçek dışı, tamamen hayal dünyamı zorlayan yazılardan müteşekkil.
Açık olmak gerekirse beklentimi tam karşılamadı.... Beğenmediğim yerler var tabiki.
Ama dikkatimi çeken bir şey vardı ki;
Yazarımız ümitsiz, umutsuz, kafasında çok farklı, bu dünya ile hiçmi hiç alakası olmayan bir gezegende yaşıyor yada yaşamak istiyor. Ama hayata bakışı çok olumsuz beeee.
Bana öyle geldi yani :)
120 syf.
·Puan vermedi
Gökhan Özcan’ın yine kelimelerle oynadığı ne yazdığı değil ne anladığımızın anlamlandırıldığı kitap. Neyi aramak istiyorsanız onu bulursunuz karşısında yani yazdıklarının.
120 syf.
·32 günde·5/10 puan
Hayatımda okuduğum en ilginç kitaplardan. İçinde öyle bir kaç yazı var ki mükemmel. Ama onların dışındaki yazılar baya garip. Kötü diyemiyorum, garip diyorum. Çünkü gerçekten sıradışı bir tarzı var Gökhan Özcan'ın.
120 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Bu kitaptan önce Gökhan Özcan’ın Göz Ağrısı kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim. Lakin bu kitaptan aynı tadı alamadım. Belki de tarzını anlayamadığım için beğenemedim. Evet içinde ince espirileri bolca barındıran bir kitap; lakin yine de çok sarılarak okuyamadım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Serçe Parmağı
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055830854
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vadi Yayınları
Baskılar:
Serçe Parmağı
Serçe Parmağı
Bir serçe misali, yazarımız bu kitabında da daldan dala konmaya devam ediyor. Kitabı okurken; kimi zaman kendinizi bir örümcek ağının karşısında bir ilmeğin ucunda, kimi zamansa düz bir gezegenin en uç noktasında oltayla yıldız tutarken buluyorsunuz. Bütün bu farklılıklar içerisinde yazarımız kendisini serçelere adamayı da ihmal etmiyor. Ne de olsa serçe parmaklarımız amaçlarına uygun bir şekilde kullanılmalı, değil mi?
"Hayatımdan bir sözcük eksildiğini hissettiğimde içim çok sızlıyor benim. Eminim siz de az ya da çok yaşıyorsunuzdur bunu. Biri zamanın bir yerinde düşürdüğümüz bütün o sözcükleri toplayıp getirse, koysa önümüze, iyi olmaz mı? Belki bunun için de gönüllüler çıkabilir aramızdan! Siz yapabilir misiniz bunu beyefendi? Ya siz hanımefendi? Ben mi? Üzgünüm, ben meşgulüm fazlasıyla... Serçelere adadım ömrümü. Onlara istedikleri zaman konabilecekleri bir çift parmak sunuyorum. İşte şu iki küçük serçe parmağımı... "

Kitabı okuyanlar 245 okur

  • Beyza
  • Aysun Ulus
  • Zîşan
  • Zehra
  • Kitapseverbiri
  • Emre kiraz
  • Esra Özdemir
  • Emir Burak
  • Şerife Doğan
  • Ruhiye

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (16)
9
%15.3 (11)
8
%15.3 (11)
7
%5.6 (4)
6
%1.4 (1)
5
%2.8 (2)
4
%1.4 (1)
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%2.8 (2)