Adı:
Seyahatnâme
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
214
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059317115
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yason Yayınevi
Baskılar:
Seyahatname
Seyahatnâme
Seyahatname
Seyahatname
Seyahatnâme
Evliyâ Çelebi (d. 25 Mart 1611, İstanbul - ö. 1682), 17. yüzyılın önde gelen gezginlerindendir. Elli yılı aşkın süreyle Osmanlı topraklarını gezmiş ve gördüklerini Seyahatnâme adlı eserinde toplamıştır. Çelebi ailesi aslen Kütahyalı olup, fetihten sonra İstanbul´a yerleşmiş, zaman zaman Kütahya´da da kalmışlardır.İstanbul´un Fethi sırasında Evliya Çelebi´nin dedesi Kara Ahmet Bey´in dedesi olan Yavuz Özbek (Er), Fatih Sultan Mehmed´in akıncılarından olup fetih ganimeti ile Unkapanı´nda yüz dükkan, bir cami ile beraber bir ev yaptırmıştır. Eski adıyla Sağrıcılar Camii olan bu cami Yavuz Sinan Camii´dir. Evliya Çelebi´nin dedesi Kara Ahmet Bey, Kütahya´daki evlerinin önündeki türbede medfundur. Babası Derviş Mehmed Zıllî, I. Süleyman´dan I. Ahmed'e kadar ki padişahların kuyumcubaşılığında bulunmuş pek çok sefere katılmış, çok yaşlı iken vefat etmiştir. Annesi Abhaz´dır. Annesinin kardeşi Melek Ahmed Paşa´nın validesi olduğu için Melek Ahmed Paşa´nın himayesinde bulunmuştur. Amcası Firâki Abdurrahmân Çelebi´dir. Babası, annesi ve büyük annesi Beyoğlu´nda şimdiki Lohusa Sultan Türbesi yakınındaki Meyyit Mezarlığı´nda gömülüdür.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme´sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Evliya Çelebi´nin 10 ciltlik Seyahatnâmesi, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahip olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
120 syf.
·Beğendi·9/10
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinin yazılmasına vesile, 1630 yılının aşure gecesi Hz. Peygamber'i rüyasında görüp ''Şefaat Ya Resulullah'' diyeceğine ''Seyahat ya Resulullah'' demesidir. Böylece Peygamberimiz tarafından seyahat ve şefaat ile müjdelenir. Osmanlı topraklarını 40 yıl civarı bir süre dolaşarak şehirlerin camileri, hastaneleri, yiyecekleri, iklimleri ve genel kültürüyle ilgili, hem o zaman hem de şimdi ki zaman için eşsiz 10 ciltlik bir eser yazmıştır. Seyahatname'nin bir çok dile çevirisi yapılmıştır. 100 temel eser arasında yayınlanan bu kitabında seyahati ile ilgili bazı bölümler yer alıyor. Şehirlerimizin tarihçesini Evliya Çelebi'nin mizahi kaleminden okumayı sevdiğimi söylemek isterim.
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
kuskusuz bu cografyanin en büyük seyyahlarindan biri .seyahatnamesinde de bu sifata yakisir bir anlatimi var. okuyucuyu istahlandirmak icin mubalaga sanatini sonuna kadar kullanmis oyleki bazi bolumleri masalsi havada anlatiyo.ornegin erzurumun soğugunu anlatirken "Hatta bir kere bir kedi, bir damdan bir dama pertâb iderken (atlarken) muallakda donup kalır. Sekiz aydan nevrûz-i Harzemşâhî (ilkbahar) geldikte mezkûr kedinin donu çözülüp ‘miyav’ deyüp yere düşer" diyo baska bi bolumde anadolunun biryerinden agaca cikan sincabin yere inmeden tüm anadoluyu dolasabilcegini soyluyo.Gezginlerin rehberi olabilcek bi kitap icinizdeki seyyah ruhu kamciliycaktir.
672 syf.
·Beğendi·9/10
ÇOK FAZLA DEYİM KULLANILMIŞ OLSA DA :) SEYAHATNAMEYİ OKURKEN ZEVK ALDIĞIMI SÖYLEMEK ZORUNDAYIM :)
EVLİYA ÇELEBİ 'NİN İLİM ÇİNDE DE OLSA ALINIZ!I BİZE AKTARABİLMESİ HOŞ :)
Saltanat merkezi olan büyük Konstantiniye şehri -Allah belalardan korusun - daha önce Ak Şemseddin Hazretlerinin Fatih'e bildirdiği gün ve saatte feth edildi ki, 20 Cemaziyelahir 857 Çarşamba (12 Temmuz) günü idi. İstanbul'un fetih günü için bir çok şairler tarihler düşürmüşlerdir. Fakat Kur'an'da bulunan "Beldetün tayyibetün" (En güzel belde) sözü en doğru tesadüftür.
Evliya Çelebi
Sayfa 32 - Morpa Kültür Yayınları
... şaşırarak "şefaat ya resulallah" diyeceğim yerde "seyahat ya resulallah" demişim. peygamberimiz hemen gülümseyip: allah sağlık ve selametle şefaatimi, seyahati ve ziyareti sana kolay kılsın, dediler.
Evliya Çelebi
Sayfa 10 - mutena yayın
Sırrı öyle bir sakla ki vücudundaki canın duymasın.
Yanlışlıkla ağzına alma ki dilin duymasın.
Bir gün “Hoş geldin Bursa seyyahı, sefa getirdin” dedi babam. Oysa benim nereye gittiğimi kimse bilmiyordu. Ya da ben öyle zannediyordum. “Babacığım! Bu fakirin Bursa’da olduğunu nereden bildiniz?” deyince babam:

– Sen 1050 senesi Muharrem ayında kaybolduğun gece, ben nice etkili dualar okudum. O gece rüyamda seni gördüm. Bursa’da, Emir Sultan Tekkesi’ndeydin. Ağlıyordun. Gezi için izin istiyordun. O gece nice canlar, sana izin vermem için bana yalvardı. Ben de izin verdim.

Birlikte Fatiha okuduk. Bak oğlum, bundan sonra sana bol bol seyahat görünüyor anladığım kadarıyla. Ama öğüdümü dinle, dedi. Elimden tutup ayağa kaldırdı. Sağ eliyle sol kulağımı bükerek:

– Oğul!

– Sakın ola besmelesiz yemek yeme. Adam yoksul olur. Sırrın varsa en yakınına bile söyleme. İyi adını kötüye çıkarma. Kötüye yoldaş olma. Zararını çok çekersin. Sen daima ileri yürü! Gözüm benim, geri kalma. Ekili tarlaya basma. Dost payına göz dikme.Bir şey koymadığın yere el uzatma. İki kişi konuşurken dinleme. Ekmek ve tuz hakkını gözet. Davetsiz bir yere gitme. Gidersen, güvendiğin yere, dürüst kimseye git. Sır sakla. Topluluklardan duyduğun sözleri aklında tut. Evden eve söz taşıma. Dedikodu etme, ahlaklı ol. Herkesle iyi geçin. İnatçı ve kötü sözlü olma. Yaşlılara saygı göster. Senden büyüklerin önünde gitme. Her zaman temiz ol. Haram ve yasak olan şeylere yaklaşma. Beş vakit namazını bırakma. İlim ve erdeminle meşhur ol.

Oğul!

Büyük adamlarla, vezirlerle beraber olursun. Dünya için bir şey isteme ki kendinden nefret ettirme. Eline geçen malı boş yere harcama. Tutumlu ol ki kimseye muhtaç olma. Su uyur, düşman uyumaz. Uyanık ol. Allah yardımcın olsun. Bu öğüdümü kulağına küpe et, deyip enseme bir pehlivan tokadı vurmasın mı?

– Yürü! Sonunda hayır ola! Fatiha, dedi.

Tokadın etkisinden kurtulup gözlerimi açınca evimizin içi nurla dolmuştu. Hemen babamın elini öptüm. Bana on iki kitap hediye etti. Bir miktar da para verdi.

– Yürü! Ne tarafa istersen gidebilirsin. Ama gurbet elde tedarikli ol, cömert ol. Dertlilere yardım et.

Alnımdan öptü. Kalp gözüm açılmıştı.Heyecanlanmıştım, sevinmiştim. Ertesi gün, İzmit’e doğru yola çıktık
Kırım’da zengin bir tüccar cami yaptırmaya başlar. Binlerce kişi toplanır, yardım eder. O sırada inşaatın yanından bir ticaret kervanı geçer. Kervan on katar deve, misk ve amber yüklüdür. Kervan sahibi selam vermez.

– Ey kervan sahibi, nereden gelip nereye gidersiniz? Yükünüz nedir? Diye sorarlar. Ama kervan sahibi oralı değildir. Kasıla kasıla geçer gider.

Cami yaptıran tüccar kızar. Adamlarıyla kervanı çevirir. Adamları, develerin üzerindeki bütün yükü indirirler. Yükte ne kadar misk ve amber varsa, sahibinin gözünün önünde, hepsini çamura katarlar. İnşaatın harcını, su ile değil de misk ve amberle kararlar.

Kervancı ne yapacağını bilemez. Hayret içinde oradan oraya koşuşturmaya başlar. Konuşur ama kimseye dinletemez. Tüccar onu alıp evine götürür. Büyük bir ziyafet verir. Yemekten sonra develerine altın yükleyip:

– Var şimdi git can kardeşim. Ama selamı unutma! Der. Kendini de bir şey sanma.

Cami tamamlanır, ismini Amber-i Çin Camii koyarlar. Ne zaman ki yağmur yağsa, cami duvarları pek güzel kokar. Hatta ben, denemek için toprağından bir parça alıp ateşe koydum, hakikaten amber koktu.
Bir devrişe "Nereden geliyorsun?" Demişler. Derviş "Kar rahmetinden geliyorum" demiş. "Bu nasıl bir duyarsız" demişler. Derviş de "Soğuktan , 'ere zulum' olan Erzurum'dur" demiş. "Orada yaz olduğuna rast geldin mi?" demişler. Derviş de " Vallahi! 11 ay 29 gün orada kaldım. Halk hep yaz gelecek dedi. Ben görmedim" demiş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Seyahatnâme
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
214
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059317115
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yason Yayınevi
Baskılar:
Seyahatname
Seyahatnâme
Seyahatname
Seyahatname
Seyahatnâme
Evliyâ Çelebi (d. 25 Mart 1611, İstanbul - ö. 1682), 17. yüzyılın önde gelen gezginlerindendir. Elli yılı aşkın süreyle Osmanlı topraklarını gezmiş ve gördüklerini Seyahatnâme adlı eserinde toplamıştır. Çelebi ailesi aslen Kütahyalı olup, fetihten sonra İstanbul´a yerleşmiş, zaman zaman Kütahya´da da kalmışlardır.İstanbul´un Fethi sırasında Evliya Çelebi´nin dedesi Kara Ahmet Bey´in dedesi olan Yavuz Özbek (Er), Fatih Sultan Mehmed´in akıncılarından olup fetih ganimeti ile Unkapanı´nda yüz dükkan, bir cami ile beraber bir ev yaptırmıştır. Eski adıyla Sağrıcılar Camii olan bu cami Yavuz Sinan Camii´dir. Evliya Çelebi´nin dedesi Kara Ahmet Bey, Kütahya´daki evlerinin önündeki türbede medfundur. Babası Derviş Mehmed Zıllî, I. Süleyman´dan I. Ahmed'e kadar ki padişahların kuyumcubaşılığında bulunmuş pek çok sefere katılmış, çok yaşlı iken vefat etmiştir. Annesi Abhaz´dır. Annesinin kardeşi Melek Ahmed Paşa´nın validesi olduğu için Melek Ahmed Paşa´nın himayesinde bulunmuştur. Amcası Firâki Abdurrahmân Çelebi´dir. Babası, annesi ve büyük annesi Beyoğlu´nda şimdiki Lohusa Sultan Türbesi yakınındaki Meyyit Mezarlığı´nda gömülüdür.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme´sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Evliya Çelebi´nin 10 ciltlik Seyahatnâmesi, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahip olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0