Seyahatname

Evliya Çelebi
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yeni Bir Okurun Gözünden "Seyahatname"
7/10
·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 19:01
Günümüz yaşamından çok farklı olan bir döneme şahit olmak çok büyük bir mutluluk verdi. Yaklaşık yarım asırlık bir gezi ve bilgi birikimi sonucunda Evliya Çelebi bu eseri birleştirmiş ve bizlere sunmuş. Kitapta hem günümüz Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kalan şehir ve ilçeler hakkında bilgi alıyoruz hem de o dönemde Osmanlı devleti sınırları içinde kalan bölgeler hakkında bilgi alıyoruz. O dönemde insanların nasıl seyahat ettiğini, nasıl konakladıklarını okuma şansımız oluyor. Ölçü birimlerinin belirsizliği (adım, karış vb) de bir hayli ilginç. Dönem olarak Evliya Çelebi'nin anlatıları bana Don Kişot eserini anımsattı. Dönem ve şehirler hakkında daha detaylı bilgi almak isterdim. Verilen bilgiler çok yüzeysel kalmış diye düşünüyorum.
SeyahatnameEvliya Çelebi · Nokta Kitap · 2024563 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2020 5. kitabı
okumaktan çılgınlar gibi zevk aldığım yazın türü. şimdilerde bize absürd gelen yaşayış biçimlerine şahit oldukça inanılmaz haz alıyorum, belki de bu hazzın temelinde içinde yaşadığım zamanın yaşayış biçimlerine ve normlarına karşı hissettiğim tiksinti de yatıyor olabilir, geçmişi kutsayıp içinde bulunduğumuz zamanı aşağılamak gibi bir amacım yok. bizi bugün yönlendiren ya da bazı hedeflere güdümleyen kavramların, çok değil daha 100-200 sene evvel var olmadıklarını ya da o zamanın insanlarının dertlerinin şimdilerde var olmamasını düşündüğümde içinde bulunduğum zamanın ve zamanın getirdiklerinin fena halde esiri olduğumu hissediyorum
SeyahatnâmeEvliya Çelebi · Yeni Şafak Yayınları · 2006563 okunma
10/10
·120 syf.··
2024 102. kitabı
Seyahatname'yi okurken, sanki sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir zaman makinesiyle geçmişe yolculuk yapıyormuşum gibi hissettim. Evliya Çelebi'nin gözünden Osmanlı İmparatorluğu'nun dört bir yanını görmek, o dönemin kültürüne, insanlarına, geleneklerine ve yaşam tarzına dair inanılmaz detaylarla dolu bir dünya sundu. Her sayfada yeni bir yer keşfederken, Evliya’nın gözlemleri ve anlatımı beni gerçekten içine çekti. Evliya Çelebi’nin dili o kadar canlı ve renklidir ki, onunla birlikte gezdiği yerleri adeta ben de görmüş gibi hissettim. Seyahatname, sadece tarihsel bilgiler sunmuyor; aynı zamanda her yörenin kokusunu, tadını, atmosferini hissettiriyor. Kitap boyunca farklı yerlerde yaşayan insanların yaşam tarzlarını, onların inançlarını ve günlük alışkanlıklarını öğrenmek çok keyifliydi. Bu, Evliya'nın anlatımındaki samimiyetten ve detaylara olan tutkusundan kaynaklanıyor. Ancak, "Seyahatname"nin hacmi ve dilinin eski Türkçe ağırlıklı olması, bazı bölümlerde okumayı zorlaştırabiliyor. Kimi zaman, olayların akışına kapılıp gitmek yerine, durup anlatılanları anlamak için çaba sarf etmek gerekiyor. Bu, kitabın bazen ağırlaşmasına neden olabiliyor, ancak bu da eserin tarihsel bir belge niteliğinde olmasından kaynaklanıyor. Evliya Çelebi’nin abartılı hikayeleri ve fantastik öğeleri, kimi zaman gerçekliği sorgulatıyor; ama bu da anlatının büyüsünü bir parça artırıyor. Bununla birlikte, Evliya Çelebi’nin gözlemleri ve detaycılığı beni derinden etkiledi. Onun sayesinde, o dönemin dünyasını anlamak ve hissetmek mümkün oldu. Eğer tarih ve kültürle ilgileniyorsanız, "Seyahatname"yi okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Bu kitap, sadece bir seyahat günlüğü değil, aynı zamanda bir kültürel miras niteliğinde.
1000Kitap
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013563 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2015 50. kitabı
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinin yazılmasına vesile, 1630 yılının aşure gecesi Hz. Peygamber'i rüyasında görüp ''Şefaat Ya Resulullah'' diyeceğine ''Seyahat ya Resulullah'' demesidir. Böylece Peygamberimiz tarafından seyahat ve şefaat ile müjdelenir. Osmanlı topraklarını 40 yıl civarı bir süre dolaşarak şehirlerin camileri, hastaneleri, yiyecekleri, iklimleri ve genel kültürüyle ilgili, hem o zaman hem de şimdi ki zaman için eşsiz 10 ciltlik bir eser yazmıştır. Seyahatname'nin bir çok dile çevirisi yapılmıştır. 100 temel eser arasında yayınlanan bu kitabında seyahati ile ilgili bazı bölümler yer alıyor. Şehirlerimizin tarihçesini Evliya Çelebi'nin mizahi kaleminden okumayı sevdiğimi söylemek isterim.
Tarih
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013563 okunma
Puan vermedi·214 syf.··
2021 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 23:31
Evliya Çelebinin rüyasında Peygamberimizi görüp ona ‘’Şefaat Ya Rasullah’’ diyeceği yerde dili sürçerek ‘’Seyahat Ya Rasullah’’ demesi üzerine başlıyor yolculuğu. Yüz yıllar önce gezmiş görmüş ve yazmış. Aslı 10 Cilt fakat farklı basım evlerinden daha yalın halleriyle ve özetleriyle bulabiliyorsunuz. Okurken çoğu yerde tebessüm edip zaman yolculuğu yapıyorsunuz; Bi gün başkası anlamasın diye hizmetkarlarıyla kuş dili konuşuyor, bazen Trabzonun çetin sularında boğulma anıları gibi maceracı anılarından veya Viyana’da gördüğü beyin ameliyatındaki tecrübelerinden bahsediyor. Hele timsah gibi günümüzde 2 yaşındaki bebenin bile bildiği fakat o zamanları görülüp bilinmeyen hayvanın neye benzediğini, ne yiyip ne içtiğini anlatırken sanki siz de o hayvanı ilk defa duymuş gibi oluyorsunuz. Hatta şu an günümüzde bildiğimiz çoğu şeyin seyahatnameden alıntı olduğunu anlıyorsunuz okurken. Mesela Kayserililer o zamandan sıkı pazarlıkçıymış:) Velhasıl güzel bi baskısını bulduğunuzda mutlaka alın. Benim elimdeki baskıyı ben beğenmedim yazım hataları var araştırılıp alınması gereken ve her kütüphane bulunması gereken bi eser. Gittiğiniz memeleketleri okurken daha da bi keyifli oluyor. Eski ve şimdiyi kıyaslıyorsunuz...
Edebiyat
SeyahatnameEvliya Çelebi · Dorlion Yayınevi · 2019563 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2017 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2017 10:37
kuskusuz bu cografyanin en büyük seyyahlarindan biri .seyahatnamesinde de bu sifata yakisir bir anlatimi var. okuyucuyu istahlandirmak icin mubalaga sanatini sonuna kadar kullanmis oyleki bazi bolumleri masalsi havada anlatiyo.ornegin erzurumun soğugunu anlatirken "Hatta bir kere bir kedi, bir damdan bir dama pertâb iderken (atlarken) muallakda donup kalır. Sekiz aydan nevrûz-i Harzemşâhî (ilkbahar) geldikte mezkûr kedinin donu çözülüp ‘miyav’ deyüp yere düşer" diyo baska bi bolumde anadolunun biryerinden agaca cikan sincabin yere inmeden tüm anadoluyu dolasabilcegini soyluyo.Gezginlerin rehberi olabilcek bi kitap icinizdeki seyyah ruhu kamciliycaktir.
Tarih
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013563 okunma
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2020 19:20
Seyehatname, Evliya Çelebi'nin çocukluk merakının da etkisiyle yaptığı gezileri kaleme almasıyla oluşmuştur. Bu doğrultuda geniş bir alanı da içine alan bir gezide bulunarak gözlemlerini yazmıştır. Yer yer olaylara bir tarihçi gibi yaklaşması onun etkinliğini azaltmıştır; çünkü verdiği tarihi malûmatların tarihi gerçekliklerle "büyük oranda" örtüşmediği söylenmektedir. Ayrıca tarihi olayları değerlendirirken dönemin dini-sosyal etkilerinin gölgesinde kalarak realiteyi göz ardı ettiğini söyleyebiliriz. Bu açıdan, bahsi geçen olayları salt realite açışından değerlendirmemeli, yazarın olaylara kişisel yorum ve düşüncelerini de kattığını- ki bu çok normaldir- unutmamalıyız. Dolayısıyla, yazılanları yazılan dönemin özelliğini düşünerek - bağlamdan koparmadan- kritik etmek gerekir, yoksa anakronizmin tuzağına düşeriz. Hezarfen Ahmed Çelebi ile ilgili olarak yazarın anlattığı öykü trajikomiktir: "Sultan Murad Han, Sarayburnu'nda Sinan Paşa Köşkü'nde temaşa ederken Galata Kulesi'nin ta tepesinden lodos rüzgarıyla uçarak Üsküdar'da Doğancılar Meydanı'na inmiştir. Murad Han kendisine bir kese altın hediye ederek, "bu adam pek korkulacak bir adamdır. Her ne istese elinden geliyor. Böyle kimselerin kalması doğru değil" diyerek Cezayir'e sürmüştür. Orada öldü. "
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013563 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2023 6. kitabı
1896 senesinde istanbulda basmaya başlamışlardır.1902 senesine kadar ancak ilk altı cildi yayımlanabilmiştir. Seyahatname ilk olarak 1848 de kahire Bulak matbaasın da muntehabatı evliya çelebi adıyla Yayımlanmıştır.
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013563 okunma
7/10
·214 syf.··
2022 2. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 13:24
Kesinlikle yeterli değil özetin başlığı gibi bir derleme olmuş, internette daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz, 10 cildin tamamını okuyabileceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum.
1000Kitap
SeyahatnameEvliya Çelebi · Dorlion Yayınevi · 2019563 okunma
Seyahatname
9/10
·120 syf.··
2026 29. kitabı
Tarih meraklılarının, özellikle Osmanlı Tarihini sevenlerin okumasını özellikle tavsiye ettiğim bir kitaptır. Evliya Çelebi asırları aşan bilgeliği ile kaleme aldığı bu baş yapıt, rahat okunan , bizi 17. Yüzyıl Dünyasının bugüne göre çok daha renkli dünyasına götürmektedir. Ben okurken hiç sıkılmamıştım.
1000Kitap
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013563 okunma

Yazar Hakkında

Evliya ÇelebiYazar · 48 kitap
Evliya Çelebi, 25 Mart 1611'de İstanbul'da doğan en ünlü Türk seyyahtır. En önemli eseri Seyahatname'dir. Evliya Çelebi'nin babası Derviş Mehmed Zilli, I. Süleyman'dan I. Ahmed'e kadarki padişahların kuyumcubaşılığında bulunmuş ve seferlere katılmıştır. Çelebi ailesi aslen Kütahyalı olup, fetihten sonra İstanbul'a yerleşmiştir. Evliya Çelebi, çok iyi bir öğrenim gördü. Önce mahalle mektebine gitti. Daha sonra Şeyhülislam Hamit Efendi Medresesi'ne girdi. Burada yedi yıl okuduktan sonra saraya özgü bir okul olan Enderun'a devam etti. Okul öğreniminin dışında özel hocalardan Kur'an, Arapça, güzel yazı, musiki, beden eğitimi ve yabancı dil dersleri aldı. Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu. Evliya Çelebi, öğrenimini bitirdikten sonra sarayda görev aldı. Yaptığı işlerle padişah ve devlet ileri gelenlerinin beğenisini kazandı. Bu yüzden çok yüksek görevlere getirilmesi düşünülüyordu. Evliya Çelebi'nin düşünceleri ise çok farklıydı. Daha küçük yaşlarından itibaren içinde müthiş gezi arzusu vardı. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu. Bu yüzden sarayda fazla kalamadı. Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı. İlk gezisini, İstanbul ve çevresine yaptı. Daha sonra İstanbul dışına çıktı. Artık, gezileri birbirini izliyordu. Tam elli yıl boyunca durmadan gezdi. Gezdiği yerler arasında o zamanki Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan hemen hemen bütün yerler vardı. Evliya Çelebi, bu gezileri sırasında çok ilginç yerler gördü. Yeni insanlarla tanıştı. Birçok olayla karşılaştı. Karşılaştığı ilginç olayları okuyucuya anlatarak kitabına renk kattı.Gezileri sırasında birçok kez ölümle burun buruna geldi. Savaşlara katılarak hem savaşları hemde o yerleri anlattı. Gezmek için gittiği son yer Mısır oldu. 1682 yılından sonra vefat etti. Evliya Çelebi'nin bugün bile önemini taşıyan en önemli ve ölmez eseri Seyahatnamesi'dir. Seyahatname'nin ilk sekiz cildi, Arap harfleriyle (1898-1928); son iki cildi, Türkçe (1935-1938) olmak üzere on cilt halinde yayınlandı. Daha sonra tamamı Türkçe olarak basıldı. Bazı bölümleri İngilizce ve Macarca'ya çevrildi. Evliya Çelebi'nin seyahate karşı duyduğu ilgi, çocukken babasından, yakınlarından dinlediği öykülerden, söylencelerden ve masallardan kaynaklanmaktadır. Seyahatname adlı eserinin girişinde seyahate karşı duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Peygamber'i gördüğünü, ondan 'şefaat ya Resulallah' diyecek yerde şaşırıp 'seyahat ya Resulallah' dediğini, bunun üzerine Peygamber’in ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme olanağı verdiğini yazmıştır. Bu rüya üzerine 1635′te, önce İstanbul'un bütün yörelerini gezmeye, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başlamıştır. 1640′da Bursa, İzmit ve Trabzon yörelerini gezmiş, 1645′te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitmiştir. İlişki kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıkmış, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katılmıştır. 1645′te Yanya'nın alınmasıyla biten savaşta, Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulunmuştur. 1646′da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa'nın muhasibi olmuştur. Doğu illerini, Azerbaycan'ın, Gürcistan'ın kimi yörelerini gezmiştir. Bir dönem Revan Hanı'nı mektup götürüp getirmekle görevlendirilmiş, bu nedenle Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaşmıştır. 1648′te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitmiş, üç yıl o civarda gezmiştir. 1651′den sonra Rumeli'yi gezmeye başlamış, bir ara Sofya'da bulunmuştur. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Kandiye, Teselya, Gümülcine, Selanik yörelerini gezmiştir. Kaynaklara göre, Evliya Çelebi'nin gezi süresi 50 yılı bulmaktadır. Evliya Çelebi'nin yaptığı bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatımları içermekle kalmaz, araştırmacılar için önemli inceleme ve yorumlara da fırsat verir. Seyahatname'nin içeriği, sadece belli bir çalışma alanını değil, insan düşüncesinin ortaya çıkardığı bütün başarıları kapsamaktadır. Bu özellikten dolayı Evliya Çelebi'nin eseri değişik açılardan bakılarak değerlendirilir. Evliya Çelebi'nin eserini üslup bakımından ele aldığımızda, Evliya Çelebi'nin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, bilhassa Divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığını görmekteyiz. Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir yaratı eseri kabul edilir, şiir gibi süslü, ayaklı-uyaklı bir biçimle ortaya konmaktaydı. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, günlük konuşma diline yakın, kolayca söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcı, sürükleyici, yer yer eğlenceli ve alaycı bir dildir. Evliya Çelebi gittiği yerlerde gördüklerini, duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, onlara kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır. Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı yazma yönteminden kaynaklanmaktadır. Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlı kalmaz, geçmişle gelecek, şimdiki zamanla geçmiş zaman iç içe bulunmaktadır. Bu özellik anlatılan hikayelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur. Evliya Çelebi belli bir süre içinde, aynı zamanda geçen iki olayı, yerinde görmüş gibi anlatır, böylece zaman kavramını ortadan kaldırmış olur. Seyahatname adlı eserde, Evliya Çelebi'nin gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken, başlı başına bir araştırma konusu olabilecek bilgiler, belgeler ortaya konmaktadır. Bunlar arasında hikayeler, türküler, halk şiirleri, deyimler, masallar, maniler, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, dernek, eğlenceler, inançlar, karşılıklı insan ilişkileri, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutmaktadır. Evliya Çelebi insanlarla ilgili bilgilerle birlikte, bölgenin evlerinden, cami, mescid, çeşme, manastır, han, saray, kilise, konak, hamam, kule, kale, sur, yol, havra gibi farklı yapılarından da söz etmektedir. Bunların yapılış tarihlerini, onarımlarını, yapan kişiyi, yaptıran kişiyi, onaran kişiyi anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan söz eder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırmış olur. Seyahatname'nin bir diğer özelliği de değişik yöre insanlarının yaşam biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs eşyalarına, çalgılarına kadar ayrıntılarıyla geniş yer ayırmasıdır. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen yörenin yönetiminden, eski ailelerinden, oyuncularından, önde gelen ünlü şahıslarından, şairlerinden, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir. Evliya Çelebi'nin eseri dil bakımından da önem taşır. Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları, onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken kullanılan sözcüklerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, sözcüklerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. Bazı yabancı sözcüklerin söyleniş biçimi halk ağzına göre olduğundan bir dilci için bu durum bir yöre ağzının oluşumunu anlamaya yarar.