Adı:
Sisli
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
116
ISBN:
9786053605508
Kitabın türü:
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Sisli, Necati Tosuner'in öykü kitaplarının dördüncüsü. Bu kitapta yazarın İstanbul, 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor. Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlılığı sürekli hissediliyor.

İsteyiş-kaçınış, bekleyiş-vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı, Necati Tosuner'in harikulade dil ustalığıyla sergileniyor. Bir sayfada şenlik içinde coşan, yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan, başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor. Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor...

Dursundu ellerimin titremesi. Gönlümün eski çimenliğinde bir eski çiçek açsındı, -artık açsındı. İstiyordum ki, akıtsındı şurayaca çıkan yeşilin.. zehirin.. sıkıntının acımsılığını ve ilkyaz yarın çıkıp gelince, gövereydim yeniden, yemişe duraydım usul usul ve dinsindi içimin sızıltılı kanayışı, acılı sızılayışı, buruluşu ve umutsuzluğun yerine coşku doluşsun, gerçekleşsindi varlığım. Ve kimin ve neyin bedelini ödüyordum, bitsindi.
(Tanıtım Bülteninden)
"Adı sanı duyulmamış yazarlar yahut şairler bazen büyük yazar ve şairlere taş çıkartır" kanaatindeydim ve öyle de kalacağım gibi görünüyor. Necati Tosuner öyle olaylar çıkarıyor ki karşımıza ve öyle güzel kullanıyor ki dilini, hayran bırakıyor okuru kendine. Gerçekten çok güzel bir dil işçiliği ve birbirinden güzel, muazzam öyküler var kitapta. Zannımca bu olayları yaşamış veya biz öyle sanalım mı istemiş bilmiyorum. Ama okuduğumda "keşke o kadın seni bırakmasa, neden bıraktı, neden sevdi bir başkasını, neden Kerim yok artık?, neden yalnızsın, yengene göz dikmedin değil mi, o yüzden kovmuyor de mi seni evden?, yoksa o da mı kanser senin gibi, ya yeğenin, nasıl diyeceksin ona babasının öldüğünü, anlatabilecek misin?" sorularını sordum ona. Onunla konuşuyormuşçasına. Kaçıyor benden. Hep eksik cümleler. Hayatı gibi.



"Biliyor musun, önce Murat yoktu. Değil mi, kardeşin yoktu senin. Sonra Murat oluverdi. Hep böyle. Deden vardı değil mi? Deden yok oldu sonra. Hep böyle. Herkes böyle. İnsanlar önce yokken ortaya çıkarlar, sonra bir gün giderler. Köpekler de öyle, kediler de... Hani Hatice Hanım'ın bir sarı kedisi vardi, n'oldu?"
"Ölmüş."
"Ya, ölmüş. Hep böyle olur. Kediler de ölür, insanlar da... Herkes..."
Tıkanıyorum.
Ağlamıyor.
Kolumu sarıyorum.
"Şimdi söyle.." diyorum. "Sevim ne dedi sana?"
"Babam ölmüş."
Duruyorum.
"Annem dedi ki Sevim yalan söylemiş, gelecekmiş."
"Sevim doğru söylemiş." diyorum. "Annen korkmuştur sana söylemeye. Senin üzülmeni ister mi hiç?
"İnsan ölünce bi daha gelmez mi?"
"Gelmez. Biz de ölünce oraya gideriz."
"Nereye?"
"Bilmem. Kimse bilmez ki bunu... İnsanlar nerden geliyor? Yine dönüyorlar sonra oraya..."
Duruyorum.
"Evimize gidelim mi?" diyorum.
Başlıyor ağlamaya.

Bir Soru adlı öyküden...
Necati Tosuner, kitap hasebiyle kurulmuş bir Facebook grubunda ismini ilk kez duymuş olduğum, akabinde de tanımak istediğim günümüz yazarlarından biri. Hayatın ona yüklediği kamburunu sırtlamaya başarmış, kalemini kılıç bellemiş bir şövalye. Bu on altı öykülük kitabıyla da ilk teması sağlamış olduk. Ancak bu ilk temas pek sevimli başlamadı. Kitaptaki ilk iki öykü peşin hükümlü okurlara kitabı bıraktıracak derecede vasat ve yüzeyseldi ancak sonraki öykülerle daha iyi anlaşmaya başladığımızı söyleyebilirim.

Öyküler üç ana başlığa ayrılmış: İstanbul, 12 Mart ve Almanya.

İstanbul öykülerinde genel tema yağan ama tutmayan kar gibi hayal kırıklıklarıyla nihayetlenen aşk teşebbüsleri. Aşkın teşebbüsü olur mu? Bilmiyorum. Düşünmeli.

12 Mart öykülerinde otobiyografik atmosfer göze çarpıyor. Yazarın bebekliğinden çocukluğuna değin aile hayatından farklı zaman dilimlerine ait kesitler sunuluyor. Bu kesitlerde üç şey hakim: Yazarın kamburluğu ve bedensel kamburluğun ruhsal-sosyal kamburluğu tetikleyişi. Ailenin üstündeki yoksulluk örtüsü. Birtakım siyasal eylemler.

Almanya öykülerinde ise daha çok gurbetteki insanın yalnızlığı ve yabanlığı işlenmiş.

Kitabın benim verdiğim 7 puanla dört kullanıcıdan tutturduğu 6.3'lük ortalama yanıltıcı olabilir. Puana kanmayıp kitaba rast geldiğiniz takdirde tereddütünüz varsa yıkın derim.

Anlatımında kadınsı bir narinlik (Feministler daş atmasın, üslubunun kadın edebiyatçıların üslubuna benzediğini anlatmak istiyorum.) bulduğum ve koyu diyalog cümleleriyle anlatımını sıradanlıktan uzaklaştıran Necati Tosuner'in en beğendiğim öyküleri: Alev alan ama tutuşmayan bir aşkın kadavrası: Cici-Kaka. Aşkını hayatına endekslemiş bir gencin travmasının anlatımı: Kibrit Kutusu.
On sayfada çok farklı duyguları tattırabilen: Sisli. Sığıntılık hissinin art niyetle daha bir çekilmez hale gelişini anlatan: Yengelerimiz. Son olarak da bir çocuğa ölümü anlatmanın hikayesi: Bir Soru.
Beni sevindirmek için saçlarını kesecek bir kız tanımamıştım daha. Eh, tanıyacağım da yoktu. Yine de, umut denen bir kuyuydu bende, boşsa da seslenirdim, ses boş gelirdi. Uslanmazdım.
Necati Tosuner
Sayfa 91 - Türkiye İş Bankası Yayınları
Esirgeme, daha yeni alışıyor gözlerim ışığına. Çekme, dursun. Ve umut nedir, çoğalsın yüreğimde. Seni seviyorum. Güzelliğini seviyorum. Alnının gülerken beliren kırışığını seviyorum. Kaşının arada bir kalkar gibi olmasını ve gözlerini ve bakışın, umut veren bakışını ve ateşini gözlerinin, ısıtan ve ellerinin serinliğini seviyorum. İyiliğini. Ve bana çapraz çıkan her şeye karşı, yanında olmanı seviyorum.
Beni bırakma.
Necati Tosuner
Sayfa 12 - Neden Kitap
Saçlarının yastığın üstüne nasıl dağılacağını merak ediyorum. İki parmak var dizimin dizine değmesine. Sakınıyorum.
Necati Tosuner
Sayfa 12 - Neden Kitap
Sana güveniyorum. Sana güvenmek bile beni mutlu ediyor. Bir de beni yanıltırsan, sen de yanıltırsan beni...
Necati Tosuner
Sayfa 20 - Neden Kitap
"Bak herkesin gözü bizde. Biz yan yana gelince, onlar için ilginç bir resim olacağız böyle. Buna katlanabilecek misin?"
"Onlara aldıran kim?.."
Necati Tosuner
Sayfa 35 - Neden Kitap
O gülünce, bir yeşil düzlükte sessiz ve ince bir dere akıyordu. Dereyi sevdim.
Necati Tosuner
Sayfa 79 - Neden Kitap
Önce beni asacaklar.
Ben, uzun boyluyum. İri kemikliyim. Gencim. Ellerim bıraktı kalem yontmayı, silah kavradı sonra. Yüreğim kirlenmedik bir yürekti, buna seviniyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sisli
Baskı tarihi:
Nisan 2012
Sayfa sayısı:
116
ISBN:
9786053605508
Kitabın türü:
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Sisli, Necati Tosuner'in öykü kitaplarının dördüncüsü. Bu kitapta yazarın İstanbul, 12 Mart ve Almanya öyküleri üç bölümde toplanıyor. Birbirinden farklı yer ve durumları anlatsa bile yazarın ince duyarlılığı sürekli hissediliyor.

İsteyiş-kaçınış, bekleyiş-vazgeçiş ve hayatın her çarpıcı zıtlığı, Necati Tosuner'in harikulade dil ustalığıyla sergileniyor. Bir sayfada şenlik içinde coşan, yüreği sevinçten duracakmış gibi anlatılan insan, başka bir sayfayı saran ürpertiyle donup kalıyor. Alttan alta bir ölüm düşüncesi metin boyunca sisler içinde ilerliyor...

Dursundu ellerimin titremesi. Gönlümün eski çimenliğinde bir eski çiçek açsındı, -artık açsındı. İstiyordum ki, akıtsındı şurayaca çıkan yeşilin.. zehirin.. sıkıntının acımsılığını ve ilkyaz yarın çıkıp gelince, gövereydim yeniden, yemişe duraydım usul usul ve dinsindi içimin sızıltılı kanayışı, acılı sızılayışı, buruluşu ve umutsuzluğun yerine coşku doluşsun, gerçekleşsindi varlığım. Ve kimin ve neyin bedelini ödüyordum, bitsindi.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Hüseyin T.
  • Hüseyin Koçlardan
  • caner dilsiz
  • İbrahim Karabaş
  • Aziz Erdoğan
  • Dralice
  • Fırat Çağlar MANTAŞ
  • Ferah
  • Ayse Senturk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%50 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%25 (1)
2
%0
1
%0