Soluk Bir An

Behçet Çelik
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
220
Basım Tarihi:
Mart 2012
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750714375
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·220 syf.··
2018 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2018 21:54
Türk edebiyatında okunası yazarları keşfetmeye çalışıyorum. Güncel olanları taradım Behçet Çelik bu okunası yazarlardan biri olarak karşıma çıktı. Ama bir Tanpınar bir P. Safa tutkunu olarak tabi doyurucu gelmedi. Kurgu çok bilindik. İkili ilişkiler, aldatma, aldatırken yaşanan çelişkiler...evet aslında sadece bunlar var. Altyapı daha sağlam olabilirdi. Konu bilindik olsa bile işlenişi çok daha doyurucu ve sağlam olabilirdi. Okurken keşke şunu yapmasaydı, bunu da yapmasaydı da iyi olurdu dediğim oldu. Tabi kült eserlerle kıyasladığım için bu kadar vasat gelmiş olabilir. Ama tekrar tekrar deneyeceğim. Keşfetmek için. Eminim bu yazarımız da zamanla yazılarını çok daha olgunlaştıracaktır. Çünkü üslup güzel. Zaman kavramı, geçmiş ve gelecek arasındaki köprü, geçmiş yaşantıların, kurulan hayallerin var olan hayatımıza etkisi bu kavramlar güzel bir dille işlenmiş. Okumaya değer. Tabi keşkeler var ama bunları aşacaktır yazar umarım.
Soluk Bir AnBehçet Çelik · Can Yayınları · 2012139 okunma
9/10
·220 syf.··
2017 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2017 18:32
Behçet Çelik.. Daha önce Dünyanın Uğultusu ve Gün Ortasında Arzu kitaplarını okumuş ve çok sevmiştim. Şu an bilinmese de bence adını duyuracak bir yazar. Kitaplarının konusu, karakterleri hep aynı eksende; yalnızlık, kaybolmuşluk, hiçlik,boşunalık,aylaklık, melankoli, hüzün.. Bu şekilde çoğaltabiliriz. Ama sanki Oğuz Atay'ın karakterlerini güzel bir üslupla konuşturuyor gibi, dili de bir o kadar akıcı. Altını çizdiğim onlarca paragraf var. Kitaba başlamadan önce ne okuyacağımı biliyordum; 'modern dünya'nın gitgide insanları canavarlaştıran, birer kukla haline getiren, dışarda olmasa bile kendiyle başbaşa kaldığında yalnız olduğunu hatırlayan ama buna cesaret edemeyen, korkan, sürekli kendini bir kalabalığa kitleye dahil etmeye çalışan, bunu yaparken de sahteliklerden kendini alamayan, bunun parçası olan ve tabii ki peşisıra sürüklenen insanları okuyacaktım. Atay'ın Hikmet'i, Atılgan'ın Bay C.'si, Perec'in Uyuyan Adam'ı, Sartre'ın Roquentin'i, Kafka'nın Samsa'sı, Camus'nun Mersault'u, Hesse'nin Bozkırkurdu, Dostoyevski'nin Yeraltı Adamı, Gonçarov'un Oblomov'u... Bunlar çoğumuzun bildikleri. Ya bilmediğimiz, fark etmediğimiz belki de kendimiz? Kitaba gelecek olursak; aşk üzerinden hayatın genel bir irdelenmesi, sorgulanması diyebiliriz. Şiirlerden, şarkılardan güzel göndermeler var. Sonu ise beklediğimiz gibi; belirsizlik... Zaten belli bir sona bağlansaydı muhtemelen sevemeyeceğim bir aşk romanı olacaktı. Bu kitapları hem ayrı seviyor hem de okurken bir rahatsızlık, burukluk hissediyorum. Keyfim kaçıyor, yüzüme tokat gibi çarpıyor satırlar. Ama ilginçtir; yine de vazgeçmiyor, hevesle okuyorum. İyi ki edebiyat dediğimiz bir sığınak var ki bizi bu 'modern dünya'dan bir nebze uzak tutuyor.
Edebiyat
Soluk Bir AnBehçet Çelik · Can Yayınları · 2012139 okunma
Soluk Bir An
10/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2023 10:18
Okuduğum ilk Behçet Çelik eseriydi.Bir erkeğin varoluşsal hezeyanlarını başarılı aktarmış,lakin bir ara beni bunalttı kahramanımız:) Soluk Bir An romanında, karısı Yasemin'in arkadaşı Esra’ya âşık Taner’in varoluşsal sorgulama süreci konu edilir. Yağmurlu bir akşam Esra’yi eve bırakırken Esra'nın soluğunun Taner’i sersemletmesiyle başlayan roman kısacık zaman diliminde saplantılı platonik aşka evrilir. Kısacık anda başlayan ufacık temas Taner’in iç dünyasını,hayatını , erkekliğini sorgulamasına döner.Varolussal sorgulama eser boyunca da devam eder . Bir şirkette başarılı bir müdür olan Taner,eşi Yasemin'le aralarında aşk olmadan evlenmiş ,Taner'in pasif, kendine has dünyasina çekilmesiyle pek de mutlu olmayan bir evlilik hayatina dönüşmüştür ilişkileri.Hele bir de çocuklari doğduktan sonra aynı evi paylaşan iki uzak arkadaşa benzemişlerdir. Bir akşam Yasemin'in arkadaşı Esra' yla temasıyla başlayan sorgulama Taner'in iç hesaplaşmasina, sorgulamasına döner. Arkadaşlık böyle bir şey. Arkadaşını mutsuz edeni düşman bilirsin, sevmezsin, tiksinirsin. s.32 Anılar biriktirmek de mümkün değil, biriken anıları saklayacak bir torbamiz ,kutumuz yok,kuytumuz yok; bellek sadece izini tutuyor anıların.... s.71 Aldatılmayı yeğleyecegini düşündü karısının, üşendiği için sadık kalmış bir koca daha üzücü,daha yaralayıcıydı herhalde... s.148 Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.s.169
Soluk Bir AnBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2019139 okunma
Puan vermedi·211 syf.··
2023 20. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 01:42
“Hep sarhoş olmalı. Her şey bunda; tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zamanın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun…” Soluk bir an, Baudelaire’in Paris Sıkıntısı’ndan bu alıntı ile başlıyor. Roman kahramanı Taner, kötü giden bir evliliği, monoton bir hayatı sürdürüyor. Hayatın ona sunduğuyla bir denge kurduğuna inanan “Zamanın korkunç ağırlığını omuzlarında taşıyan” bugünün kölelerinden biri. Tanrıları kandırmayı başaran Sisyphos’un, bu cezasını bıktırıcı bir tekrar olarak yaşamaya mahkûm edilişi gibi, Taner de kendini hayatın işleyişine bırakmış modern insanı temsil ediyor. Sonra birdenbire Esra giriyor hayatına. Eşinin en yakın arkadaşı olan bu kadının, ön camdaki buğuyu silmek için uzanışı zamanı durduruyor. O dokunuştan sonra dünya değişiveriyor. Taner’in göğsündeki boşluk büyüyor. “Esra'yı anmak, en münasebetsiz, en umutsuz anlarda bile göğsünün üzerindeki taşı kaldırıyor.” s.96 Bu kabuğunu kırma, sıkışıklıktan çıkma çabası sonrasında Taner’in içsel yolculuğu başlıyor. Duygusal gelgitlerle yaşadıklarının, yaşayamadıklarının hesap dökümünü yapıyor.Taner, Yasemin’e kendini yeterince tanıtmadan onunla evlenmesinin pişmanlığını yaşıyor. Belleği ona zaman zaman Tanrı’nın babasının, sivil polislerin kısaca otoriteritenin tavırlarını hatırlatıyor. Ama o, ne babasına ne karısına ne de başka birine kızıyor. Her şeyin sorumluluğunu kendi yükleniyor. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünse de kahramanın ruh ve eylem arasındaki uyumsuzluğu sürüyor. Kendi sorularına cevap verme, kendi boşluğunu doldurma çabası kısaca varoluş mücadelesi kitap boyunca devam ediyor. Bu derinlikli eserde “uyuşma” yı sağlayan şiire, şaraba, müziğe de yer
Soluk Bir AnBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2019139 okunma
10/10
tekrardan behçet çelik'ten "soluk bir an"ı okuyorum. benim romanım olabilir. "kurcaladıkça hissizleşiyor hassas yerler." cümlesini kaçırmışım mesela. "Kurcalandıkça hissizleşiyor hassas yerler." (s.70) -Behçet Çelik, Soluk Bir An
1000Kitap
Soluk Bir AnBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2019139 okunma
Puan vermedi·211 syf.··
2023 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2023 00:16
Behçet Çelik'ten okuduğun ilk kitap. Kahramanın az olduğu, daha çok duyguların ve izlenimlerin yer aldığı kitapları sevdiğim için bu kitabı da beğenerek okudum. Asosyal Taner, eşi Yasemin'in arkadaşı Esra'ya âşıktır. Esra üzerinden Taner'in kişiliği laboratuvar ortamına alınırcasına incelenip anlatılır. Taner ne derse desin haklı tarafı yok. Romandaki kahramanların çoğu düzenli bir aile hayatına sahip değil. Aile bağlarının çok zayıf olduğu insanları görüyoruz. Eserde hâkim bakış açısı ve anlatıcısı olmasına rağmen sadece erkek penceresinden bakılması okuyucuda acaba kadınlar ne düşünüyor sorusu bırakıyor. Duyguların, düşüncelerin başarılı analizi her cümlesinde büyük emeğin olduğunu gösteriyor. Bu kadar az olayın olduğu kitabın iki yüz beş sayfa olması başlı başına bir başarıdır.
Soluk Bir AnBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2019139 okunma
TANER ABİYE MEKTUP
Puan vermedi·211 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 23:36
Ah be Taner abi! İçinden geçenleri okurken -Esra'ya duyduğun aşkla ilgili- biraz kızdım sana. Belki biraz dayatılmış tabulardan dolayıdır sana kızmam ama sen anlattıkça, seni dinledikçe sana hak vermedim de değil. Hani bir yerde Enis Bey'in eşinden ayrılıp kendinden yaşça küçük olan -kim ne derse desin- Aytenciğine gidişini anlatmıştın. O kabuğunu kırıp dışarı çıkmıştı. Belki de ona imrenmiştin. Onun gibi olmayı istemiştin. . Sahi neydi seni tutan? Dışarıdan bakıldığında ailesi, işi olan hali vakti yerinde birisin. Kendi kabuğunun konforu içinde yaşıyorsun. Okuduğun kitaplarla, dinlediğin müziklerle kendi içinde yaşayıp gidiyorsun. Ama sen anlattıkça, seni dinledikçe içinde ne fırtınalar kopuyormuş görmüş oldum. . Nerden bilecektin ki küçücük bir "soluğun" senin soluğunu keseceğini, kalbini bir kuş yapıp uçurup gideceğini, seni geçmişin dehlizlerinde dolaştıracağını, bellek denen labirentin içine atacağını. Ama işte demek ki "soluk bir an" insanı bu gibi durumlara sokabiliyor. . Esra senin için bir can simidi, karanlıktan kurtulman için bir umut ışığı olabilir miydi ya da sen o karanlıktan kurtulmak için yeterli cesarete sahip miydin orasını bilmiyorum. Ama en azından denedin be Taner abi. . Baban otoriter bir adammış, sen anlatmıştın. Nezarete atıldığın dönemdeyse birilerinin onu azarladığını ya da onun birilerinin önünde el pençe durduğunu söylemiştin. Babanın senin şimdiki halinde büyük etkisi olduğu aşikar. Peki ya annen? Onu çok dinleyemedik senden. Acaba onun eksikliği Yasemin veya Esra'da ortaya çıkmış olabilir mi? Bu kanıya nereden vardım: Hani anlattıklarının bitmesine yakın Esra'yı eve bırakmayı teklif ettiğinde eşin Yasemin "Uykusuzsun, dikkatli kullan." demişti de senin de gözlerin buğulanmıştı. Sonra arabada herkesi taşırken aynı cümleyi annen de
Edebiyat
Soluk Bir AnBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2019139 okunma
Puan vermedi·211 syf.·
2022 58. kitabı
Erkeklerin iç dünyasındaki karmaşayı yine bir erkeğin gözünden anlatıyor Soluk Bir An… Yaşadığı şeyin aşk mı, orta yaş bunalımı mı, gecikmiş duyguların yüzeye çıkması mı, gerçek mi yoksa kendisi tarafından yaratılmış suni bir boşluk kapama çabası mı olduğunu sorgulayan Taner ve onun iç dünyasını okuyoruz bu kitapta. Yıllardır gördüğü, tanıdığı, bildiği bir kadının yan koltuğundan uzanıp buğulanmış aynayı silmesiyle aşık olduğunu anlar mı insan? Yoksa o aşk çoktandır içindedir de sadece aynayı silerek mi ortaya çıkarmıştır bunu kadın? Ya da aşk mıdır yaşanan? Alışılmışın, başkaları tarafından kabul görülmüşün, ortalama olanın peşinden gitmeye alışmış karakterimizin kendini, hayatını ve aşık olduğuna karar verdiğinde yaşadıklarını sorgulayışını okurken biz de onunla beraber sorguluyoruz yaşananları.
Soluk Bir AnBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2019139 okunma

Yazar Hakkında

Behçet ÇelikYazar · 18 kitap
Behçet Çelik 1968'de Adana'da doğdu. Adana Anadolu Lisesinden 1986'da, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1990'da mezun oldu. İlk yazısı 1986'da Yeni Adana gazetesinde, ilk öyküsü 1987'de Varlık'ta yayınlandı. Çeşitli dergilerde öykü, yazı ve çevirileri yayınlanan Çelik, Yazılı Günler ve Virgül dergilerini yayınlayanlar arasında yer aldı. 1989'da Akademi Kitabevi Öykü Başarı Ödülünü kazandı; Gün Ortasında Arzu isimli öykü kitabı 2008'de Sait Faik Hikâye Armağanına, Diken Ucu adlı öykü kitabı da 2011'de Haldun Taner Öykü Ödülüne değer bulundu. İki Deli Derviş(1992), Yazyalnızı (1996), Herkes Kadar (2002), Düğün Birahanesi (2004), Gün Ortasında Arzu (2007), Diken Ucu(2010) adlı öykü kitaplarının yanı sıra Dünyanın Uğultusu (2009) ve Soluk Bir An (2012) adlı romanları ile Sınıfın Yenisi adlı ilkgençlik romanı (2011) yayınlandı. Çelik'in doğup büyüdüğü Adana üzerine yazılmış yazılardan oluşanAdana'ya Kar Yağmış (2006) adlı bir de derlemesi ve Ateşe Atılmış Bir Çiçek/ Yazarlar, Kitaplar, Okuma Notları(2012) adlı bir deneme kitabı bulunmaktadır. Behçet Çelik'in "Çok Tanıdık, Çok Bildik" isimli öyküsü ABD'de yayımlanan Istanbul Noir adlı kitapta, "Soğuk Bir Ateş" adlı öyküsü de Hollanda'da yayımlanan Stad en Mens adlı kitapta yer almıştır.