Şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap. Çok çok beğendim. İçindeki öykülerle düşündüren bir başucu kitabı olarak görebiliriz. Bir bilgenin şehirleri dolaşırken başına gelenleri anlatıyor. Okumanız dileğiyle...
Kitap gerçek anlamda çok akıcı bir kitap gerek konu bakımından gerek sade ve açık anlaşılır olması bakımından çok güzel.Akıcı bir kitap zevkle okumanızı tavsiye ederim.
Kitabın önsözünde yer alan;
"
Bütün cevherleri içinde taşıyan toprak olmak mı, yoksa toprağın içindeki cevher mi olmak istersiniz?"
Sorusuna toprak olmayı tercih edenler; "
Düşünüyorum ve hissediyorum, öyley- se varım!" sözünü benimseyenlerdir.
"
Toprağın içindeki cevher olmak isterim," diyenler ise Descartes'in "
Düşünüyorum öyleyse varım!" öğretisini tercih edenlerdir.
Burada amaç ise fikirleri yargılamak değil, sadece bir beyin fırtınası yaratmaktı.
İnsan, bir damla sudur.
Dünyaya temiz akar, yaşadıkça kirlenir. Ve onları yalnızca Bilgeler temizler!
Yavaş yavaş sindire sindire okuduğum bir kitap oldu. Altını çizdiğim beni etkileyen çok kelime vardı. Anlatım konunun işlenmesi o kadar anlaşılırdı ki severek okuduğum bir kitap oldu hatta öyle ki kitabın son sayfasında ağladım ama sanırım ağlamam kitabın dramatikliğinden ziyade bir insanı ölüm anında sevdiği beklediği kişilerin götürmesi, feryatları yürek yakan kız son bilgenin dokunuşuyla çıtı çıkmıyor ne uhrevi bir şey.
Ben Bilgeler Çırağı Azibo…
Bir gün Son-Bilge bana dedi ki: İsa burada,Tanrı’nın yanında…Benden çok sonra tekrar dünyaya dönecek! Sen yolundan dönme,suyu yıkamaya devam et!
O günden sonra ömrüm suyu yıkamakla geçti.
İnsan, bir damla sudur.
Dünyaya temiz akar,yaşadıkça kirlenir.
Ve onları yalnızca Bilgeler temizler!
Beni etkileyen şahane giriş bölümü <3
Her sayfası insana yeni bişeyler katıyor. Okurken kalbim ferahladı. Bu tarz kitaplar mutlaka herkesin hayatında olmalı.
İyi ki sizin gibi yazarlar var iyi ki okurken birazda olsa bakış açımızı değiştiren kitaplar var..
Ufkunuzu açacak kitapları okuyun ve daha çok sevin lütfen, okumakla kalın..
Bu kitap sıradan yazılmış bir kitap değil bence,roman tarzında yazılmış,felsefi bir pencereden gerçeğe ulaşmanın güzel bir örneklemesi olmuş.Kitap seçmek,ceviz seçmek gibidir;"Cevizin tadına varmak için önce kabuğunu soymak,sonra kabuğu kırmak gerekir!"
Bilgelik,felsefe,din ve devlet adına öğrenilecek çok fazla bilginin elde edileceği bir eser. Bilgeler Çırağı Azibo'nun öğrendiği öğretileri gittiği her yere taşımak istemesi ve uğradığı yollarda karşılaştığı zorluklar konu ediniyor. Kesinlikle sindire sindire okumanızı tavsiye ederim.
Severek okuduğum bir kitap. Kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz ve anlatılan olaylar anlatım tarzı gerçekten çok başarılı favori kitaplarımdan biri oldu
Suyu Yıkayan Bilge ve kitabın kahramanı Bilgeler Çırağı Azibo ...
Evet; O, dünyayı güzelleştirmek, daha yaşanılır hâle getirmek için, insanlara iyiyi, güzeli ve doğruyu öğretmeye yeminli; bu uğurda zorlu sınavlardan geçmiş, uzun ve yorucu yollar katetmiş bir gönül dostu. Kendi deyimiyle, ömrü su yıkamakla geçen bir bilge!..
Bir damla temiz su olarak geldiği dünyada, yaşadıkça kirlenen insanı yalnızca Bilgeler'in temizleyeceğini söylüyor!Nasıl temizlendiği ise kitapta örnekleriyle mevcut!...
Beni etkileyen güzel bir kitap!
Kalbini felsefeye açmak isteyenlere küçük ve etkileyici bir yolculuk! Tavsiye ediyorum! ;)
Bizlere son bilgeyi nasip eden Rabb e hamd olsun..Hayatımızın, Onu ve öğretilerini idrak ile gecirmeyecegimiz bir tek gününü bile bize kısmet etmesin..
Elazığ'da dünyaya gelen yazar İlk, orta ve lise öğremini burada yaptıktan sonra Çukurova Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Stuttgart Üniversitesi Eğitim Bilimleri bölümünde yüksek Lisans yaptı.Yurdun birçok yerinde Almanca öğretmeni olarak çalıştı. Güneydoğu ile ilgili romanları çeşitli yayınevleri tarafından yayınlandı.Birçok gazetede köşe yazarlığı yaptı .
Dokunmayın Portakalime, Derdo, Beyaz Kıyamet, Duanın Gücü ve Mutluluğun Sifresi adlı romanlarından sonra, Borisin Sırrı adlı kitabı da raflarda yerini aldı .
Almanya nın Stuttgart şehrinde Türkçe ve Türk Kültürü öğretmeni olarak beş yıl görev yaptıktan sonra yurda döndü. Evli ve iki çocuk babasi olan Civelek, halen öğretmenlik görevine devam etmektedir.