Tanrının Kırbacı Attila - 2

·
Okunma
·
Beğeni
·
816
Gösterim
Adı:
Tanrının Kırbacı Attila - 2
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757076339
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Attila Konig Der Hunnen
Çeviri:
Atilla Dirim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yurt Kitap Yayın
"Ey kavimler... Ey Hunlar... Erkekler ve kahramanlar gibi... bütün gün savaştınız! Ve size söylüyorum... Roma zafer kazanmadı!"

Bir an için savaş meydanı ölüm sessizliğine büründü. Sonra da gecenin karanlığı binlerce gırtlaktan yükselen sevinç çığlıklarıyla yırtıldı. Attila'nın bir işaretiyle meşale taşıyan adamlar adım adım ilerlemeye başladılar...

"Şimdi söyleyeceklerimi ağızdan ağıza aktararak herkesin duymasını sağlayın" diye bağırdı kağan. "Düşmanlarımız bu kaleye... girmeye cüret edecek olurlarsa... burada bulunan herkes için kendimi feda edeceğim... hiçbir Romalı... Attila'yı öldürmüş... veya tutsak etmiş olmakla asla övünmeyecek!"
(Arka Kapak)
504 syf.
·Beğendi·10/10
Muncuk Han'ın oğlu Bleda ve Ruga'nın kardeşi Tanrının kırbacı Attila.
Müthiş bir roman. Attila'nın cesareti, zekası ve düşmanlarına korku dolu anlar yaşatması. 14 - 15 yaşındayken Roma'lılara esir düşüp daha sonra Roma'lıların korkulu rüyası olan Büyük Kağan Attila.

Her şeye rağmen, duyabilen kulaklar için, bozkırlar hâlâ Hunların Büyük Kağanı'nın göklere çıkartıldığı şarkılarla çınlıyor ve yıldızlar Attila'nın ilk öğrendiği çocuk melodisini tekrarlıyor:

Ne mutludur
Neşeli ruhlarla dolu olan
Ve önlerinde atların otladığı
Büyük yurtlarla uzaklara gitmek...

Gerçekten çok güzel bir roman tavsiye ederim.
420 syf.
·11 günde·6/10
Betimlemesi iyi değil. Tarihin en büyük Türk hükümdarlarından birisi olan Atilla’nın bu kadar basit anlatılması kabul edilemez. Olaylar çok gereksiz uzun anlatılmış. Bu nedenle sürükleyiciliği yok denecek kadar az.
Attila keskin bir ıslık çaldı,iki eliyle görünmez dizginlere asıldı ve yumruklarını sert bir hareketle göğsüne çekti "Kağan büyük bir kartal olduğu zaman,insanlar ölümden korkmazlar!Çünkü sadece ölümden sonra ona ve kartal atalarına ulaşabilecek kuşlar olacaklarını bilirler!"
"Geçmişine ihanet ediyorsun,Yunan"diye bağırdı Priskos.Viminaciumlu eski tacir ise gülmekle yetindi."Neden böyle diyorsun?" dedi sonra."Savaş dehşeti nasıl olsa her yerde aynı.Asıl önemli olan barış esnasında nasıl bir yaşam sürdürüldüğü.Burada,Hunların arasında huzur içinde yaşıyorum.Fakat siz Romalılar barış zamanında bile baskı ve zulüm altında yaşıyorsunuz.İnsanın kensidisini savunması için silah taşımasını yasaklıyorsunuz,birbirinizi korkunç cezalara çarptırıyorsunuz ve adalet sadece bol para karşılığı yargıçları satın alanlara ait..."
"Roma'daki yeni saçmalıkları haber aldınız mı?" diye sordu Attila bir akşam.Diğerleri hayır anlamında başlarını salladılar."O halde benden duymuş olun:Kendisini Papa olarak adlandıran Leo ismindeki o adam,kilisesinin düşmanlarının idam edilmesini talep etmiş!Bir düşünsenize ben de bizim için kutsal olan şeylere inanmayanlar için benzer bir emir verseydim,kim bilir neler olurdu..."
"O para sizin çalıntı altın dolu kasalarınızdan geliyor" dedi Attila. "Fakat ben her Asimus sakininin, bir Hun'un değerinin ne olduğunu bizzat kendi üzerinde yaşayarak öğrenmesini istiyorum... Az önce söylediğim gibi, altın olarak!"
"Bizzat kendim Asimus'a gideceğim..."
"Giderken yanına Trakya komutanı Theodolos'u da al" diye homurdandı Attila. "Üniformalar, insanlar üzerinde ipek elbiselerden daha büyük bir etki yapar! Bu arada dikkat edin o delikanlılar sizi de esir edip, fidye karşılığında imparatorunuza geri satmaya kalkışmasınlar!"
"Pekâlâ" dedi Attila. "O halde kayda geçir bakalım: Savaş siz Romalıların borçlarınızı vaktinde ödememeniz yüzünden çıktı! Bu sebepten ötürü yıllık vergiyi eski meblağın üç katına yükseltiyorum... yani bin elli kilo altına!" Bir an için durdu ve karşısında mermer bir heykel gibi oturan Anatolios'a baktı. Sonra da gülerek devam etti. "Fakat size karşı cömert davranmak istiyoruz... geçen üç yıl boyunca birikmiş olan üç bin üç yüz kilo altın borcunuz yerine... sizden... evet, sadece üç bin kilo altın talep ediyoruz! Yani size üç yüz kilo altın hediye ediyorum! Bunu nasıl buldun? Zahmet edip bu kadar gösterişli giyinmiş olmana değdi, değil mi?"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrının Kırbacı Attila - 2
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757076339
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Attila Konig Der Hunnen
Çeviri:
Atilla Dirim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yurt Kitap Yayın
"Ey kavimler... Ey Hunlar... Erkekler ve kahramanlar gibi... bütün gün savaştınız! Ve size söylüyorum... Roma zafer kazanmadı!"

Bir an için savaş meydanı ölüm sessizliğine büründü. Sonra da gecenin karanlığı binlerce gırtlaktan yükselen sevinç çığlıklarıyla yırtıldı. Attila'nın bir işaretiyle meşale taşıyan adamlar adım adım ilerlemeye başladılar...

"Şimdi söyleyeceklerimi ağızdan ağıza aktararak herkesin duymasını sağlayın" diye bağırdı kağan. "Düşmanlarımız bu kaleye... girmeye cüret edecek olurlarsa... burada bulunan herkes için kendimi feda edeceğim... hiçbir Romalı... Attila'yı öldürmüş... veya tutsak etmiş olmakla asla övünmeyecek!"
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • Emrullah Seferoğlu
  • Şahin şalcı
  • ENES ORUÇ
  • TTÖ
  • Eray Korkmaz
  • Uğur Aldoğan
  • İbrahim H.Akaln
  • Kazined
  • Adem ÖZDEMIR
  • Hakan Kılıç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%0
8
%45.5 (5)
7
%18.2 (2)
6
%18.2 (2)
5
%9.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0