Bilmiyorum ;önceden de okumuş olabilirim? Ömer Seyfettin'in yazım dili ve anlatımı fevkalade güzel. isterim ki tüm eserlerini okuyayım ve okuyalım. yiğenim sayesinde bir güzel eseri de bitirdim. teke tek insanlarla mücadele etmek zor. Eser de geçen teke tek hesaplaşma aslında zorluklar ne kadar büyük olsa da biz içimizdeki güçle hepsini aşarız mesajını veriyor.
kitapla kalın...
Aynı yayınevi evi olmasada;
konu içeriği aynı olan fakat yayıncısı farklı olan ...
Er meydanını boşmu sandın, kendini güçlü yıkılmaz mı buldun gururlanma,
Çünkü sana bu gücü veren seni yıkacak gücüde başkasına verir....
Ömer Seyfettin'nin bazı eserleri "Öykü" adı altında yayınlasa da araşarında Anı-Hatırat gibi gerçek olayların anlatıldığı eserlerde vardır.
Bu öyküde konu biraz basit gibi geldi ancak sanıyırum ki Osmanlı askerleri arasında yaşanmış trajik bir olayın anlatıla anlatıla asırlarca varlığını korumuş bir olay olabilir.
Adından da anlaşıldığı gibi düelloya tutuşan iki asker ve sonrasında olayın intikamı niteliğinde birinci olaydan bağımsın ikinci bir düellonun anltııldığı kısa bir öykü.
Çok da bir hikayesi olmayan sadece teke tek dövüş konulu bir kitap. Olmasa da olur dediğim bir hikayesi diğerlerinin aksine. Içerik açısından çok yetersiz ve amaçsız.
Eserde sade bir dil kullanılmış, betimlemelere yer verilmiştir. Fikrimce de içerik olarak diğer eserlerine göre yetersizdir. Konu olarak teke tek dövüşü anlatmaktadır. Birini yenince gurura kapılmamayı, sana yenme gücünü veren, seni de yenecek gücü ortaya çıkaracaktır mesajını verir. Aynı zamanda bir askerin sakat kalıp daha savaşamayacak duruma gelmesindense ölmeyi tercih edeceği belirtilmiştir.
Kitabın konusunu anlatmalı mıyım bilemedim ama okumanızı öneriyorum. İnce kitaplar olduğu için yarım saat içinde bitirebilirsiniz. Okumanız dileğiyle...
⭐ Puan : 5/5
.
.
.
#kitapyorumu #books #bookstagram #kitap #tbt #kitaplar #kahvevekitap #kahve #ınstabook
Teke TekÖmer Seyfettin · Mavi Çatı Yayınları · 2017229 okunma
Ömer Seyfettin en değerli yazarlarımızdandır. Aynı zamanda öğretmendir. Vefatı üzerinden yıllar geçse de öğretmenliği, yazdığı eserlerle süre geliyor. İlkokulda başlayıp hayatımızın geri kalanlarında da okuyup ders çıkarmamız ggereken eserleri var. Sadece bu öykülerini değil tüm öyküleri için yazdıklarım geçerlidir.
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır.
1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.
Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.
Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.
Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.
1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.
Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi.
En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...