İmanla Aklın Uygunluğu Üzerine Konuşma

Teodise

Gottfried Leibniz
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
28 Mart 2019
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2009
Yayınevi:
Fol Kitap
ISBN:
9786056924507
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2022 00:00
"Teodise problemi", diğer deyişle, "Tanrının adaleti sorunu". Tanrı iyiyse dünyada bu kadar kötülük neden var? Tanrı kötülükleri engelleyemiyor mu yoksa kötülükleri bilinçli olarak mı var kılıyor? Bu sorulara verilmiş en bilinen cevaplardan bir kısmı Leibniz'e ait. Leibniz'in cevapları da bu kitapta. En meşhur cevabı: "Bu dünya, mümkün dünyaların en iyisidir." Tabi, bu cevap da başka sorunlara, sorulara yol açıyor. Kitap, başlangıçta çok şey vaat ediyordu ama sayfalar ilerledikçe bu vaatlerini yerine getiremedi. En sonunda, "İnanırsanız, Tanrının kötü olmadığını anlarsınız"a bağlandı konu. Okumaya, düşünmeye, tartışmaya devam.
TeodiseGottfried Leibniz · Fol Kitap · 2019115 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2020 02:31
Kutsal üçlemeye anlam veremeyenler, ruh ile bedenin mahiyetini bilmeyenlerdir. Herkes teolojik tartışmalara girecek değildir. Bu bağlamda aklı imana rakip mi görmeli, yoksa paydaş mı görmeliyiz konusu farklı perspektiflerden değerlendirilebilmiştir.
TeodiseGottfried Leibniz · Fol Kitap · 2019115 okunma
10/10
·186 syf.·
2020 5. kitabı
Leibniz’ in dünyasında dolanmak için süper zamanlar. Onun olası dünyalar içinde en iyisi olarak kutsallaştırdığı dünya distopik bir dönüşle başımızı döndürüyor... şimdi belki de tam da şu an aynı soruları sormamız gerekiyor...kötülüğün kaynağı ne? İnsan özgürlüğünün sınırları nerede başlar kimle biter? Leibniz tam da şimdi sırası... onun klasik sorusuyla dünyasına düşelim: Tanrı varsa kötülük nereden geliyor, Tanrı yoksa iyilik nereden geliyor?
TheodiceeGottfried Leibniz · Biblos Yayınları · 2016115 okunma
10/10
·186 syf.··
Beğendi
·
2018 244. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2018 11:59
aklımızın sık sık yolunu şaşırdığı, ikileme düştüğü iki ünlü dolambaç var.biri en başta kötülüğün üretimi, kaynağıyla ilgili olarak özgür olan ile zorunlu olan konusundaki büyük soru; öteki onun öğeleri gibi görünen süreklilik ile bölünmezler tartışması(burada sonsuzla ilgili sorular da giriyor araya ister istemez).ilki neredeyse tüm insan ırklarının kafasını karıştırdı, ötekilerse yalnızca filozofları uğraştırdı.ikinci soruyu töz ile özdekin doğası üzerine doğru anlayışın olmaması yüzünden insanların yanlış tutumlar aldığını göstereceğim.bu tutumlar aşılmaz güçlüklere yol açar.
Felsefe
TheodiceeGottfried Leibniz · Biblos Yayınları · 2016115 okunma
Kadercilik ve hürriyet
10/10
·186 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Evreni, işleyen bir saat gibi tanımlayan Sir Isaac Newton'la çok çatışmış bir filozof var: Leibniz. Liebniz'in meşhur kitabı Theodicee, teolojinin en önemli sorunu olan kötülük problemine bir izahat getirir. Bu çözüm son derece ilginç bir şekilde Ehl-i Sünnet'in ve Bediüzzaman'ın kader izahına müsavi düşer. Okurken çok şaşırmıştım. Ankara metrolarında onlarca kez bitirdiğim Kader Risalesi'nde de bahsi geçen Cebriye mezhebinin inanışı mesela Nietzsche'nin "Özgürlük Yanılsamasına" denk düşer. "Yazgını sev" Nietzsche'nindir. Yani determinizm bir nevi... Varoluşçu filozofların genel görüşü ise Mutezile düşüncesine yakındır. Yani hür irade kabul edilir. Marksizm de determinizm karşıtıdır. Malum Kuantum Teorisi'nden sonra da dünya hür iradeye kaydı.
TheodiceeGottfried Leibniz · Biblos Yayınları · 2016115 okunma
Puan vermedi
Leibniz - Teodise Kitap, Tanrı’nın iyiliği, insanın özgür iradesi ve kötülüğün kökeni üzerine bir savunma metni. Leibniz, Tanrı’nın sonsuz iyi, sonsuz bilge ve sonsuz güçlü olduğunu kabul ederek şu tezi savunuyor: Bu dünya, olası dünyaların en iyisidir. Tanrı, yaratabileceği sonsuz sayıda dünya arasından en mükemmel olanını seçmiştir. Kötülükler bu en iyi dünyada bile zorunlu olarak vardır, ama genel düzeni bozmaz, aksine daha büyük iyiliklere hizmet eder. Leibniz kötülüğü üç gruba ayırır: Metafizik kötülük**: Yaratılmış varlıkların Tanrı kadar mükemmel olamaması (sınırlılık). Fiziksel kötülük**: Acılar, hastalıklar, felaketler. Ahlaki kötülük**: Günah ve kötü eylemler (bunlar insanın özgür iradesinden kaynaklanır). Özgür irade olmadan gerçek ahlak ve erdem olamayacağı için Tanrı, kötülük ihtimalini de kabul etmiştir. Her şey “önceden kurulmuş uyum” içinde en iyi şekilde düzenlenmiştir. Kötülük problemi, Tanrı’nın adaletine karşı bir kanıt değil; aksine her şeyin daha büyük bir planda en iyi işlediğini gösterir.
TheodiceeGottfried Leibniz · Biblos Yayınları · 2016115 okunma
10/10
·186 syf.·
2018 2. kitabı
Leibniz'in Monadoloji'sinde Tanrı'sız bir varoluşun imkansızlığını içim rahat bir şekilde kabul etmiştim. Theodicee'de ise ''Tanrı varsa kötülük niye var'' haklı sorusunun cevabını yine içimiz rahat olarak alıyoruz.
Felsefe
TheodiceeGottfried Leibniz · Biblos Yayınları · 2016115 okunma

Yazar Hakkında

Gottfried LeibnizYazar · 10 kitap
Leibniz, Gottfried Wilhelm (1646-1716); bir Alman filozofu, bilim dünyasının önemli sistemci düşünürlerinden biridir. Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınır. Leibniz, Leipzig'de doğdu. Babası buradaki üniversitede ahlak felsefesi dersleri veriyordu. Leibniz babasının ölümünden sonra okuldan çıkarak kendi kendini yetiştirmeye başladı. Tarihe karşı büyük bir ilgi duyuyordu. 8 yaşına geldiği zaman Latince'yi öğrenmişti. 12 yaşında ise Yunanca öğrenmeye başladı. Bir yandan da mantık bilimiyle ilgili kitaplar okuyordu. 15 yaşında Leipzig Üniversitesi'ne girdi. Almanya'da felsefe tarihinin kurucusu sayılan Jakob Thomasius'tan felsefe okudu. 1663'te Jena'ya giderek buradaki matematik bilginlerinden ders aldı. Leibniz, 25 yaşına geldiği sırada yayınlanmış birçok önemli eseri vardı. Bir ara politika ile ilgilendi, bu konuda da bazı eserler verdi. Politika çalışmaları hiçbir zaman Leibniz'in felsefe ve matematik alanlarındaki çalışmalarına engel olmadı. Leibniz 1672 yılında, 26 yaşında ileri modern matematik çalışmalarına başladı. Bundan 3 yıl sonra Isaac Newton'dan bağımsız olarak Calculus'un temel teoremini keşfetti (Fundamental Theorem of Calculus). Pek çok yıl Leibniz ve Isaac Newton taraftarları arasında kimin Calculus'u keşfettiğine dair bir tartışma olsa da şuan Leibniz ve Isaac Newton Calculus'un babaları olarak kabul edilmektedir. 1700'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'de kadar bu şehirde yaşadı. 1700'de bir davet üzerine, Berlin'e gitti. Berlin Üniversitesi'nin kurulmasını sağlayarak üniversitenin ilk müdürü oldu. 1711'de görevini bırakarak Viyana'ya gitti, 1714'e kadar bu şehirde yaşadı. 1712'de Leibniz'e baron payesi verildiyse de dört yıl sonra Hannover'de öldüğü zaman fakir bir adam gibi gömüldü. Onun arkasından ağlayan tek adam olan, arkadaşı J. G. von Erckhart, sonradan yazdığı hatıralarında bu cenazeyi, 'ülkesinin şerefini temsil eden bu adam, bir dilenci gibi toprağa verildi' cümlesiyle anlatmıştır. Leibniz'in Felsefesi Leibniz, 17.yüzyıl filozoflarının çoğu gibi, felsefesinde Descartes'in töz kavramından hareket eder. Leibniz'e göre dünyanın, varlıkların temelinde 'monad'lar (tek tek varlıklar, bölünmez özler) vardır. Monadlar kendi kendilerine hareket edebilen, algılayabilen temel varlıklardır. Yalnız monadların özü 'kuvvet' olduğu için, ne bir şekli ne hacmi, ne parçaları vardır. Monadları özü 'edim' (faaliyet) olan ruhsal noktalar gibi düşünmek gerekir. Bundan dolayı monadlar, kendi kendilerine harekete geçerler. Onları, Demokritos'un, maddecilerin atomlarından ayıran husus, maddesel olamamaları, kendi kendine hareket edebilmeleridir. Monadların her birinin edimi, geçmişin sonucu geleceğin belirleyicisidir. Leibniz'e göre monadlar önceden belirlenmiş bir düzen içinde bulunurlar. Buna önceden düzen kuramı denir. Leibniz düşünce sistemine göre düşünce ilkeleri, genel fikirler, insan zihninde bir istihdat olarak bulunur, tecrübeyle gelişir. Leibniz 'Theodizee' adındaki eserinde, içinde yaşadığımız dünyanın, dünyaların en düzenlisi, en mükemmeli olduğunu söylemiştir. Leibniz'in bu görüşü Voltaire'in 'Candide' adındaki uzun hikayesinde gülünç hale getirilmek istenmiştir.