The Goldfinch

Donna Tartt
Tahmini Okuma Süresi:
21 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
771
Basım Tarihi:
Ekim 2013
Yayınevi:
Little, Brown and Company
Orijinal Adı:
The Goldfinch
ISBN:
9781408704950
Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·771 syf.··
Beğendi
Siz bilir misiniz yeşil gözlü kızıl saçlı kıza aşık olan on üç yaşındaki genç nasıl davranır ve o genç on beş yaşında uyuşturucu etkisinin altında iken hangi halüsinasyon görür,pekii on yedisinde ise antika dükkanında ne yapıyor olabilir? Bu hikayenin başladığı yerden bende başlamak istiyorum. Onun annesi bi var bi yoktu,babası da bi yok bi var gibiydi,sonrasında hayatı kalp atışı çizgisi gibi oldu. Okuyun bu kitabı,rica ediyorum... Kitaptan haz almak ne demek The Goldfinch okuduğumda anladım.
The GoldfinchDonna Tartt · Little, Brown and Company · 2013806 okunma
~Saka Kuşu~
Puan vermedi·864 syf.·
2024 1. kitabı
Saka kuşu, Hristiyanlıkta yeniden doğuşu sembolize eden bir ikondur. Minik kuşun kafasındaki kırmızı lekenin, İsa'nın başında bulunan dikeni çıkarmaya çalışırken oluştuğu düşünülür. Her ne kadar Saka kuşu Hristiyanlıkta yeniden dirilişi temsil etse de; kitabımızda arayış ve kaybı temsil etmektedir. Kitabın ilhamı olan tablonun hikayesini araştırırken ressam Fabritius'un yaşadığı şehrin, büyük bir barut fıçısı patlamasında yandığı, bu nedenle ressamın günümüzde sadece 13 tane eserinin kaldığını öğrendim. Yine bu patlamadan sonra saka kuşu tablosu kaybolmuş ve 200 yıl boyunca bulunamamıştır. Kitapta tıpkı bu hikayede ki gibi bir patlama ile başlıyor. Bu patlama kitabımızın ana karekteri Theodere'un hayatını kökünden sarsarken; zamanla bir insanın çocukluğundan erişkinliğe kadar olan dönemde aile, çocukluk, travma, arkadaşlık ve aşk gibi konular üzerinden; bizi bazen duygusal bazense yıpratıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Theo'nun eksikliklerini uyuşturucu, saplantı ve histerik düşünceler gibi farklı ögeler ile gidermeye çalışması bana saka kuşu tablosunda bulunan minik kuşun ayaklarındaki zincirleri anımsattı. Tüm bunların arasında favori karekterim sanırım Boris oldu. Ana karekterimiz ile yaptığı arkadaşlığın kötü etkileri olsa da başından geçen hadiseler karşısında ki güçlü duruşu ve bilge tavırlarıyla beni kendine hayran bırakan bir karekter oldu. Ve bence ana karekterimizden sonra en travmatize olmuş karekterdi. Zaman zaman kendimden parçalar bulabildiğim bir karekter olması dolayısıyla belki de en çok aklımda kalan insanlardan biri haline geldi. Yazarın daha öncesinde okuduğum Gizli Tarih kitabını da fazlasıyla beğenmiştim. Bu kitabında da yazarın klasiklerin ruhunu barındıran başarılı dili ve akıcı üslubuyla keyifli bir zaman geçirdim. Kısacası kalbimin bir
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2025 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2025 13:44
Saka Kuşu / Donna Tartt . 864 sayfa, bazı kısımları çok uzatılmış gibi düşündürse de daha uzun olsa bile okurdum dediğim bir kitap oldu Saka Kuşu... . Fabritius'un aynı adlı tablosundan ve hikayesinden esinlenerek yazılmış bir kitap... . 13 yaşındayken annesiyle gittiği bir müzede yaşanan bomba saldırısında annesini kaybeden Theo, müzeden çaldığı Saka Kuşu tablosuna tüm benliğiyle bağlanıyor... Bundan sonraki hayatı ise tıpkı tablodaki kuş gibi... Uçabilir ama ayağından zincirle bağlı... . Boris kitabın bir diğer önemli karakteri... Theo'nun hayatına hem iyi hem de kötü anlamda dokunuyor... Ve daha birçok sağlam karakter var kitapta... . Yazar karakterlerini iyi analiz etmiş, ağır seyreden psikolojik bunalımı iyi yansıtmış diye düşünüyorum... 13 yaşından olgunluk dönemine kadar seyreden metinde, bir çocuğun tek başına kalmasının ağır yükünü, girdiği yanlış yolları, kendini suçlama, yolunu arama gibi gibi bir çok durumu anlatıyor yazar... Benim severek okudum bir kitap oldu...
Edebiyat
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2025 73. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 14:27
İlk sayfalardan itibaren kitap beni içine çekti. Hatta 500. sayfaya kadar nasıl aktığını anlamadım; merak, heyecan ve o atmosfer öyle güzel ilerledi ki elimden bırakamadım. Ama sonrasında tempo biraz ağırlaştı, sayfalar daha yavaş ilerledi sanki. Yine de bütün o yoğunluk, anlatılan dünyanın ağırlığı beni kendine bağladı. Çünkü hikâye sadece okunup geçilecek bir şey değil; insanın içinde yankı bulan, ara ara zorlayan ama sonunda kucaklayan bir yolculuktu. Herkes sever mi , okur mu bilmiyorum tavsiye eder miyim onu da bilmiyorum Sosa Verda Rnçbr Meral birlikte bir son daha yaptık
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
5/10
·864 syf.··
2022 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2022 03:06
Ben bu kitaba sinirlendim. Uzun zamandır okuyup da bu kadar bitsin istediğim bir kitap daha olmamıştı. O kadar sıkıldım ki. Donna Tartt Gizli Tarih'te de gereksiz uzatmalarda bulunmuştu ama abartmadığı için çekilebilirdi. Bence Saka Kuşu öyle değil. O kadar uzatmaya çalışmış ki kitap özünü kaybetmiş. İnsanların bu kadar beğendiği ne var anlayamadım, belki de yanlış zamanda okumuşumdur bu yüzden beni zerre etkilememiştir. Ama bu kitabın 864 sayfa olması büyük saçmalık. Son sayfaları okurken artık anlama yetimi kaybetmiştim, okuyamıyordum bunaltıdan. Beğenemedim maalesef. Kitap edebileşsin, iyi eleştiri alsın diye gereksiz yere uzatılmış ve bu okurken çok göze batıyor. He amacına ulaşıp ödül almış, filmi yapılmış, helal olsun diyelim.
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
Hakikat yüzünden ölmeyelim diye var sanat.
8/10
·864 syf.··
2023 28. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 23:27
Uzun yıllar önce tesadüf üzeri The Goldfinch adında bir film izlemiştim ve film benim üzerinde çok garip bir his bırakmıştı daha anlatılacak çok şey varmışta anlatılamamış gibiydi. Sonrasında üstünden baya bir zaman geçtikten sonra Donna Tartt ile tanıştım ve Gizli Tarih okudum. Bu kitapta hissetiklerim de filmde hissettiklerimle benzerdi ve tesadüf eseri filmin Donna Tartt'ın kitabından uyarlandığını gördüğümde hiç şüphe etmeden sipariş verdim. Kitap filmin aksine yavaş bir başlangıç yapıyor. Ana karakterimiz Theo'nun ve annesinin başından geçenleri nasıl bir hayata sahip olduklarını anlatıyor ki devam eden olaylar ışığından okuyucuyu iyi hazırlıyor bence. Mekanları bol bol tasvir ediyor. Theo'nun annesinin sanata olan düşkünlüğünü iyice özetliyor. Zaten Theo'nun hayatının dönüm noktalarından biri de burada gerçekleşiyor. Annesini müzede bulundukları bir zamanda bomba saldırısı sonucu kaybediyor ve orada olan dünyaca ünlü Saka Kuşu tablosunu kimseye fark etmeden çalıyor. Değim yerindeyse ona bağlanıyor ve hayatının merkezi haline getiriyor. Az önce bir dönüm noktasından bahsetsem de bence Theo'nun hayatında ki en büyük dönüm noktası Annesini kaybettikten sonra en yakın arkadaşı Andy'nin ailesinde bir süre kaldıktan sonra ayrılışı oluyor. Orada belli bir seviyede kaliteli bir aile ortamında kendini bir fazlalık olarak görerek yaşasa da oradan ayrıldıktan sonrası için Theo'nun hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor. Ruhsal olarak zaten iyi durumda olmayan Theo sonrasında bağımlılık sorunları olan ve onu yıllar önce terk etmiş babasıyla yaşanmak zorunda kalıyor ve Teksas'a yerleşiyor ve bundan sonra her şey tepe taklak gidiyor. Orada bence kitabın en renkli karakteri Boris'le tanışıyor. Boris resmen birden kitaba ışık gibi doğuyor ve kitabı olduğundan daha okunulası bir
Roman
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
Ruhumuzdaki zincirler üzerine: Bir Saka Kuşu Hikâyesi
7/10
·864 syf.··
2020 74. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2020 02:11
“Bu küçük, sağlam portreye bakınca sakanın içindeki insanı görmemek çok güç. Onurlu, korunmasız. Bir diğerine bakan bir tutsak.” Amerikalı yazar Donna Tartt orijinal ismi The Goldfinch olan eserini, 17. Yüzyılda tuvale dökülmüş, Fabritius isimli bir ressamın, bir tüneğe tünemiş, ayak bileğinden bulunduğu tüneğe zincirlenmiş bir saka kuşunu resmettiği aynı isimli eserinden ilham alarak yazmış. 2014 yılı Pulitzer ödüllü eserde; 13 yaşındaki Theo isimli bir çocuğun, tüm dünyayı sarsan bir terör saldırısında annesini kaybetmesi ve birbirini tetikleyen olaylar silsilesi sonucunda, söz konusu tabloyla kendi yaşam hikayesinin paralel seyretmesini, o tabloyla ilgili içselleştirdiği sorunlarını, kimsesizliğinin hem sorumlusu hem yoldaşı olarak ‘nesne’de bulduğu manevî tatmini, uyuşturucuda bulduğu maddî tatmini, kendi ruhunu tanıyamayan, anlayamayan, acı çektiğini bile anlayamayacak kadar iç dünyasına yabancılaşmış bu genç adamın, sorunlarına ve hayata bakış açısını, çıkarımlarını ve yaptığı hataların ruhunda yaptığı derin yara izlerini buluyoruz. Theo, Saka Kuşu’nun çizgilerini ve ruhunu kalbine kazıyor. Saka Kuşu’nun ayağındaki zincirleri ruhunda hissediyor. Tıpkı onun gibi Theo’nun ruhunu kıskıvrak yakalamış bir acı da, onun kanatlanıp uçmasına engel oluyor. Roman, iflâh olmaz şekilde güzeldi. Kabul etmeliyim. Aslına bakılırsa zaten beğenmek için okudum. Çünkü görüşlerine önem verdiğim bir kaç arkadaşım tarafından ısrarla önerilmişti. O yüzden biraz pozitif ayrımcılık da yapmış olabilirim. Fakat gereksiz uzun ve yorucu olduğunu da es geçemem. Aynı hisleri 400 sayfayla da verebilirdi bence. Her halükârda edebî açıdan enfes, konu açısından hayranlık uyandırıcı bir eser olduğunu düşünüyorum. Okumak yordu, ama hayatta her güzel şey, biraz yorucu değil midir zaten? “Bir resim
Edebiyat
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2023 5. kitabı
Merhaba dostlar Theo on üç yaşındayken annesiyle gittikleri müzede patlama olur. Yıkıntıların arasında kendine geldiğinde ölmek üzere olan yaşlı bir adam yüzüğünü Theo'ya verip bir adrese gitmesini söyler. Bir de değerli bir tablo verir: Saka Kuşu. Theo eve dönüp annesini bekler ama annesi patlamadan kurtulamamıştır. Babasını yıllardır görmeyen, dedesinin hiç ilgilenmediği Theo bir süre okuldan yakın bir arkadaşının evinde kalır. Tam tekrar bir düzen tutturmuşken babası çıkagelir. Theo'yu alıp Vegas'a götürür. Buradaki tuhaf yaşamında, hayatı onunkinden bile tuhaf bir arkadaş edinir. Birkaç yıl sonra tekrar New York'a döner, okulunu bitirir. Yıllar geçer, yetişkin olur, çalışmaya başlar, âşık olur. Tüm bu süre boyunca tabloyu herkesten gizler. Derken olaylar bir kez daha umulmayan bir yöne sürükler Theo'yu. Sekiz yüz altmış sayfalık bir romandı. Bir çocuğun başına gelebilecek daha tuhaf şeyler olabilir mi bilmiyorum. Çok acayip bir hikâyeydi Theo'nunki. Zaman zaman durgunlaşsa da genelde heyecanlı, sürükleyici ve çok detaylı bir romandı. Öyle ki sahne sahne gözümde canlandırabildim. Filmi de varmış. Fırsat bulursam izleyeceğim. Roman 2014 Pulitzer Ödülü almış. Uzun bir maceraya atılmak isteyenlerde öneririm. Sevgiyle kalın
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
10/10
·864 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
Kitabın ilk bir kaç bölümü trajik olmasına rağmen akıcı ve güzeldi. Derken Kahramanımız Theo’nun Borris ile tanışıp kurduğu arkadaşlık ve sonrasında hemen hemen her sayfa eroin, ,hap, kokain, bol içki ve çokça da kusmuk dolu geçti. Çoğu zaman midemi bulandırdı. Belli bir yaş altının kesinlikle okumaması gerekiyor. Zira kitaptaki ilaç ve zararlı madde kullanımı anlatılırken anlatım dili çocuk ve gençlerde merak uyandırabilir. Keşke almasaymışım dediğim kitaplardan biri oldu .
Düşünce
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma
6/10
·864 syf.··
2025 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 17:08
Saka kuşu. Uzun zamandır önüme çıkan ve merakla beklediğim bir kitaptı. Yorumlarında kimse kötü bir yorum yapmamıştı ve herkes övgüyle bahsediyordu. Ben de alıp okuyayım dedim. Kitabın tabiki de ilgilisine göre illaki bir cezbedici yanı vardır ancak benim için sadece bir pişmanlık oldu. Zira 864 sayfayı okumak zorunda kaldım ve bunu baya zorlanarak yaptım çünkü sevemedim. Kitap çok ünlü bir tablo olan saka kuşu tablosunu görmeye giden bir anne oğulun başına gelen trajik bir hikayeden bahsediyor. Başlarını çok severek okudum çünkü yazar bir çocuğun annesiz kaldığında neler hissettiğini ve o içine kapanıklığın sebeplerini kendi yaşamış gibi güzel bir şekilde okura aktarıyor. Kitaptaki karakterlerden Hobie'yi severek okudum çünkü bu olaylar silsilesinde Theo'ya sahip çıkıyor hem, hemde hiç görmediğimiz antika ustacılığı konusunda güzel dersler veriyor. Ancak kitabın 400 sayfası neredeyse tamamen boş.. boşu boşuna vaktimi kaybettiğim için sinirlendim bittiğinde çünkü son 200 sayfa artık herşey ortada oluyor fakat yazarımız uzattıkça uzatıyor. Farklı bir hikaye evet, dikkat çekici ona da evet ama bu kadar gereksiz laf salatasına hiç gerek yoktu. Bence harika sürükleyici bir kitap olabilirdi eğer 400 sayfa da bitseydi. Dediğim gibi illaki seveni vardır ancak bu kadar övülmeye bakılırsa asla beklediğim etkiyi bende bırakmadı. Sevemedim martin eden kitabında ki hayal kırıklığını burada da hissettim. Okumak isteyenler kitabın gereksiz cümlelerle dolu olduğunu hatta yüzlerce sayfa gereksiz laf olduğunu bilerek okusun lütfen. Kitapla kalınız. Çok daha güzel kitaplarla..
1000Kitap
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016806 okunma