Tımarhane

Patrick McGrath

Puan

8.510 üzerinden
45 kişi
9/10
·352 syf.··
2024 192. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2024 22:45
İçinde hem gerilim hem aksiyon hem psikoloji hem de polisiye türünü barındıran ender eserlerden biri. Baştan sona acaba ne olacak diye düşünerek okuyorsunuz. Elinizden bırakamadan okuyacağınızı biliyorum. Film izlemek gibi çünkü. Yazarın anlatım tarzını, yalınlığını, olayları uzatmamasını ve heyecanı hep yüksek tutmasını çok sevdim. Akıl hastası olan bir adamla, hastanenin doktorunun eşinin yasak aşkı anlatılıyor. Son ana kadar kim hasta, kim aşık, kim intikam almak için çabalıyor pek anlaşılmadığı için heyecan yüksek oluyor.
Edebiyat
TımarhanePatrick McGrath · Epona Yayınları · 2024120 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2024 19:07
Sanırım uzun zamandır beni bu kadar sürükleyen, son sayfasına kadar gerilimi ve heyecanımı yitirmeden okutan ve bu kadar yoğun duygular yaşatan bir kitaba denk gelmemişim. Abartmak gerekiyorsa abartıyorum. Bu kitapta bir deli, bir doktor ve bir normal yok. Herkes doktor, herkes deli ve herkes normal gibi :) Kimi dinlerseniz hak veriyorsunuz ve aynı zamanda yok artık diyorsunuz. Saplantılı arzular, karmaşık ilişkiler, nevrotik bozukluklar. Psikolojik yönü ağır basan bir kitap. Akıl hastanesinde başlayan kurgu, bir psikiyatristin ağzından anlatılıyor. Başka bir psikiyatristin eşi ile bir akıl hastasının adına aşk mı, tutku mu , delilik mi, şiddet mi ne denirse artık bu ilişkisi üzerinden devam edem akıl tutulması. “Tımarhane”; gerçek anlamı bir yana kontrol edilemez duyguların, yönetilemez hislerin, mantıktan yoksun davranışların etkisi, karakterlerin kendi içine hapsolmasını çok iyi yansıtmış. Ayrıca sonu beklemediğim yerden geldi. Bu yılın en sevdiklerime adını yazdım.
Edebiyat
TımarhanePatrick McGrath · Epona Yayınları · 2024120 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·352 syf.··
2025 10. kitabı
2025 yılının birinci favori kitabı olan #tımarhane bir solukta bitti…Yazar #patrickmcgrath ın kaleme aldığı Onur Işık’ın tertemiz çevirisi ile #tımarhane tek kelime ile nefisti… İflah olmaz bir romantik olan Stella;aradığını bulamadığı evlilik hayatındaki boşluklarını dolduramayınca ruhsal ve bedensel olarak sonunu getirecek olan ve kendini kurbana dönüştüren akıl hastası Edgar’a aşık olur… “Her seçim bir kaybediştir” tezine istinaden kaleme alınan kitapta anlatıcının bir psikiyatrist olması ve süslü betimlemlerden ziyade olayı sade bir dil ile akışta vermesi;okuyucunun heyecan duygusunu hep tetikte tutup kitabı bir solukta okunmasını sağlamış… O kadar keyifli ve manidar bir kitaptı ki;bir kadının evlilik kurumu içindeki yalnızlığını iliklerinize kadar hissedip,annelik ile aşk duygusu arasındaki sıkışmışlığı görüp,aşkta mantık aranmayacağını bir kez daha anlayıp,insanların neden delirdiğine şahit oluyorsunuz…
TımarhanePatrick McGrath · Epona Yayınları · 2024120 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 21:51
Aşk mı, psikolojik bir rahatsızlık mı? İşte kitabı okurken bu sorularla ve sonuna dek azalmayan temposuyla okuyorsunuz. Her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi aşkın da fazlasının ne kadar zararlı olabileceğini gösteriyor kitap. Yazar psikolojik bir hastalığın evrelerini, ruh tahlillerini kitap boyunca çok iyi ifade ederken bir yerde artık asıl hasta olan kim diye düşünmeye başlıyorsunuz. Sürekli bir sonraki safhada ne olacak diye merakla okuduğum bir kitap oldu. Ben çok sevdim, tavsiye ederim Konusuna gelecek olursak: Stella, bir akıl hastanesine başhekim yardımcısı olarak yeni atanan eşi Max ve oğlu Charlie ile görünürde normal bir hayat yaşamaktadır. Ancak Stella’nın hastanenin hastalarından biri olan Edgar ile yakınlaşmaya başlaması kendi ile beraber tüm yaşamları tamamen değiştirecektir. “Gelecek ancak beklediğiniz bir şey varsa anlam kazanır.”
Edebiyat
TımarhanePatrick McGrath · Epona Yayınları · 2024120 okunma
Aşkın Psikolojisi?
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 00:32
Bu kitaba inceleme yazmak benim için gerçekten çok hoş bir olay. Kitabın çevirisini değerli hocam Onur Işık yaptı, kendisinin ilk çeviri kitabı, bu yüzden kitapla aramda tuhaf ama bir o kadar güzel bir bağ oluştu. Hikâyeden bahsetmeden önce aşk'ı düşüncelerinizde ön safhalara çağırmak istiyorum. İnsanların birbirlerini bu uğurda öldürmesi, nice kalplerin kırılması, fiziksel ve psikolojik hastalıklarla boğuşturduğu, yalanların, ihanetlerin ve göz yaşlarının bu uğurda hunharca harcanması. Evet bahsettiğim şey gerçekten aşk. Nedir aşk sana göre? Etrafımda hiç mutlu bir evlilik görmemem ve buna karşın her yerde şiddeti görmem sebebiyle bir süre inanmadım aşka. Sonra bu "şeyin" aslında sadece sıradan bir duygu olduğunu kavradım. Diğer her kavramda olduğu gibi aşk da maalesef insanların kendi kendine içini dolduruğu büyük bir balon aslında. Ben tabii ki aşkı yalnızca üreme için kullanılan bir araç olarak gören insanlardan da değilim. Fakat bir gerçek var ki aşkı biz istediğimiz gibi şekillendiriyoruz. Belki karşımızdaki insanı ilk tanımaya başladığımızda duyduğumuz heyecanın yoğunluğu yüzünden bunu böyle görüyoruz. Ya da her zaman olduğu gibi görmek istiyoruz. Sevgiye kesinlikle inanıyorum ama aşk bir süre sonra etkisini yitiren bir illüzyon bence. Bu illüzyonun sonucunda çiftler ya parlaklığın etkisiyle birbirlerini çok üstün görüyorlar ve bu parıltı yitince heyecanları da bitiyor, ya da parlaklık gitse bile birbirlerine ışık olmaya devam ediyorlar. Peki neden onca insan sırf bu illüzyon nedeniyle yukarıdaki onca çılgınlığı kendisine ve etrafına yapıyor? İşte burda kitap biraz olsun gözünüzü açabilir. Hikâyede de her şeyini feda edebilecek kadar delicesine aşık olan bir kadını tanıyoruz. Stella, Max ve oğulları Charlie ile oldukça normal bir hayat yaşıyorlardı. Fakat
Edebiyat
TımarhanePatrick McGrath · Othello Yayıncılık · 2021120 okunma