Toplumsal Cinsiyet - Sosyal Psikolojik AçıklamalarZehra Y. Dökmen

·
Okunma
·
Beğeni
·
978
Gösterim
Adı:
Toplumsal Cinsiyet - Sosyal Psikolojik Açıklamalar
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789751413840
Kitabın türü:
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Toplumun değer yargılarının yol açtığı çifte standart…

Kadınların da erkeklerin de toplumsal, ekonomik, psikolojik davranışlardan yola çıkan Zehra Yaşın Dökmen, sorunların, toplumun her iki cinse biçtiği rollerden, farklı kurallar işletmesinden kaynaklandığını saptıyor. Toplum genellikle, beklentiler konusunda her iki cinse de yönlendirmelerde, dayatmalarda bulunur. Kimileri için pek sıkıntı yaratmayan bu durum, çoğunlukla gerçek birer sancılı zorlanmaya yol açar.

Zehra Yaşın Dökmen bu ve benzeri ilişkilere psikolojik açıdan yaklaşmakta, örnek durum ve olaylardan yola çıkarak konuya bilimsel düzeyde açıklık getirmektedir.
 Bu kitap 1.5 senedir radarımda olan bi kitaptı. Toplumsal cinsiyet meselesi uzun süredir zihnimi kurcalıyor.  Özellikle bu konuyla ilgili araştırmalarım hep makale, blog, haber okumak, kısa film izlemek düzeyindeydi. Alsancak Kitapsan Mağazasını dolaşırken bu kitabı görmüştüm, incelemiştim ve bunu almalıyım demiştim ve kasım ayındaki kitapyurdu siparişi listemde kendileri de vardı.

Kasımda alıp daha yeni okumaya fırsat buldum. Kitap 6 bölümden oluşuyor. İlk bölümde oldukça doyurucu şekilde mükemmel bir biçimde tanımlar veriliyor, kavramlar açıklanıyor. Hayranlık uyandıracak şekilde olan ilk bölümün her sayfasını çizmek her cümlesini not almak istedim. İkinci bölüm daha çok kuramlardan bahsediyor. Kuramların bakış açıları farklıkları görüşleri bu bölümde yer alıyor. Kitabın geri kalan bölümleri ise biraz havada kalıyor yani sıradan okur için değil de akademik alanda kullanılması için bir kitap olduğunu düşünüyorum. Geri kalan bölümlerde çeşitli araştırmalardan, makalelerden, tezlerden, anketlerden, verilerden elde edilen bilgilerle hazırlanmış. Okurken artık sıkılmaya başlıyorsunuz çünkü sürekli verilerden bahsediliyor akademik bir ödev, sunum, tez hazırlamak için daha uygun bir kitap ha durduk yere okunmaz demiyorum ama böyle okuyunca ne yalan söyleyim masal okumuş gibi oluyorsunuz.

Ha bu arada kitaba yönelik hiçbir eleştirim yok olamaz da alanında oldukça başarılı bir akademisyen tarafından ele alınan konu muazzam işlenmiş. Türkçe olarak Toplumsal Cinsiyet meselesiyle ilgili kaynak bulmak artık imkânsız değil.
Üstün Dökmen hocanın samimi ve hoş birsözüyle ( kendisi eşinin sözünün önüne bir önsöz yazmanın haddi olmadığını onun için böyle bir başlık kullandığını belirtmiş) renk kattığı Toplumsal Cinsiyetin sosyal psikolojik açıdan işlendiği kaynak bir eser. 6 bölümden oluşan bu kitap da ilk başta toplumsal cinsiyetin ne olduğundan, toplumsal cinsiyet ile ilgili kuramlardan bahsediyor. Sonra toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına değiniliyor. Gündelik hayatta, sosyal medyada cinsiyet ayrımcılığının nasıl yapıldığı ve cinsiyet rollerinin ne şekilde ele alındığından bahsediyor. Ve bu cinsiyet kalıp yargılarının bireyleri nasıl etkilediğini psikolojik tahlillerle ele almış. Bu kadar hassas ve hâlâ bir türlü anlaşılamayan ya da yanlış anlaşılan toplumsal cinsiyet konusunu sade, yalın bir şekilde işlemiş. Bence verimli bir kitap. Keyifli okumalar...
Biraz mecburiyet söz konusu olduğu için okudum. Kadın erkek ilişkilerine, toplumun kişilere yüklediği davranış yargılarına tüm araştırma ve örnekleriyle değinmiş. Tek sıkıntısı okuduktan sonra etfafınızdaki insanlarla tartışmaya girmeye fazla müsait oluyorsunuz. Herkes toplumsal ilişkilere ve kadın erkek rollerine aynı açıdan bakmıyor malesef..
Cinsiyetler üzerine algılarımız nasıl şekilleniyor, kadın ve erkek ne derecede farklılaşıyor, gündelik hayatta karşılaştığımız kalıpyargılar nasıl oluşuyor/kullanıma giriyor benzeri konulara bilimsel araştırma bulgularıyla değinilmiş. En önemlisi de cinsiyetlere ilişkin bir tanımlama, niteleme yapmadan önce durup düşünmeli ve mutlaka okunmalı.
Kadınlığın ve erkekliğin biyolojik ve toplumsal anlamını kavramaya, tartışmaya çalışmak eşitlikçi bir birey olabilmek için önemli diye düşünüyorum. Cinsiyet kalıpyargıları üzerinde düşünmeksizin, tartışmaksızın yaşamak bireyi kendine biçilen rolü mutsuz bir şekilde oynamaya zorlamaz mı? Cinsiyet ayrımcılığının nesiller boyu devam etmesine sebep olmaz mı?
Hep güçlü, kurtarıcı olmak zorunda hisseden mutsuz/huzursuz erkekler; tek görevi doğurmakmış gibi görülen, evde durup "şefkat tanrıçası" olmaya zorlanan mutsuz/huzursuz kadınlar..
Yazar Zehra Dökmen kitabın 4. bölümde kitle iletişim araçlarında cinsiyet rollerinin ele alınışını analiz etmiş. O bölüme ulaşmayı heyecanla bekliyorum.
.
"İşten çıkıp eve geldiniz
Koltuklar dolusu yorgundunuz
Gazete, televizyon...
Ödünç dünyalar buldunuz.

Tabii erkekseniz böyle.
Kadınsanız mutfağa girdiniz iş dönüşü
'Birinin yapması gerek bunları' (o birisi hep siz oldunuz)."

Eşitlikçi bir erkekle evli olduğumdan Üstün Dökmen'in yukarıdaki dizelerini yaşamak zorunda kalmayan kadınlardanım
Her kes farkında ki, hayatlarına daima müdahele eden insanlar var.Hayatınızda kötü şeyler baş verdiyinde kendinizi günahlandırırsınız, iyi bir şeyler olduğunda ise onlara teşekkür edersiniz.Bir şeyin farkında olun hayatınızı kendiniz bildiğiniz gibi yaşayın.onların sizin yaşamanıza kapsamlı müdahelesine izin vermeyin.Tabi biraz ister - istemez danışmanlıklarda olmalı.Lakin son kararınızı kendiniz verin.Nedenmi?Keşke dememek için.
Kitabı elime aldığımda kitaba dair çok büyük beklentilerim vardı. Bana cinsiyetin nasıl toplumsal cinsiyete dönüştüğüne dair çol farklı bakış açılarını kazandırabileceğini düşünmüştüm. Yazarın bu konuda yazdığı denemelerin bir kolleksiyonu olduğunu düşünüp kendimi kitapla böyle bir sohbetin içinde bulacağımı hayal etmiştim. Ancak kitap genel olarak cinsiyet ve cinsiyet rolleri, toplum içindeki kalıpyargılar, önyargılar üzerine yapılan araştırma sonuçlarının bir araya toplandığı geniş bir tez şeklinde bu nedenle de aynı paragraf içerisinde aynı konu hakkında yapılan birden fazla araştırma sonucuna yer verildiği için çok fazla tekrara yer verildiği kanaatindeyim. Tabi ki birçok şey öğrendiğim, daha önce hiç duymadığım sosyolojik terimlerin anlamına hakim olduğum, cinsiyet rolleri üzerine daha net fikirlere sahip olduğum bir kitap oldu-okuduğumuz her kitabın bize kazandırabilecek mutlaka bir şey olduğu gibi- ancak yoğun bir şekilde işlenen kuramlarla sosyoloji öğrencilerinin daha fazla kazanım sağlayacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle kitabın giriş bölümünde çok fazla terminolojik terime yer verilmişti. Diğer taraftan yazarın üniversitede ders verdiği öğrencilere sınav sorusu olarak sunduğu ve öğrencilerin toplum içindeki toplumsal cinsiyet algısı hakkında düşüncelerini, bu algı içinde nasıl hissettiklerini paylaştığı yazılardan birkaç tane de kitaba eklediği kısımlar sayesinde kitap bir nebze de olsa tez havasından çıkmıştı bana göre. Sonuç olarak her ne kadar kitap beklentilerimi karşılamasa da öyle olduğumu düşündüğüm çıkarımlara dair yapılan araştırmakar ve somut delillerle toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri hakkında daha net fikirlere sahip olduğumu düşünüyorum şu anda, bir de öğrenmiş olduğum için mutlu olduğum birçok sosyolojik terime...
yüzeysel olarak göz gezdirdim okuma hevesi yaratıyor ve okuyacağımda :)
Kalıpyargılar kolayca değişmezler; dışgrup hakkındaki kalıpyargılar daha güçlü, daha olumsuz ve daha aşırı uçtadır. Çünkü dışgrup üyeleriyle olan etkileşim bireysel değil gruplar arasıdır. Sonuç olarak da dışgrup üyeleri birbirlerine daha benzer ve homojen olarak algılanırlar.
“Cam tavan terimi, bireysel bir yetersizlik nedeniyle yükselememeyi değil, sadece kadın olmaktan dolayı yükseltilmemeyi ifade eder. Bu nedenle de hiyerarşinin tepesine doğru kadın sayısı azalır, hatta sıfırlanır.”
“iki cinsiyet arasındaki farkın az olmamasının, hatta bir de bunun biyolojik kökenli olduğunun anlaşılmasının özellikle bazı feminist yazarlar taradından kadının şimdiki görece daha düşük konumunun sürüdürülmesi için bir temel oluşturacağı endişesinde aramak gerekir. Bu hiç de yabana atılacak, görmezden gelinecek bir endişe değildir. Haklı olarak şimdiye kadar kadın aleyhine işlemiş mekanizmalar, sistemler muhtemelen böyle bir bilimsel temele oturtulursa statükonun sürdürülmesi konusunda daha güçlü bir konuma gelebilirler.”
İnsanlar içsel değerlerini de toplumun beklentilerinden bağımsız oluşturmaya çalışmalılar. Aksi takdirde yanlışlar kuşaklar boyu devam eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplumsal Cinsiyet - Sosyal Psikolojik Açıklamalar
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789751413840
Kitabın türü:
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Toplumun değer yargılarının yol açtığı çifte standart…

Kadınların da erkeklerin de toplumsal, ekonomik, psikolojik davranışlardan yola çıkan Zehra Yaşın Dökmen, sorunların, toplumun her iki cinse biçtiği rollerden, farklı kurallar işletmesinden kaynaklandığını saptıyor. Toplum genellikle, beklentiler konusunda her iki cinse de yönlendirmelerde, dayatmalarda bulunur. Kimileri için pek sıkıntı yaratmayan bu durum, çoğunlukla gerçek birer sancılı zorlanmaya yol açar.

Zehra Yaşın Dökmen bu ve benzeri ilişkilere psikolojik açıdan yaklaşmakta, örnek durum ve olaylardan yola çıkarak konuya bilimsel düzeyde açıklık getirmektedir.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Ayşe
  • Melih Deveci
  • Sevim Türk
  • Seher
  • N.
  • Achiella
  • minmin
  • Selin
  • Ebru Sezgin
  • Ayşenur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (2)
9
%33.3 (3)
8
%0
7
%22.2 (2)
6
%22.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0