Üç Öykü

J. D. Salinger
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 35 dk.
Sayfa Sayısı:
56
Basım Tarihi:
Şubat 2014
İlk Yayın Tarihi:
27 Kasım 2013
Yayınevi:
Kendi Yayınları
Orijinal Adı:
Three Stories
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·56 syf.·
2022 81. kitabı
Kısa ve basit bir öykü kitabı, üç öyküden oluşuyor. Üçüncü öykü ilginç geldi bana. Tavsiye edermiyim? Sanmıyorum, elinizin altında varsa okuyun vakit kaybetmeden yoksa da bulmak için uğraşmayın derim...
Edebiyat
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
7/10
·36 syf.··
Beğendi
·
2017 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2017 21:57
Kitapta Holden, Kenneth ve anlatıcı Vincent'a rastlamak oldukça keyifliydi. Salinger bu kitapta "Gönülçelen" veya diğer adıyla "Çavdar Tarlasında Çocuklar" kitabının temellerini attığı çok bariz hissediliyor. İlk öykü olan "Bovling Toplarıyla Dolu Okyanus'u" nefessiz okudum diyebilirim. Diğer iki öyküde oldukça güzeldi.
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
Puan vermedi·56 syf.·
2019 82. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar yada Gönülçelen ile tanıdığım Salinger'den tekrar bir kitap okumak da varmış. Üç hikayeden oluşuyor. İlk hikayede bizim atarlı ergen Holden'e denk gelmek keyifliydi. Diğer hikayelerde de Paula'nın son hali yürek burktu. En sevdiğim hikaye ilk hikaye oldu. Kitaptan kısacık bir cümle; "Birini seviyorsan, onu ne kadar sevdiğini herkese söyle." dedi Kenneth. Diyor Kenneth. Herkese söylemese de olur. Sevdiğine söylesin kafi. Hatta ilk ona. Bunu onun bilmesi yeterli diğerleri teferruat. Bu arada , e kitap okumak o kadar da itici bir eylem değilmiş.
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
7/10
·56 syf.··
2026 3885. kitabı
J. D. Salinger’ın Üç Öykü’sünü bitirdiğimde içimde tuhaf bir sessizlik kaldı. Sanki çok şey anlatılmış ama kelimeler özellikle eksik bırakılmış gibi… Zaten Salinger’ın en sevdiğim tarafı bu: açık açık söylemek yerine, insanın içine dokunup orada yankı bırakması. Kitaptaki öyküler birbirinden bağımsız gibi dursa da hepsinde ortak bir yalnızlık ve yabancılaşma hissi var. Karakterler kalabalığın içinde ama bir o kadar da uzak. Özellikle diyalogların doğallığı beni çok etkiledi; sanki birinin hayatına gizlice kulak misafiri olmuşum gibi hissettirdi. Salinger’ın dili çok sade ama bu sadeliğin altında ciddi bir derinlik var. Bazı cümleleri okurken “bu kadar basit bir şey nasıl bu kadar ağır hissettirebilir?” diye düşündüm. Öyküler kısa olmasına rağmen etkisi uzun sürüyor; kitap bittiğinde bile zihnimde dönüp durdu. Benim için bu kitap, olaylardan çok duyguların öne çıktığı bir okuma oldu. Büyük kırılmalar, dramatik anlar yok belki ama küçük detayların yarattığı o içsel sarsıntı çok gerçekti. Herkesin seveceği bir kitap değil, çünkü sabır ve biraz da içe dönük bir okuma istiyor. Ama doğru zamanda okunduğunda insanın içine dokunan, sessiz ama güçlü bir eser.
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
8/10
·56 syf.··
2022 105. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2022 13:06
Jerome David sallinger'ın üç kısa öyküsünden oluşan kitabı. Aslında bu üç öykü ile ilgili vasiyetinde ölümünden 50 yıl sonra yayınlanmasına izin verdiğini söylemiş. Çevirmen de bunun uyarısını yapıp okumayı sizin etik anlayışınıza bırakıyor. Ölümünden 50 yıl sonrasına kadar ben de ölmüş olurum kesin diye okudum vallaha... Üzgünüm j.d. Kitap o kadar kısa ki 40 dakikalık öğle arasında başlayıp bitirdim ama bu derinliksiz olduğu anlamına da gelmiyor. Birinci Hikaye: Bowling Toplarıyla Dolu Okyanus Çavdar Tarlasında Çocuklar'da Holden Caulfield'ı okuduktan sonra keşke bu çocuğun hayatıyla ilgili daha çok şey okuyabilsem demiştim. Bu kitapta Caufield ailesiyle ilgili de bir hikaye olduğunu öğrenince hemen okumak istedim. Yüreğim dağlandı resmen. Holden'ın bahsettiği ölen kardeşi Kenneth'i anlatıyor hikaye. Ayrıntı vermek istemiyorum ama Holden'ı sevdiyseniz mutlaka okuyun. İkinci Hikâye: Doğum Günü Çocuğu Başı sonu olmayan, merak uyandıran bir hikayeydi. Ray'in kız arkadaşına karşı tutumu beni çok rahatsız ettiği için pek sevmedim açıkçası ama Sallinger böyle gerçekleri göstermede usta bir yazar. Üçüncü Hikaye: Paula Of o ne biçim bir şeydi ya. Filmi var mı acaba? Acilen filmi yapılsın lütfen. Bayılıyorum böyle psikolojik rahatsızlıklar etrafında dönen hikayelere. Kısacık bir hikayeye göre acayip tatmin etti beni. Tavsiye ediyorum herkese.
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2019 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2019 22:03
Üç farklı öykü okudum hayatın gerçekliğine dâhil uçuk kaçık öyküler. ''Aşırı düzenli'' bir yaşamı olan insanın sıkıldığı için yazdığı türden şeylerdi. Mizah vardı; mizahın uçuk kaçık hikâyeleri ciddi bir tonda aktardığı için doğduğu izlenimini edindim. Mizaha konu olan hikâyeler entelektüel bir eleştiriden ziyade okumuş bir gencin protest tavrına yatkındı. Özlü söz benzeri bir şey bulamadım.
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2021 75. kitabı
Üç hikayesi de çok güzel ama son hikaye neydi be kardeşim, müthiş!.. Bir cümlesi üzerine konuşmak isterim : " Birini seviyorsan, onu ne kadar sevdiğini herkese söyle" dedi. Burada doğu ile batı arasındaki aşk anlayışını rahatlıkla görebiliriz. Doğuda aşk bir sırdır. Sevdiğinin adını söylemek edepsizliktir. Bunu divan edebiyatında veya halk edebiyatında da görebiliriz. Köroğlu, Karacaoglan sevdiklerinin ismini masalların, efsanelerin içine serpistirmisler. İsimlerini göremeyiz. Divan edebiyatında kara kaş, siyah uzun dalgalı saç, ince gibi bel, selvi boy görürüz ama sevgilinin ismini göremeyiz. Bilakis aşkını gizleyip iffetiyle ölen insanlar şehit sayılıyor. Tabi son zamanlardaki aşk anlayışından bahsetmiyorum : Yok yaz aşkı yok telefon aşkı yok arkadaşımın aşkı...Aşkı ne kadar kirlettik değil mi? Batıda ise aşk herkesin sevdiğini bilmesini isterler. O herkes ve her şeyden üstündür...
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2019 03:21
Jerome David Salinger'ın usta olduğu birkaç özellik var: ölümü çok basit anlatabiliyor, sonu muğlak veya bilip de kestirenedğiniz film sahnelerindeki gibi. Sonra çok iyi başlangıç ve kapanış cümleleri yapıyor. Başlangıç zor değil de kapama cümlesi çok zordur. Bowling Toplarıyla Dolu Okyanus'un kapanışı enfes. Bir de isimler var.. Seçtiği adlar okunuş olarak hoş geliyor, özellikle soyadlar çok önemli.
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
5/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 36. kitabı
Kısa bir öykü kitabı üzerine fazla yorum yapılamaz ilk öyküdeki fikir çok açıktı. Bu tarz fikirleri yaşamak ne kadar zor olsa da okuyucuya bu duyguların geçmesinin zor olduğunu düşünüyorum özellikle böylesi kısa bir öyküde duygu anlamında okuyucuya bir şeyler hissettirmek ne yazık ki çok zor. Son öykü Paula sonu itibariyle düşündürücüydü. İnsanların çok istedikleri konularda şartlanmalarının neticesinde olumsuzluğa düşmeleri sonucunda neler olduğunun bir örneğidir.
1000Kitap
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma
3/10
·56 syf.··
2018 24. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2018 23:40
Üç öykü de birbirinden güzeldi özellikle okyanusta ki bowling toplarını soluksuz okudum ve Paula'nın hikayesinden etkilendim gayet güzeldi ayrı ayrı hayatlar ve değişik bir anlatım şekline sahip
Üç ÖyküJ. D. Salinger · Kendi Yayınları · 2014255 okunma

Yazar Hakkında

J. D. SalingerYazar · 8 kitap
Jerome David Salinger 1 Ocak 1919'da New York'ta doğdu. 1934-36 arası Valley Forge Askeri Akademisi'ne, 1937-38 arası Ursinus College ve New York Üniversitesi'ne gitti. 1941-48 arasında Colliers, Esquire ve Cosmopolitan gibi dergilerde yirmi öykü yayımladı.  Salinger, Zen-Budizm öğretisinden etkilendi ve bunu yazdıklarına da yansıttı. Yeni Dönem öykülerinden oluşan Nine Stories (İngiltere'de For Esme – With Love and Squalor (Esme için – Sevgi ve Sefaletle)) 1953'te yayımlandı.  Salinger, 1950'lerin ikinci yarısından itibaren New Yorker'da yedi tuhaf kardeşli Glass Ailesi'nin birbirine bağlı uzun öykülerini yayımlamaya başladı. Bu dizi öykülerin ilk ikisini Franny and Zooey adıyla 1961'de, sonraki ikiliyi ise Raise High the Roof Beam, Carpenters and Seymour: An Introduction adıyla 1963'te kitaplaştırdı. Glass Ailesi'ne ait yayımlanan son öykü olan Hapworth 16, 1924 ise New Yorker'ın 16 Haziran 1965 tarihli sayfalarında kaldı.  Salinger, 1963'ten beri yeni bir kitabı çıkmamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.