Uyku Ülkesi

Gürsel Korat
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
İlk Yayın Tarihi:
11 Şubat 2022
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786051857183
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2023 07:57
Sevda Kül bir hastanede aneztezi uzmanıdır. Bir gün görev başında beyin kanaması geçirir ve acil ameliyata alınır. Ameliyat sonrası artık eski Sevda yoktur. Onun bir arızası vardır ve konuşamıyordur. Ameliyat sonrası yoğun bakım ve ardından serviste tedavi süreci başlar. Yakın arkadaşı Serap hemşire ve kızı Bilge yanındadır hep bu süreçte. Tüm bu yaşananların ardından evde tedavi süreci başlar Sevda için. Konuşamadığı için çok zorlanır ancak sevindirici olan yazabiliyor olmasıdır. Bu süreçte rüyalar görmeye başlar ve bu gördüğü rüyaları psikiyatrist arkadaşı Nihal'e yazmaya başlar. Artık onun için belki de en güçlü iletişim aracı rüyaları ve yazmak olmuştur. Anladıkça yazmaya, yazdıkça daha çok anlamaya başlar. Yazdıklarıyla kendine adını Uyku Ülkesi koyduğu yeni bir yaşam alanı inşa eder. Uyku Ülkesi bundan sonra Sevda'nın görüp kaleme aldığı rüyalarla devam eder ve on dört rüyadan oluşur. İlk rüyada İstanbul ve ülkenin bugünkü durumu distopik bir havada anlatılır. Diğer rüyalarda da salgın dönemi, hasta şehirler, hasta insanlar, ülkede yaşanan siyasal gelişmeler, sistemin çürümüşlüğü, bu çürümüşlüğü uygarlık sanan insanlığın vurdumduymazlığı, ülkenin imar sorunundan tutun da çevre sorunlarına toplumda yaşanan olumsuz durumlar bir distopya olarak karşımıza çıkar. Bize çok yakın ve çok tanıdık bir distopyadır bu. Ama sonunda umut olan bir distopya. Uyku Ülkesi aslında hepimize zaman zaman uyanıkken bir rüya olabilecek kadar fantastik gelen, gerçek yaşadıklarımızı anlatan ve tüm bu yaşadıklarımızı kayıt altına alan, en güvenli sandığımız alanlarda bile güvende olmadığımızı hatırlatan bir kitap. Ben kitabı okurken yaşarken farkında ve bire bir içinde olduğumuz durumları okumanın ne kadar zor olduğunu düşündüm hep. Özellikle de son bir aydır yaşadığımız tüm bu
Edebiyat
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
Nefis bir kitap ey okur kitlesi. Bu gönderimi gören arkadaşlar bu kitabı edinip okusun. Pişman olmazsınız Fevkalade bir kurmaca metin. Cesaretle yazılmış bir distopya, bir kara mizah. Ana karakter Sevda Kül bir anestezi uzmanı ve beyin kanaması geçiriyor. Uyuyup uyandıkça distopik rüyalar görüyor. Uyku alemiyle gerçeklik arasında gidip gelen bir hikaye. Sürekli kimlik değiştiren bir karakterin bakış açısından hem korona dönemi hem de farklı olayların yaşandığı Türkiye'ye şahitlik ediyoruz. Biraz distopik, biraz polisiye, biraz fantastik, biraz felsefi ve birçok noktada gerçekçi bir hikaye. Yazar, üslupta yeni şeyler denemiş. (okuyanı bilir) not: hepimiz uyku ülkesi'nde kabuslar gören insanlar gibiyiz. Uyku Ülkesi Gürsel Korat
Edebiyat
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
8/10
·168 syf.··
2022 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2022 11:44
İlginç güzel bir kitap. Bir Anestezi uzmanı acil ameliyata alınır. Beyinde bir anevrizma vardır ve anesteziden uyandığında konuşma yetisini kaybettiğine fark eder. Kızı annesine yardıma gelir. Bu esnada rüyalar görmeye başlar ve gördüğü rüyaları yazar. Rüya ve uyku beynin bilinmezleri arasındadır. Ne zaman nasıl bir rüya göreceğimiz belli değildir ve işin en ilginç yanı ise rüyalarda sınır yoktur her şey görüle bilir. Kitabın kahramanının gördüğü rüyalar ise bir dizi film gibi süreklilik içerir ve mekan ve zaman kavramları gibi kişilerde birbirine karışmıştır. Biraz distopik, biraz polisiye, biraz fantastik, biraz karışık,biraz felsefi ve bazen tuhaftir bu rüyalar kabus gibi olmasada bazen gerginlikler vardır. Bütün rüyalar gibi neden ve nasıl göründüğü pek anlaşılmaz. Bazı bölümleri okurken başa döndüm nede olsa rüya zaman ve mekan kavramları karıştı.
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
6/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 00:30
Kitabı okudum. Anestezi doktoru Sevda Kül, beyin kanaması geçirip yoğun bakıma alınır. Sonrasında fiziksel olarak iyileşir ama zihinsel rahatsızlığı devam eder. Konuşamaz sadece yazı yazabilir. Bu rahatsızlık sürecinde gördüğü gerçekle karışık rüyaları deftere yazar. Adına da *Uyku Ülkesi* der. Toplam 14 rüya görüp yazar. Her biri insanı ve toplumu etkileyen olayların, anlatılamayan, bilinçaltına atılan durumların dışavurumudur. Yazar bu şekilde ülkenin, insanın, toplumun geçirdiği değişimleri anlatır. Yazar, gerçekle düşü harmanlayarak 21.yüzyılın distopyasını ortaya koyuyor. Kurgu olarak çok beğendim ama anlatımı akıcı değil. Kimi yerlerde çok sıkıcı bir hale girdi anlatım. Bilinç, bilinçaltı, rüya ve insan davranışları arasındaki ilişkiyi anlamak isteyenler için güzel bir roman. Ama okurken insanı yoran bir üslup. Yazarın önceki kitaplarıyla karşılaştırınca anlatım olarak hayal kırıklığı yaşadım. İlk defa distopya tarzı yazdığından olsa gerek.
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
Uyku Ülkesi
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2022 00:00
Eseri okurken rüyadaymışım hissinden hiç kurtulamadım. Betimlemeleri, eleştirileri, halen şahit olduğumuz olaylar ve çevre çok güzel anlatılmış. Cesur, yaratıcı ve sürükleyici. Sizlerle birkaç cümlesini paylaşmak istiyorum. - Hastalanmanın en büyük güçlüğü, kendini hasta olarak görmektir. - Yazmak anlamaya iyi geliyor. - İnsan beş duyusunun yorumuyla yaşar, içeriğiyle değil. - Toplumsam bilinç iktidar tarafından yaratılmış bir kargaşadır. - Ölüm korkusu yaşamı iki boyutlu görmeye indirger. - Hastalanmadan önce benim için insandan önemli bir şey yoktu, fakat ameliyatımdan sonra ağaçların, yağmurun, dağların ve denizin de önem taşıdığını fark ettim. - İnsan, daha önce tanımadığı, hiç aklına gelmemiş bilgilerle uyurken tanışabilir; o nedenle rüyalar, bir düşünme yolu olarak da ele alınmalı. - İnsanlara bir şey oldu sanki. Rüyada gibiler. Yalnızca görüyorlar. Hatta kendilerini görebilmek için de telefona bakmak zorundalar. - Anladım ki rüyalarıma mekân değişikliğinin etkisi yok. - Görsellik yazı yazmayı unutturacak. - Kendimiz sanacak kadar benimsediğimiz kişileri arzulamayız. Gürsel Korat
Edebiyat
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
Distopya
Puan vermedi·168 syf.··
2022 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2022 22:46
Beyin kanaması geçiren anestezi hekimi Sevda Kül gözünü hastanede açar. Fakat konuşamamaktadır. Ve bu andan itibaren rüyalarla şimdiki hayat arasında akıp gider romandaki hikâye. Distopya dense de ben tam olarak o tadı alamadım. Çünkü olaylar rüyada geçiyor garip bir şekilde ,uyanınca hayat aynen kaldığı yerden devam ediyor. Rüyalarla birlikte duyguların dışa vurumu gibi Kafa karıştırıcı bir nebze. Ama kolay okunan bir dili var. İstanbul'da gezmek çok iyi geldi ama. Ve yaşadığımız dünyadaki bazı toplumsal olaylara da değinmeden geçmemiş yazarımız.
Edebiyat
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
Bu Topraklar Böyle Bir Yazara Ev Sahipliğ Yaptığı İçin Çok Şanslı
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 115. kitabı
Gürsel Korat’ın bu çok katmanlı ve harikulade romanı yazarken nasıl bir kurgu taslağı planladı bir okur olarak çok ama çok merak edilesi bir konu. Kurgunun içinde iç içe geçmiş uzamsal ve zamansal olayların takibini yaparken yazar bir an olsun okurunu yalnız bırakmıyor ve bir sonraki sayfada başka bir sürpriz önüne seriyor. Düşünülmesi dahi muazzam bir alkış isteyen romanın kurgusu Türk edebiyatında böyle usta kalemlerin varlığıyla can bulunca bir okur olarak minnet ve teşekkür duyuyoruz. Yaşadığımız politik, çevresel, kişisel ve evrensel tüm anı ve acıların hem gerçek hem de distopik bir manifestosu “Uyku Ülkesi”. Yazarın tüm kitapları tarihsel bir uzamın odağında şekillenip büyümekle birlikte “toplumsal” acı gerçeğin ve gerçeklerin “unutmayan” aynası oluyor. Dileriz ki Gürsel Korat gibi yazarlar daha çok yazsın, daha çok anlaşılsın.
1000Kitap
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
O halde suçu yok etmeye rüyalardan başlamak gerekir.
9/10
·168 syf.··
2022 38. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2022 21:25
Gürsel Korat'ın ilk okuduğum eseriydi. Yalan yok kitabın başlarında yanlış bir eserle başladığımı düşünmüştüm kendisini tanımaya. Hoş yüz yüze olduğumuzda da duruşunu bir tık soğuk bulmuştum. Ama kitabın sonuna gelene kadar. Kendisine, kalemine ve düşünce tarzına hayran olmamak elde değil. Yarattığı düş gücü muazzam. Uyku Ülkesi bittiğinde aklınızda tek düşünce oluyor evet biz bir Uyku Ülkesinde yaşıyoruz. Birilerinin yönlendirmesiyle tüm toplum aynı rüyayı görüyor ve bunu gerçekliğimiz haline getiriyoruz ki bunların hiçbiri aslında bizim rüyalarımız değilken! O kadar güzel ince ayrıntılarla ülke ve yaşadığımız çağ sorunlarına değinmiş ki sayın Korat okuyacağım ilk kitabı olarak asla kalmayacak. Hatta bir sonraki karşılaşmamızı iple çekiyor olacağım. Kısaca rüyalardan uyanmak için Uyku Ülkesi'ne bir bakın derim.
Uyku ÜlkesiGürsel Korat · Everest Yayınları · 091 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Gürsel KoratYazar · 24 kitap
1960'ta doğdu. Nüfus cüzdanına göre adı, Gürsel Sağlamöz'dür. Çocukluğu ve ilk gençliği Kayseri'de geçti. Öğrenimini 1985 yılında Ankara Üniversitesi'nde tamamladı. Bu yıldan itibaren de yazı hayatı başladı: 1984 yılından bu yana pek çok yayın organında yazıları yayımlanan Gürsel Korat'ın ilk kitabı 1994 yılında basıldı. Senaryo yazarlığı, film yapımcılığı, felsefe öğretmenliği, serbest gazetecilik gibi işler yapan yazar, İstanbul ve Ankara'daki bazı üniversitelerde edebiyat-iletişim ve dramatürji ekseninde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk yazısı 1984 yılında Ankara'da Yarın Dergisi'nde yayımlanan Gürsel Korat, Mayıs 1986-87, Edebiyat Dostları 1987-89, Edebiyat ve Eleştiri dergilerinde 1990-94 yılları arasında yazdı. Doksanlı yıllarda peş peşe kitapları yayımlanan yazar, kısa bir dönem serbest gazetecilik yaptığı 1999-2003 yılları dışında dergi etkinliklerine girmedi. YKY Kitaplık, Sözcükler, Adam Sanat, Varlık gibi dergilerde zaman zaman yazılar yayımlayan Gürsel Korat, Ankara'da yaşamını sürdürmektedir. Edebi Dünyası Gürsel Korat'ın roman, öykü, inceleme, oyun ve senaryo gibi alanlarda yaptığı çalışmalar, yazarın sanatı kavrayışındaki çeşitliliğin işaretidir. Bu kavrayış zenginliği, geçmiş dünyayı ve günümüzü kavramada da kendisini gösterir; yazarın başka bir dil kurarak yazdığı Kalenderiye romanında onaltıncı yüzyıl Türkçesiyle konuşan bir Orta Anadolulu anlatıcı, üçüncü ve son bölümü bir dil şöleni haline getirerek noktalar. Böyle bir dilsel denemenin Türkçe edebiyatta benzeri yoktur. Gürsel Korat'ın yazarlığında Kapadokya coğrafyası önem taşır. "Kapadokya'yı estetik bir varlık olarak yeni bir biçime dönüştürmek" amacı taşıdığı söylenmelidir. Fakat yerel bir bakışla kendini sınırlamayan yazarın, merkeze ait olduğunu düşündüğü dilden ve mekandan uzak durduğu, bu nedenle Kapadokya'yı sembolize ettiği, kendisiyle yapılan röportajlardan anlaşılmaktadır. Yazar, edebi yapıtlarında ölüm, acı, tutku, aşk, din, metafizik, yoksulluk, eşitlik, korku, saplantı gibi konulara ve klasik edebiyatlara özgü trajik unsurlara, modern sonrası dönemin eğilimleriyle yaklaşır; ayrıca zaman kavramını irdeler. Deyim yerindeyse "açıklayan" ve "anlatan" bir edebi yapı kurmakla ilgilenmez, o daha çok "yeniden kuran" bir izleğin peşindedir. Gürsel Korat'ın romanlarında temel olarak şu temel noktalar öne çıkar: 1. Tarihsel zaman: Yazara göre romancı tarihsel zamana uygun davransa da tarihsel olayları açıklamak veya kanıtlamakla uğraşamaz. Romancının görevi tarihi açıklamak değil, olabilir olandan hareketle insanda bilinmeyen bir hakikati ortaya çıkarmaktır. 2. Zaman: Bu felsefi kavramı, edebi kavram olarak derinleştiren yazar, kahramanlarının zamanla ilgili açmazlarında ve düşüncelerinde yeni bir estetik olanak arar. 3. Mekân: Gürsel Korat özellikle Zaman Yeli'yle başlattığı dörtlemesinin yazılmış üç romanında (Zaman Yeli- Güvercine Ağıt- Kalenderiye) Kapadokya'nın çeşit çeşit görünümleri üzerinde düşünür, onun dilini eğip büker, yeni bir edebi dilin olanaklarını işte bu "periferik çeper"de arar. 4. Özgün deyişler: Gürsel Korat'ın yapıtlarında görülen deyişlerin, atasözlerinin, şiirlerin veya metinlerin -bilinen bir iki tarihsel örnek dışında-tamamı yazar tarafından yazılmıştır. Bunun nedeni romanın kurmaca özelliğinin gerektirdiği sözün, alıntı yapıldığı takdirde özünü yitireceği düşüncesidir. Çünkü romanda başka şairlerden, yazıtlardan veya metinlerden yapılan alıntılar, yazara göre o edebi yapıtı pastiş (yapıştırma) haline getirir ve onu edebi yapıt olmaktan uzaklaştırır. 5. Haz: Yazar düşünce edebiyatına yakın duran metinlerinde heyecan ve acı arasında salınan bir anlatım yeğler. Edebiyatın düşünsel ve tensel hazların estetik imkânlarıyla kurulduğunu belirten yazar; edebiyattan düşünce çıkarmanın yazarın değil, okurun işi olduğu görüşündedir.