Puan

7.910 üzerinden
5,8bin kişi
8/10
·303 syf.··
2024 83. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 12:02
Veba romanı, yalnızca bir salgın hastalığı değil, aynı zamanda insan doğasını ve toplumsal dayanışmayı derinlemesine inceleyen bir yapıt olarak öne çıkar.Cezayir’in Oran kasabasında ortaya çıkan bir veba salgınını ve bu salgının kasabadaki insanların hayatını nasıl değiştirdiğini konu alır. Camus, veba salgınını hem varoluşsal hem de felsefi bir sorgulama için bir metafor olarak kullanır. Roman, Oran kasabasının veba salgınıyla nasıl başa çıktığını, karantina altına alınan kasabadaki bireylerin bu durum karşısında verdikleri tepkileri işler. Romandaki karakterler, insanın çaresizlik, korku, dayanışma ve umut duygularını yansıtan farklı perspektiflere sahiptir. Dr. Rieux, romanda salgına karşı mücadeleyi temsil eden bir figür olarak, bilimsel bilgi ve insanlık sevgisi ile hareket ederken, Rambert gazeteci kimliğiyle bireysel kurtuluş arayışını temsil eder. Diğer karakterler de farklı toplumsal roller aracılığıyla varoluşun anlamını ve insanın hayatta kalma arzusunu sorgular. Camus, roman boyunca insanların sıkıntı ve zorluklar karşısında nasıl bir dayanışma içinde hareket ettiğini ve yaşam mücadelesi verdiğini gösterir. Veba, aynı zamanda Camus’nün “absürd” felsefesiyle yakından ilişkilidir; bu bağlamda, insanların yaşamın anlamsızlığı karşısında sergilediği dayanıklılığı ve insani değerleri vurgular. Veba salgını, aslında insanın ölümle ve anlamsızlıkla olan ilişkisini temsil eder. Camus, varoluşun absürtlüğünü kabul etmenin insanı güçlendirdiğine ve insanın kendi anlamını yaratma çabasıyla bir dayanıklılık sergilediğine inanır. Camus’nün sade ve akıcı bir üslupla yazdığı Veba, okurun metnin derinliğine kolayca nüfuz etmesine olanak tanır. Felsefi boyutuna rağmen, romanı sürükleyici bir hikaye akışı içinde okumak mümkündür. Camus, detaylara ve karakterlerin iç
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
5/10
·304 syf.··
2023 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 17:07
Cezayir'in Oran şehrinde patlak veren bir veba salgınına karşı mücadele eden insanların hikayesini anlatan Albert Camus'un " Veba " romanı... Salgının şehirdeki herkesin hayatını alt üst etmesiyle birlikte, insanların kendi hayatlarının ne kadar değerli olduğunu sorgulamalarına sebep olur. Roman boyunca, karakterlerin hayatlarına ve ilişkilerine odaklanılırken, salgının insanların hayatlarına nasıl müdahale ettiği gözlemlenir. Albert Camus, insanların bir kriz durumunda nasıl davranabileceklerini, insanlığın dayanıklılığını ve insanın ne kadar dayanıklı olabileceğini sorgulatarak, birçok mesaj verir. Ancak, bunlara rağmen kitabı beğenmedim. Öncelikle, kesinlikle bir çok bölüm aşırı ağır ve kopuk ilerliyor. Bu da bana bir türlü konuya giremiyormuş gibi hissettirdi. Ayrıca, karakterlerin çoğu, aşırı yüzeysel kalmıştı. Bu sebeble karakterlerle duygusal olarak herhangi bir bağ kuramadım..
1000Kitap
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202424,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Camus’un Evreni
10/10
·272 syf.·
2022 4. kitabı
“Bir hapsedilmişliği başka bir hapsedilmişlikle göstermek, gerçekte var olan herhangi bir şeyler göstermek kadar mantığa uygundur.” Daniel Defoe Camus’un romanının girişi için seçtiği bu alıntı kendi varoluşundaki labirentten çıkış yolu arayan insanın içinde bulunduğu haleti ruhiyeyi, tam bir nokta atışıyla şapka çıkartacak ustalıkla tasvir ediyor; ”Hapsedilmişlik.” Kendi ülkesine, kendi hayatına, sorumluluklarına, zayıflıklarına hatta kısa süre öncesine kadar küresel bir pandemi sürecinde kendi evlerine hapsedilen insanlarız hepimiz.Yaşanların ağırlığı, kendi bunalımlarımız, hepimizin malumu.Bütün bunlara katlanmak için dayanak olabilecek sağlam bir sebep ararken bir meçhule “Neden?” sorusunu yöneltmeden edemiyor iç sesimiz. İşte tam bu sorunun akabinde kendi hapsedilmişliğimizi, çığlık çığlığa kan kusarak ölen farelerin habercisi olduğu bir salgınla mücadele eden Oran’ın hapsedilmişliğinde göstererek bahsi geçen alıntıya bir selam gönderiyor sevgili Camus.Denize sırtını dönmüş, alışkanlıklar şekillenmiş hayatların yeknesak süregeldiği bu dingin ve çirkin şehir, insanlık tarihi kadar eski bir tragedyanın provasına ev sahipliği yapıyor. Jean Tarrou; Kızıl Baykuş’un Avukatı Henüz on yedi yaşındayken savcı yardımcısı babasının isteğiyle katıldığı bir davada, babası tarafından idama mahkum edilen yoksul, talihsiz bir adamın hatırasını kalbinde yaşatan karakterdir kendisi.Hayata karşı boyun eğmeye yazgılı, tüyleri diken diken kızıl bir baykuşa benzeyen bu idam mahkumu, onun hayatındaki kolektif kötülüğün karşısında durmasını sağlayan kişisel aydınlanmanın temelini atmıştır.Toplum nezdinde yalnızlaşmasana sebep olan bu süreç, onu ailesinden gönüllü olarak ayırmış ve gerçek hayatla tanışmasına vesile olmuştur.Hayatı boyunca devam eden bu yüksek ahlaki tutum salgınla
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 201524,6bin okunma
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2019 22:38
Albert Camus'nün felsefe anlayışı, dünya ve siyasi görüşü, dine yaklaşımı bir kenara bırakılırsa kitabı bir cümleyle özetleyebilirim: "Cezayir'in Oran şehrinde 194... yılında yaşanan veba salgını anlatılıyor." Ama durum öyle değil... Camus, ne veba hastalığını açıklayacak bir tıp doktoru, ne de 1940-1949 yılları arasında Cezayir'de yaşananları anlatacak bir tarihçi. Zaten o yıllarda Cezayir'de yaşanmış bir veba salgını da yok. Camus'nun felsefi, edebi dehası da asıl burada ortaya çıkıyor. 1940-1949 yılları arasında,  Cezayir'de ve dünyada  yaşananlara bir bakmak gerek. 1940'larda, Camus'nün yazdıkları üzerinde  önemli ölçüde etkili olan ll. Dünya Savaşı ve Almanların Fransa'yı işgali söz konusu. Yine o yıllarda  Fransa'nın Cezayir'i sömürge olarak kullanması, Cezayirlilerin savaştan sonra bağımsızlık için ayaklanmaları  ve 1945 yılında  gerçekleştirilen "Setif Katliamı" var. Oran şehri Setif Katliamı olarak adlandırılan olayların yaşandığı en önemli yerlerden bir tanesi. Camus'nün bu olayları farklı bir kurgu ile bu kitapta anlattığı düşünülebilir. Kitapta böyle düşünmeme sebep olan birçok söz var; veba bir hastalık gibi değil de karşı konulması, mücadele edilmesi gereken bir düşman ordusu gibi anlatılıyor. Bunların yanı sıra okurken  benzerlik gördüğüm bir konu daha var. 1871'de katliamla sona erdirilen "Paris Komünü." O yıllarda Paris'te binlerce fare sokakta ölmüş, binlerce kedi tehlikeyi yaydığı gerekçesiyle katledilmiş, Paris'e beş yıl sıkıyönetim hakim olmuştur. 1871 ilkbaharı itibariyle çocuk, kadın denilmeden Federe Duvarı'nın dibinde binlerce insan kurşuna dizilmiş, binlerce Komüncü idam edilmiştir. Kitapta anlatılan; fare ölüleriyle dolu sokaklar, öldürülen kediler, veba duvarı dibinde ölen insanlar o tarihte yaşananları anımsatıyor. Son bir benzerlik daha
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
İçimdeki vebayı bana tekrardan hatırlatan ve hala orada beni onunla mücadele etmeye davet eden bir kitaptı. Hepimizin içinde bencilliğimiz , korkaklığımız , hayatı bir yandan boşuna görürken bir yandan ölüm karşısında ki güçsüzlüğümüz , insan nefretimiz , kendimize nefretimiz , masum olmayan mutluluklarımız , şüphelerimiz , yalnızca kendi yankısından cevap bulacak çığlıklarımız... Albert Camus yine kendi kemikleşmiş kimliğini sayfalara , sözcüklere sindirmiş. Hayatın tüm bu zorluğu, boşunalığı süratle devam ederken umudu asla kaybetmemek gerektiğini anlatmış. O çok önemsediğimiz canımızın ne kadar değersizleşebileceğini ve biz bu dünyadan varlığımızla yok olmuşken hayatın nasıl da her zamanki gibi akıp gittiğini, hiç var olmamışız gibi yaşamın , insanların bizi nasıl da kolay unuttuğunu anlatmış. Aynı zamanda genelde acılarımızı tek başımıza yaşıyorken bir topluluk olarak acı çekmenin nasıl olduğunu da göstermiş bizlere. Kitabın ana teması veba olarak görülse de asıl konu insanlığın hikayesi, insanlığın trajedisi...
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma