"Every end may be a new beginning, but every beginning had to end."
Vicious kadar harika değildi (maalesef) ama okuması çok zevkliydi. vicious'ı okuduğumdan beri yılın en merak ettiğim okumalarından biriydi zaten. 10/10 vermemin sebebi seriye aşık olmam. eğer victoria gidip stell'in geçmişini bile yazsa bu serinin parçası diye okur ve düşünmeden 10 veririm.
marcella'yı sevdim ama june'u daha çok sevmiştim. keşke marcella'dan çok öne çıksaydı. umarım üçüncü kitapta daha çok vardır. ve ayrıca victor, mitch, sydney, dol ve dominic bana çok az geldi...
eli'ın geçmişini, çocukluğunu ve lockland'e gelişini okumak victor ve eli'ın hikayesi için kocaman bir ışık oldu. nasıl tanıştılar, nasıl bunlar gelişti daha da iyi anladım. eli'a çok üzülüyorum bu arada. onca şey yaşamasına rağmen inancını asla kaybetmemesi onu harika bir dindar yapıyor.
victor'un ölümden dirilmesi ile hastalanması, ölmeye devam etmesi çok ilginç bir olaydı. üçüncü kitaba bunun için ihtiyacım var. victor düzelsin, victor yaşasın!!
sydney bu kitapta artık çocuk değil (kızım büyüyor ) ergenliğin verdiği o garip düşünceler ve pervasızlıkla bir sürü hata yaptı ama neyse ki herkes hayatta. sydney'e kızamam.
mitch. MITCH! mükemmel bir adam. daha fazlasını söylememem sanırım. onun kadar harika bir "sidekick" okumadım. mitchbenihackle.
dominic ilk kitabın sonlarında geldiği için diğerleriyle olsuğu gibi ona bağlanamadım ama sadık kalması ve victor için EON'da işe girmesi... dom buraya gel sarılalım.
DOL MÜKEMMEL BİR KÖPEK AMA NEDEN BU KADAR AZ SAHNESİ VARDI?? VICTORIA, EXPLAIN?
marcella, june, jonahtan üçlüsü hakkında pek bir düşüncem yok. bir vic, syd ve mitch etmezler ama öyle bir trio olma çabaları da yoktu. marcella herkesi kendi çalışanı gibi görüyor bence. o yüzden benim trio gibi yakın