İçinde yer yer İstanbul adının da geçtiği bir polisiye ve sadece 91 sayfa. Siz başlayın, kitap zaten gerisini getiriyor. Yazarı da mekanı da İsviçre. Huzur ve barışın sembolü bir ülkede, cinayet ve gerilimin konu olduğu bir kitap okumak bence başlı başına dikkat çekici.
F.Dürrenmatt basit bir polisiye gibi görünen kitabında yine insan davranışlarına dair felsefi değerlendirmeler de yapıyor. Hızlıca akan güzel bir polisiye.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2006310 okunma
Bir polis memurunun öldürülmesiyle başlıyor ‘yargıç ve celladı’. Katilin bulunma aşamasında ise başka bir hikaye başlıyor: Komiser Berlach ve 40,yıl önce İstanbul’da tanıştığı Gastmann’ın hikayesi.
İnsan doğasına ve adalete ilişkin tespitler ile de akıcı bir kitap~
“İşte biz insanlar birbirimizden korktuğumuz için,devletler kuruyoruz Schwendi.Türlü koruyucularla sarıp sarmalıyoruz çevremizi.Polisler,askerler,kamuoyu..Ama tüm bunlar beye yarıyor ki?”
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2006310 okunma
Bazı kitaplar vardır ilk öncelikle isminden vurur insanı. Kitabı kütüphaneme ekleme nedenimin en önemli parçası da kuşkusuz beni isminden vurmasıydı. Genellikle polisiye roman okumaktan hoşlanmam ama bu kitabı sadece polisiye diye tasnif etmek haksızlık yaratacaktır. Olay akışına dalarken adalet kavramının muhasebesini kendi içimizde bir kez daha görüyoruz. Kitabı okurken sıkıldığım tek nokta ise Almanca isimleri biraz karıştımak oldu [Tamamen benden kaynaklı]. Bunun dışında kitapta İstanbula ait izler bulmak beni sevindirdi. Bir çırpıda okunabilcek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2006310 okunma
"Yargıç ve Celladı", 40yil önce İstanbul’da başlamış 1 hesaplaşma ki ameliyatını erteletecek denli "hedefe kenetlenmiş" 1 dedektif, cinayetle başlayan kitap, suçun toplumdaki izlerini sürüp, Komiser Berlach’la genel adalet anlayışının 1bakıma hicvi olarak ve sistem üzerine çok yerinde tespitlerle, polisiyeyi kullanırken, sanat ve felsefi sorunları da ele alıyor...
Komiser Berlach, olayları başlatan polis cinayetini soruşturmak için görevlendirilir ve çevresi üzerinden değerlendirip, komiserin katille "kedi-fare" (bu terim çok manidar kitabı okurken) oyunu oynarken adalet kavramını kafasında yeniden şekillendirip, cinayetin izini sürerken, suç ve adalet, iyilik ve kötülük, insan ve toplum arasındaki ilişkilerin çok güzel anlatıldığı 1 kitap ki her 1 cümlesiyle derinliği uzun sürecek olan etkisiyle...
"Yargıç ve Celladı", ölmeden önce okunması gereken #1001kitap arasında olup, çok severek okudum, kesinlikle tavsiyemdir...
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Dedalus Yayınları · 2018310 okunma
Bu kitabı alırken resmen 10 defa düşündüm acaba alsam mı okusam mı? Pişman olur muyum? Çünkü ismini hiç duymamıştım .ama benim gibi kararsız kalanlar varsa kesinlikle alın, okuyun derim !!
Kitabı okurken sanki dedektiflik filmi izliyor gibi hissediyorsunuz. Siz de katili bulmaya çalışıyorsunuz resmen. Kitabın sonu çok ilginçti asla tahmin edemezdim açıkçası!! Tahmin edene de helal olsun ya yazar çok güzel kurgulamış. Okuyucuya da güzel açıklamış. Betimlemelere zaten hiç bir şey demiyorum çünkü okuyan bilir , kahramanlar nereye gidiyorsa biz de oraya gittik yani o kadar güzel betimlemeler vardı.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Dedalus Yayınları · 2018310 okunma
Kitap zaten minicik; seksen sayfalık bir novella. Bu yüzden oturdum ve neredeyse bir solukta okudum. Kısa olmasının da etkisiyle sayfalar hızla aktı.
Bärlach ilginç bir karakterdi. Alıştığımız dedektiflerden oldukça farklı. Yaşlı, hasta, bazen bildiklerini paylaşmıyor, bazen de soruşturmayı öyle tuhaf yönlendiriyor ki neyin peşinde olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz. Hatta bir ara "Yoksa suçlu Bärlach mı?" diye düşündüğümü bile itiraf edeyim.
Romanın en sevdiğim yanı da buydu aslında. Katilin kim olduğundan çok, Bärlach'ın nasıl bir oyun kurduğunu merak ettim. Aksiyonun ya da büyük sürprizlerin peşindeyseniz beklentinizi tam karşılamayabilir. Ama karakter odaklı, psikolojik yönü güçlü ve biraz da düşündüren polisiyeleri seviyorsanız bence şans verilebilir.
Hem kahvenize de güzel bir eşlikçi olur.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Yapı Kredi Yayınları · 2026310 okunma
Yargıç ve Celladı, suç kavramının toplumsal yapı üzerindeki izlerini okurların belleğine kazımaktadır. Dürrenmatt bunu yaparken, adalet ve suç gibi kavramların felsefik alt yapısını irdeleyerek kitabı salt bir biçimde polisiye roman olmaktan çıkarıyor.
Yargıç ve Celladı basit tanımla bir polisiye roman. Ama romanı Dürrenmatt yazınca bu roman basit bir polisiyeden öteye gidiyor. Çünkü Dürrenmatt kitaplarına hicvi sıkça kullanan biri ve bu romanında da adalet kavramına, kapitalizme eleştirilerini, hicivlerini yerleştiriyor.
Taşrada bir polis memurunun öldürülmesi ile başlayan olaylar zinciri; hırs, intikam, bilimsel yöntemler ve rastlantısal çözümlere yönelik düşünceler taşıyan karakterlerin bu polis cinayeti ile hareketlenmesini sağlıyor.
Cinayeti işleyen karakteri kitapta Cellat rolünde görüyoruz ama bu karakter kendisine yüklenen nitelikten bihaberdir. Ayrıca celladımız tüm olayların başlangıcını oluşturan, hırslarına yenik düşmüş, kendini ezilmiş gören, haklarının yendiğini düşünen biridir. Cellat olarak işe koşulmasını sağlayan da kitaptaki Yargıç karakteridir. Yargıcın celladı belirlemesi ve onu kullanması, bu karakterin kitapta en akıllı kişi olduğunu gösterir bize. Çünkü cellat, yargıcın hükmünü verdiği eylemleri gerçekleştirirken yargıcın tamamen doğal davranışlar ve masum roller etrafında dolaşmasından şüphelenmez. Celladın hırsları sonucunda giriştiği eylemler diğer karakterleri de kullanmasını gerektirirken, kendini kurnaz sanması ve işin içinden sıyrılabileceği düşüncesi yargıç için komik bir şey olarak görülür.
Celladı bir silah olarak kullanan yargıç ise zekice bir yöntemle hem bir cinayeti çözecektir hem de yıllar boyunca peşinden koştuğu kişiyi ortadan kaldıracaktır. Bundan ne cellat şüphelenir ne de ortadan kaldırılacak kişi. Hatta zekasına ve gücüne güvenen bir diğer karakter olan; parasına, ilişkilerine, inancına sırtını dayamış Gastmann tüm iplerin kendi elinde olduğunu düşünür.
Romanda parasal gücü elinde bulunduran kişilerin tenha yerlerde buluşup kararlar alması, geri planda kalıp basit
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Dedalus Yayınları · 2018310 okunma
Sadece başını okuyup bırakacağım kitabın arka kapağında bulunan şu cümle ile idi kitabı elime alma sebebim :
" işte biz insanlar birbirimizden korktuğumuz için, devletler kuruyoruz Schwendi. Türlü koruyucularla sarıp sarmalıyoruz çevremizi. Polisler, askerler, kamuoyu... Ama tüm bunlar neye yarıyor ki?"
Dedalus yayınlarından çıkan bu kitap herkesin merekla okuyacağı, bitirmeden elinden bırakmak istemeyeceği bir hikaye. Kitabın çevirisi, anlatımı ve özellikle tahmin edemeyeceğiniz sonu size keyifli okumalar sunuyor.
Bir polis ile bir kişinin 40 yıl önce birbirlerine verdikleri söz ile başlayan bir intikam hikayesi...
Keyifli Okumalar...
1921'de Bern kantonuna bağlı Konolfingen'de doğdu. Bir Protestan papazın oğlu olan Dürrenmatt, Zürich'te başladığı üniversite öğrenimini yarım bırakıp Bern'e dönerek burada da felsefe, edebiyat ve doğa bilimleri öğrenimi gördü. Bu yıllarda Kierkegaard, Aristophanes ve George Helm gibi isimleri okumaya başladı. İlk oyunu olan Komedi ne yayınlandı ne de oynandı. O hiç umudunu yitirmeyerek çalışmalarını sürdürdü ve savaş sonrasında ilk başarılı oyunu olan Kayıtta Var'ı yazdı.
1948 yılında sahneye konan ikinci oyunu Kör'de yine İncil dilinin etkisi vardır. 1948 yılında yazdığı ancak 1958'de basılan Büyük Romulus oyunuyla komediye yöneldi. Bay Mississippi'nin Evliliği (1952) oyunuyla dinsel ve Marksist ideolojilerin anlamsızlığını sergilemek istedi. 1954'te Babil'e Bir Melek İniyor'u yazan yazara dünya çapında ününü ise Yaşlı Kadının Ziyareti (1956) adlı oyun getirdi. Bu başarılı oyunu izleyen 5. Frank (1960) beğenilmese de 1962 yılında yazdığı Fizikçiler geniş yankı uyandırdı.
Tiyatro oyunların yanında polisiye olarak adlandırılabilecek türde eserler de vermiştir: Adalet, Yagıç ve Celladı, Yemin gibi.