2015'de istemeye istemeye yarım bıraktığım bir kitaptı. Okuyup bitirebildiğim için mutluyum. Audrey gerçekten güzel bir insandı. Yazarın anlatım şekli beni biraz soyutlasa da hikayeden, alıştıkça sorun kalmadı.
Çok beğendiğim, tanımaktan ve okumaktan hoşlandığım biri oldu Audrey benim için. Okunmasını önerebileceğim güzel bir kitaptı.
(Tanıdıkça fazla fazla sevdirdi kendini Audrey.
Okuduğum en güzel biyografilerden biri.
Gerçekten zarafet. Birkaç anısı da gerçekten etkileyiciydi hala unutamadım. 2015)
Kitabın böyle gecikmeli tamamlanmasından sorumlu olarak göreceğim şeylerden biri yazarın tonu olabilir. Hayranlığı öyle belli oluyor ki adeta tezini ispatlamaya çalışan bir akademisyen gördüm
Zarafet
KUĞU BOYUNLU, ZARAFET'İN SİMGESİ AKTRİS ANDREY HEPBURN'ÜN BİYOGRAFİSİ
Zarafet deyince ilk akla gelen isim ve benim de çok beğendiğim bir aktris Andrey. Pek çok filmi var tabii ki ama hepimiz en çok 1961 yapımı Tiffany'da Kahvaltı filminin Holly'si olarak o muhteşem zarif siyah elbisesiyle ve kuğu gibi ince uzun boynundaki inci kolyesiyle hatırlıyoruz. Sanırım gerçek sanatçıların kaderi depresyon. Bunca başarılara imza atmasına, sevilmesine ve beğenilmesine rağmen neredeyse ömrü boyunca depresyonda geçen bir hayatı olmuş.
Soğuk değil ama mesafeli bir güzel. Gizemini de koruduğu bu mesafeden almış bence...
Biyografi sevenlerin ve Andrey hayranlarının okumasını tavsiye ederim.
"Asla yok olmayan tek güzellik, zarafettir."
Audrey Hepburn çok sade, naif ve masum bir kadın.. İlham alınası bir güzelliği ve stili var.. Ona bakmaktan onunla ilgili haberleri okumaktan hiç sıkılmadım. Sonra gördüm ki hayatının yazıldığı bir kitabı var, kapağını kaldırmadan satın aldım. Kitabı eve getirdiğim ilk gün oturma odasında; görünür bir yere koydum ve gidip gelip baktım ona.. Okumak için elime aldığımda korktum daha ilk sayfalarından.. Öyle ansiklopedik bilgilerle başlıyor ki; yeniden eski yerine bıraktım.. Sonra dayanamayarak elime aldığımda bitirebilmem için bana bir ay gibi kısa(!) bir zaman gerekti. Çünkü kitapta kulağa yabancı öyle çok isim, öyle çok detay var ki tüm bunların içinde Audrey’e ulaşmak; onun hakkında birkaç şey okumak hayli zor. Tüm bunlara rağmen kitap bugün bitti. Özetlememi isterseniz yine başta kurduğum cümleleri kurabilirim, sade ve naif bir kadın olduğunu söyleyebilirim. Ha belki birde oynadığı film ve yönetmenleri sayabilirim, o kadar.. Hayatını merak ediyorum, ne olursa olsun okurum diyenler bir yana, tavsiyem dekoratif bir kitap olduğudur
Uzun zamandır biyografi okumuyordum; iyi geldi!..A.Hepburn’ün sadeliğinde saklı gizemi!.. Biyografi ve Hepburn sevenlere önerim :
ZARAFET
“ Beyaz çorap giymezsen arka planda kaybolur gidersin!..”
Zarafetinden etkilenmemek mümkün değil. İç dünyası ve dışarıya yansıttıkları gerçekten kendine özgü, samimi ve farklı. Okurken heyecanlandıran, imrendiren biraz da üzen bir hayat. Ve tüm hepsinin sonunda kocaman bir yürek.
''Uzun soluklu bir kontrat imzalamadan önce iyi düşün hayatım. Hayatta ki en harika şey özgürlüktür.'' Audrey Hepburn kitabın adıyla bütünleşen hayatı, hayranı iseniz okurken hiç bitmesin istersiniz.
Audrey Hepburn’ü çok beğenirim. Çok güzel ve zarif bulurum. Onu anlatan kitaba verilebilecek en doğru isim de “Zarafet” olurdu.
Oyuncuyu görsel olarak çok beğenmeme rağmen fazla filmini izlemediğimi
Kitapla ilgili en fazla not aldığım kısım film isimleri oldu. Ben hem biyografik hem otobiyografik eserleri çok seviyorum. Birini hayatını okumak bana çok güzel duygular yaşatıyor. Bu kitapta da karşımdaki tam bir zarafet timsaliydi. Okudukça kendimi kaptırdım. UNICEF bölümleri özellikle insanlara yaşam amacı sunması bakımından çok örnek alınası bir bölümdü. Bana film önerisi olarak çok şey kattı. En kısa zamanda bu filmleri izlemek istiyorum. Bakalım şuanki yoğunluk ve zaman ne gösterir.
Selamlar herkese,
Audrey Hepburn her zaman hayran olduğum aktrislerdendi. Hatta Marlyn Monroe söz konusu olduğunda bile aklıma hep Audrey düşer zihnim böyle bir karşılaştırma yapar ve Hepburn’ü ilk sıraya yerleştirir. Bu biyografiyi görünce de çok heyecanlandım ve yazarın hali hazırda özellikle Hollywood yıldızlarının biyografilerini yazan bir yazar olduğunu öğrenince de umutluydum açıkçası. Kitabın başları da bu umudumu pekiştirdi diyebiliriz. Audrey’nin çocukluk yıllarının savaş döneminde olduğunu bu kadar zor dönemlerden geçtiği okumak merak ettiriciydi ama bu kadar:( devamı gelmesi ve hayatımın sayılı yarım bıraktığım kitapları arasında yerini aldı maalesef. Bunda yazarın payı oldukça büyük bence çünkü o kadar çok ilgisiz olay ve isim arasında dolaşıyoruz ki satırlar ilerlemek yeni bi isme ve gereksiz bir detaya ulaşmak istemiyor adeta. Daha kitabın ortasına varmadan yarım bırakma kararı aldım. Yıl bitmeden güzel bir kaç kitapla bitirmek istiyorum zira. Okuyan ve seven olursa ne ala ama ben biyografi olmasa da yakın zamanda “Amerika’da Bir Türk Şeyh-Tosun Bayraktar”ın hatıratını okuyup tadına varmışken bu biyografide tatmin olamadım maalesef.
Sevgiler
Hande
Donald Spoto Amerikalı bir biyograf ve teologdur. Film ve tiyatro dünyasında en çok satan insan biyografileri ve son zamanlarda teoloji ve maneviyat kitapları ile tanınıyor.