Gümüş renkli ayışığı yer yer suya vuruyor ama Ingleside gölgede kalıyordu. Ağaçlar "eski hikâyeleri" fısıldarken, Gökkuşağı Vadisi'nde bir baykuş uğulduyordu. "Ne mutlu bir yaz oldu." diye düşündü Anne. Sonra Yukarı Glen'de yaşayan Kitty Teyze'nin bir zamanlar söylediği bir şeyi anımsadı: "Aynı yaz iki kere yaşanmaz."
Eh, hayat böyleydi işte. Mutluluk ve hüzün... Umut ve korku... Ve değişim. Sürekli bir değişim! Bu elde olan bir şey değildi. Eskiyi bırakıp yüreğinize yeniyi almak zorundaydınız. Onu sevmeyi öğrenip sonra onu da bırakmayı bilmeliydiniz. Çok güzel olan ilkbahar yerini yaza, yaz da sonbahara bırakıyordu. Tıpkı doğum, evlilik ve ölüm gibi...