Konu çocuklar olunca hassas noktamız demiyorum. O zaman olması gereken olmuyormuş da biz bu konuya dikkat çekiyormuşuz gibi oluyor. Zaten çocuklara her konuda incelikli düşünceli özverili olmamız görevimiz, çünkü bizler kendimiz ebeveyn olmayı seçiyoruz onları biz doğuruyoruz bir anlamda kendi egolarımızdan dolayı. dolayısıyla da sevgimizi doya doya her şeyden çok verebilmeliyiz. Çünkü onlar her şeyi dillendiremez olduklarında bile beden dilinden sesimizin tonunundan anlayabiliyorlar. Sağlıklı bireylerin yetiştirebilmek için çocuk doğurabilecek yani yapacak (anne-baba)yeterlilikte psikolojik olarak da hazır olmak lazım diye düşünüyorum. Kitabın konusu sevgi üzerine ve yedirmenin, içirmenin doyurmanın o kadar da önemli olmadığını, sevginin ilginin doygunluğunun bambaşka bir şey olduğunu gösteren bir metin. Beğenerek okudum.Tavsiye ederim.
Germinal harika bir edebi metin. Madenlerin sahiplerinin çalışanları ile karşı karşıya kaldıkları sınıfsal katmanların yaşam hikayeleri. maden ocağında yapılması gerekenlerin yapılmayışı ile sizin de tıpkı Mohouenne nin evladının bacaklarının tutmayışı gibi tutmayacak, her gün işe paydos ettikten sonra gözlerinizin sadece beyazı kömür tozlarından parlayacak ve safiyeti sadece karınlarını doyurmak olduğunu anlayacağınız işçi sınıfının sıkıntılarını ezilmişliğini iliklerinize kadar hissettiriyor ,geçiriyor kitap.Haklarını aramak için örgütlenmek isteyen ama bunu acemice bilmeden hatta hazır olmayan bu madenci kişileri kışkırtarak onları öldürmeye kadar nefretle besleyerek ,istenilmeyen olaylar gelişiyor,haklı olsalarda ağır bedeller ödenmiş fakat işe yaramamış. yapılan grev boşa gitmiş tekrar kentsoylular maden sahipleri yapacak zamları yapmamış ,iş bırakanlar da tekrarda işe dönmek zorunda kalmışlardır. Etienne karekteri önemlidir. Olaylar Fransız devriminden sonraki sanayii buhranından sonraki işçi ve işveren meseleleri anlatılmaya çalışılmış. fakat daha büyük olayların habercisidir bu kitap işçi ayaklanmalarına. Çok beğendim. Güçlü metin bir çok karakter var fakat en önemli Mohoue ailesi çoluk çocuk üç kuşaktır maden tozu yutmuştur yıllarca madenin ceremesini çekmiş bu aile metine damgasını vurmuştur. özellikle evlenilmeden çocukların yapılması, eşlerine şiddet gösterilmesi, çocukların çalıştırılması onların üzerinden eve para beklenilmesi, fahişeliğin yaygın olması, işçilerin karınlarının tabii ailelerin özellikle çocukların beslenememesi, doktor ilaç yetersizliği ve en önemlisi zenginlerin bu sınıfa bakış açıları çok üzücü. Bugün de aynı değil mi, değişiyor muyuz değişemiyor muyuz? Bence tüm sorun bu işte. Değişemiyoruz.
Çok kısa bir metin olmakla beraber, meici döneminin toplumuna yaptığı olumsuzluklar ve bocalamaları bir baba kız ve aile ilişkileri üzerinden verilmiştir. Ekonomik zorluklar nedeniyle bir babanın kızının metres olmasına göz yumması ve gerçek aşk duygusunu platonik de olsa bir tıp öğrencisine karşı duymasıdır tüm hikaye. Genç kadını herkesin kapalı bir şekilde yargılaması, oldukça üstü örtülü anlatılmış ve metreslik meselesi de çok normalleştirmeyle bana kalırsa modernleşme adı altında uymayan bir şeylerin gösterilmeye çalışılmış fakat oldukça mesafeli bir anlatım olmuş. Sonunda biraz belirsizlik ve tamamlanamamışlık olsa da dönemin vurgusu adına güçlü konulardan bahsedilmiştir. Ogai Mori