“Ama bu bütünlüğün içinde bile bir eksiklik hissediliyordu: Dokunma arzusu...
İşte o anda Kaos'un kalbi çatladı.
Işıktan bir kıvılcım, karanlıktan bir gölgeyle
birleşti.
Ve böylece ilk duygu dünyaya geldi: adına AŞK
denecekti...”
... Ama bu bütünlüğün içinde bile bir eksik hissediliyordu: Dokunma arzusu...
İşte o anda Kaos'un kalbi çatladı.
Işıktan bir kıvılcım, karanlıktan bir gölge ile birleşti.
Ve böylece ilk duygu dünyaya geldi: Adına AŞK denecekti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bütün sebepler yarattıkları sonuçtan üstündür; çakmak taşı çakmaktan, çakmak kıvılcımdan, kıvılcım ateşten, ateş de tutuşturduğu şeyden. Kalübela'dan bu tarafa böyledir bu ve her varlığın varoluş hakkını bihakkın yaşayacağı sonsuz Hurûc Günü Âlemi'ne kadar da böyle olacaktır.
İnsan artık yalnızca kul değildi; düşünen, hisseden ve üreten bir varlıktı... ve rönesans'ı devleştiren asıl kıvılcım da buydu; insan, kendine yeniden bakmaya cesaret ettiğinde, tarih de yön değiştirdi.
İçimde biraz ilahi kıvılcım olmasını çok istediğimi, kutsal olanın bir parçası olmak, sonsuza dek var olmak, kaybettiklerime tekrar kavuşmak için can attığıını söyleyebilirim - tüm bunları sahiden çok istiyorum, ama bunların gerçeği değiştirmeyeceğini ya da onu en baştan kurmayacağını da iyi biliyorum.