Görece …
“Aslında Klee tarihtir, Mondrian ise zamansız.”
Sayfa 72 - Can·Kitabı okuyor
Zira sanatçıyla halktan bir kişi arasında öyle bir alan olmalı ki, orada karşılıklı yaklaşım mümkün olsun ve artık sanatçı büsbütün farklı bir varlık gibi görünmesin. Sizin gibi bu çeşitlikler dünyasına getirilmiş; bunun için kendisine sorulmamış ve yine sizin gibi, iyi veya kötü, kendi yolunu kendisi bulmak zorunda olan biri olarak görünsün. Sizden ayrıldığı tek nokta, hayat kavgasında kendi özel yeteneklerini kullanan bir varlık olması. Yaratıcı ifadenin araçlarından ve biçimsel yaratış yoluyla kendini kurtarma imkanından yoksun olan bir insana nazaran belki biraz daha mutlu olan bir varlık.
Sayfa 21 - 1.basım, kasım 2023·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kibirli sanatçı, koyulduğu yolu sonuna kadar yürümeyen sanatçıdır. Ama seçkin sanatçılar, temel yasanın [Urgesetz] bütün evrimi beslediği o gizli temelin yakınlarına dek sokulan sanatçılardır.
Sayfa 67 - 1.basım, kasım 2023·Kitabı okudu
Yine 20. yüzyılın başlarında, bir başka günlük tutan ressam olan Paul Klee yaşadığı deneyimin yoğunluğunu açık seçik biçimde kaleme alır: 6 Martı (1902) Cléo de Mérode'un gösterisinde geçirdik, herhalde o, insanın görüp görebileceği en güzel kadın. Yüzünü herkes bilir. Ama onun boynunu hayatta görmek gerek. İncecik ve oldukça uzun, sanki bronzdan yapılmış gibi parlak, çok fazla hareketli değil, ama çok hassas, bir de şu göğüs kemiğinin yanındaki bir çift adale. Bu göğüs kemiği ve köprücük kemikleri (çıplak toraksı anımsatıyor). Üzerinde genellikle dar giysiler bulunuyor, böylece vücudunun çıplak bölümleriyle bir uyum sağlanıyor. Kalçalarının açığa çıkmaması kötü, çünkü onun ustaca gerçekleştirdiği hareketlerinde bıraktığı etkinin kendine has mantığının da anlaşılır olması gerekirdi, örneğin, vücut ağırlığını bir bacağından diğer bacağına verirken yaptığı gibi. Bu arada bacak sanki çıplakmış gibi, zarif bir pabuç içindeki ayaklar da öyle. Kolları klasik biçimdeler, yalnız yaşamın çok yanlılığıyla daha bir incelik kazanmışlar. Buna bir de eklemlerin hareketini eklemek gerekir. Ellerinin oranlarında ve hareketinde, bir kere daha küçük olanda büyük organizmanın güzelliği ve bilgeliği görülebiliyordu. İnsanın dikkatle bakması gerekiyor, burada dansın büyük çizgisini görmek yeterli değil, ayrıca patetik bir yanı da yok (oldukça aseksüel bir etki bırakıyor). Yaptığı dans bedenin yumuşak hatlı hareketlerinden oluşuyor. Ne bir ruh var, ne bir hararet, yalnızca mutlak bir güzellik bu.¹
Beden Üstünde Kesişen Bakışlar/ Sanatçıların Bakışı·Kitabı okudu
Sanat,yoğrulmak isteyenlerindir. Bizimdir.
Hiçbir mantık tarafından engellenmeksizin sanat, değerli olan şeyleri özgürce görebilmemizi sağlar… Depardon, Brassens, Miyazaki, Bonnard, Jarmusch, Sempe, Tom Waits, Cezanne, Monty Python, Monet, Brel, Desproges, Klee, Cartier – Bresson, Springsteen, Celine, Harvey Keitel, Baudelaire, Van Gogh… Sanat, her şeyi telafi eder.
Sayfa 206 - KaraKarga Yayınları·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Sürrealist sanat
Soyut sanatın öncülerinin her birinde, doğa gerçeğinden koptukları için bir gerçek üstücülükten (Sürrealizm) sözedilebilir. Bunlar yapıtlarında, Klee’ nin deyimi ile “ görüneni vermiyor, görünmeyeni görselleştiriyor” iç dünyayı, onun derinlerinde olup biteni bilinç aydınlığına çıkarıyorlardı. Sanat tarihinde Sürrealizm adı, bilinçaltının, her türlü akıl kontrolünü iterek olduğu gibi ortaya dökülmesini isteyen bir akıma veriliyor. sanatçının yaratma gücü, bir masal yaratma mitsunun duygusal bir kalıntısıdır. Sürrealist sanat, bu sanatın öncülerine göre, irade ve aklın işe karışmadığı, başıboş kalan bilinçaltı güçlerinin etik ve estetik değerleri yıkarak insan kişiliğini devirdiği ve onu otomatizme sürüklediği yerde başlar.
Sayfa 179·Kitabı okudu