Puan vermedi·252 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
instagram.com/reel/DTbE_ZsjBa... Kitap hakkındaki çektiğim videoyu linkten izleyebilirsiniz. Bu kitabı ilk aldığımda, bu kadar kapsamlı olduğundan açıkçası habersizdim. Kitap yalnızca çocuklarla sanat ve felsefe yapılabileceğini söylemekle kalmıyor, bunu adım adım, detaylı bir şekilde nasıl yapabileceğimizi de anlatıyor. Kitapta çok dikkatimi çeken bir düşünce var: Güzel Sanatlar alanında, edebiyattaki gibi ‘çocuk edebiyatı’ benzeri bir ayrım yoktur. Sanat, çocuklar için ayrıca üretilen bir şey değildir. Kitap boyunca da, hem felsefenin hem de sanatın bu tür bir ayrıma ihtiyaç duymadığını hissettiriyor. “Çocuk, sanatsal ürüne yetişkinin koyduğu sınırlar olmadan bakar. Daha özgürdür. İlgi duyar, etkilenir, sanatçıya öykünür, onunla birlikte hayal kurar ve sanat eserini yorumlar.” Kitap, bütün bunların çocuğun doğal eğilimleri olduğunu söyler. Yani çocuklara felsefe ya da sanat yorumlamayı öğretmeye çalışmaz. Zaten onların doğasında var olan bu düşünme ve hayal etme hâlini açığa çıkarmayı amaçlar. Kitapta tablolar, sanatçılar, üsluplar ve tarzlar hakkında detaylı bilgiler de yer alır. “Bu bilgilerin ardından, çocuklarla felsefi etkinlik yapabilmek için tablolar üzerine tartışma soruları paylaşılır ve somut etkinlik örnekleri verilir. Paul Klee – Kedi ve Kuş
1000Kitap
Çocuklarla Sanat ve FelsefeYılmaz Murat Bilican · Hayalperest Yayınevi · 202217 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 12:37
"İnsanlar yaşamları boyunca bir ya da iki kez korkunç şeyler yaparlar." Chieko'nun anne babası da hayatlarında korkunç bir şey yapmış ve Chieko küçük bir bebekken onu gerçek anne babasından kaçırıp sahiplenmiş, evlat edinerek büyütmüşler. Ama belki de gerçek anne babası Chieko'yu terk etmiş, Takichiroların evinin önüne bırakmışlar kim bilir. Olayın doğrusunu bilemesek de Chieko kumaş dokumacısı olan bu ailenin tek çocuğudur bunu biliyoruz. Fakat bir gün Gion Festivali'nde ikiz kardeşi olan Naeko ile karşılaşır ve ailesinin başına gelenleri öğrenmiş olur Chieko. Chieko'nun bir yandan evlenmesi konusunu düşünen babası Takichiro, bir yandan da dükkanı kapatıp kapatmamayı düşünür, son zamanlarda işlerini epey başlamıştır. Chieko Japonya'nın çeşitli tapınaklarını ziyaret ederken, güzel ağaçlarını ve manzarasını izlerken, artık öğrenmesi gereken bir hikaye vardır, "gerçek ailesine ne oldu, ikiz kardeşi nasıl bir yaşam sürüyor?" Japon kültüründen bol ögeler barındıran, çeşitli tapınaklarından, çeşitli festivallerinden, anma günlerinden bahsedilen güzel bir kitap ortaya koymuş Kawabata. İkiz kız kardeşlerin hikayesinin altında bir de Kyoto şehrinin tanıtımını yapmış oluyor aslında bir yandan. Bir yandan da kimono üreticilerini, dokumacıları, onların yapmış olduğu çizimleri, kuşak tasarımlarını konusuna ekliyor. Kitabın orjinal ismi Kyoto iken ülkemizde Kiraz Çiçekleri ismi ile basılmış. Ama bence ikiz kardeşin hikayesine yönelik bir isim seçilseydi daha güzel olabilirdi. Elbette bol bol kiraz çiçekleri, sedir ağaçları, bambu ağaçları barındırıyor kitap ama asıl duygusal kısım iki kardeşin hikayesiydi. Severek okuduğum, oldukça akıcı bir kitaptı Kiraz Çiçekleri. Kitapta minik bir detay olarak en ücra semtlerin bile tertemiz olması insanı gıpta ettiriyor adeta. İnsanın
Kiraz ÇiçekleriYasunari Kawabata · Can Yayınları · 20221,055 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ateşin Distopyası
Puan vermedi·202 syf.·
2025 38. kitabı
Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451’i, kitapların yakıldığı, düşünmenin suç sayıldığı bir geleceği anlatıyor. Ama bu sadece kitaplarla ilgili değil; düşüncenin, duygunun, bireyselliğin sistemli biçimde bastırılmasıyla ilgili. Ana karakter Montag, bir itfaiyeci ama yangın söndürmüyor, kitap yakıyor. Ta ki, içindeki sessiz sorular alev alana kadar. 1966’daki Truffaut filmi, kitabın şiirsel ve melankolik tarafını sinemaya taşıyor. 2018’deki HBO uyarlaması ise günümüz teknolojileriyle kurgulanmış, ekranlar ve sosyal medya ile beyni körelten bir düzeni eleştiriyor. Ama bu evrende bir film daha var: Equilibrium (2002). Duyguların bastırıldığı, kitapların ve sanatsal her şeyin yasak olduğu bir dünyada, düzeni koruyan bir ajanın uyanışını anlatıyor. Christian Bale’in karakteri, tıpkı Montag gibi, sistemin en sadık dişlisiyken sorgulamaya başlıyor. Bu üç eser bir araya geldiğinde, şu soru daha da sertleşiyor: Okumayı, düşünmeyi, hissetmeyi bırakırsak, geriye ne kalır? Bunun bir denemesini biz Hitler'in Almanyasında gördük az çok. Kitap yakma mitingleri yapılırdı. Yazarlar, şairler, ressamlar—kim varsa ya kurşuna diziliyor, ya gaz odalarında öldürülüyordu. Ama bu senaryo tutmadı hiç. O kitaplar yakıldı belki, ama yok olmadı. Erich Maria Remarque, Freud, Brecht, Thomas Mann, Kafka… Hepsinin kitapları hedefteydi. Sanatçılar kaçtı, bazıları susturuldu ama fikirleri yaşadı. Resimde de aynı şey oldu: Kandinsky, Klee, Dix gibi isimlerin işleri "dejenere" ilan edildi, ama bugün en büyük müzelerde yer alıyorlar. Kitaplar yanabilir, ama düşünce yanmaz. Yasaklanabilir, ama yeniden yazılır. Kimi zaman bir ezberin içinde, kimi zaman bir fısıltıda yeniden doğar. Fahrenheit 451, hâlâ çok yakıcı. Çünkü ateş hâlâ kitaplara değil, insan aklına tutuluyor. Ve biz bu alevlerin arasında hâlâ
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2025 300. kitabı
“ kalabildiğimiz tek yer, ötekilerin bellekleri .. Değilmidır, görsel sanatlarda ne dersınız? Sadece resimde değil, modern sanat başlığı altında sinemada, plastik sanatlarda, heykelde ve özellikle 'yerleştirme 'lerde karşımıza çıkan ; Kafka 'nın deyişiyle 'yayıldıkça sığlaşan, sığlaştıkça yayılan'bu zihniyete, artık köktenci bir yaklaşımla hak ettiği karşılıkları vermemiz de gerekiyor. S:35 Paul Klee ’nin Çağdaş Sanat Üzerine metni, modern resim üzerine bir sanatçı tarafından yazılmış en dikkate değer ve önemli metinlerden biri Modern resmin kendisini bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya bulduğu erken bir uğrakta yazılmış bu metin, resmin gerçekçilikten kopuşunun ilkelerini ve resmin kendi unsurlarına dönüşle yeni gerçeklik boyutlarını nasıl keşfe çıktığını veciz bir dille ortaya sermeye çalışıyor. Gerçeğin basit bir taklitçisi olarak sanatçının yerine başka türden bir sanatçı geçiriyor: kökten ve kaynaktan gelenin bir aracısı olarak sanatçı. Bütün hilkatin kaynağına dek sokulmaya çalışan, o kaynakta kendini temel yasaya tabi kılan ve böylece alışılmışın dışında yeni bir gerçekçilik keşfeden biri. Çağdaş Sanat Üzerine, 20. yüzyılın en önemli modernist ressamlarından birinin hem kendi sanatı, hem de genel olarak modern resim üzerine çarpıcı bir düşünme girişimi. Olarak okura sunulmuş Çağdaş Sanat Üzerine Değişik boyutlara ait parçalardan bir araya gelmiş bir bütün içinde yolunu bulmak kolay değildir. Ve yalnızca doğa değil, onun biçim değiştirmiş imgesi olan sanat da böyle bir bütündür. S:25
Eleştiri-Kuram
Çağdaş Sanat ÜzerinePaul Klee · Ketebe Yayınları · 202319 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2025 00:00
Ferit Edgü'ün deneme-inceleme türündeki bu eseri 20. yüzyıl modern resminin önde gelen sanatçılarını ve onların yapıtlarını kendi tarzında bize anlatıyor. Resme bakmayı onlardan öğrendim dediği şair ve ressamlar üzerine denemeler yazarak resimlerinden de görseller koyarak onları incelememizi sağlıyor: Vincent Van Gogh Pablo Picasso Henri Matisse Paul Klee Gümrükçü Rousseau Georges Braque Fernand Léger Salvador Dali Paul Cezanne Constatin Brancusi Marc Chagall Alberto Giacometti Francis Bacon Nicolas de Staël. Ressamları ve eserlerini tanımak, onların hayatların kesitleri ve onların sanat anlayışlarını görmek, ressamların yazar ve şairlerle olan ilişkilerini öğrenmek isterseniz mutlaka okuyun. Ama resime ilginiz yoksa pek dikkatinizi çekmeyebilir. Kitap kapağındaki ünlü bir tablo (Matisse, Mavi Çıplak) bile içindeki resimleri ve yorumlarını merak etmenize yetebilir.
Biçimler, Renkler, SözcüklerFerit Edgü · Everest Yayınları · 2022110 okunma
Fazlası
Puan vermedi·192 syf.··
2024 51. kitabı
Bir tabloya bakmışsınız gibi bu kitap. Anlık bir tat bırakıyor gibi görünse de, iz bırakacağınızı hissediyorsunuz. Öyle dramatik olaylar yok, her şey minimalist. Karakter çözümlemelerine fazla bulaşmadan, sade bir dille ilerliyor. Ancak bu kadar yalınlığın altında başka bir şeyler var mı? Biraz daha yakından bakalım. Çieko, aslında değişen Japonya’yı temsil ediyor. Öz anne babasından ayrı büyümüş; başlarda onları merak etse de, zamanla duruma alışıp onları sormuyor bile. Bu durum, Japonya’nın tarihsel geçmişinden kopuşuna ve yeni koşullara uyum sağlamasına benzetilebilir. Onu evlatlık alan ya da kaçıran ailesiyle ilgili belirsizlik de önemli bir nokta. Kawabata burada, "Japonya hatalı ya da değil, şu anki durum bu," diyor olabilir. Kitabın, atom bombasından yaklaşık yirmi yıl sonra yazıldığını düşünürsek, bu vurgu daha da anlamlı hale geliyor. Bu kopuşun altını çizen bir başka detay, Çieko’nun babasının ilham aldığı ressamlar: Paul Klee, Matisse, Chagall. Bu sanatçılar geleneğe aykırı, modern eserler üreten isimler. Babasının geleneksel Japon kimono desenlerini tasarlarken bu modern ressamlardan etkilenmesi, Japonya’nın modernleşme ve Batı etkisine uyum çabasını simgeliyor. Öte yandan, Naeko geçmişle bağını koparmamış. Anne ve babasının yanında kalmış, ama bu bağın ona bir gelecek sunmadığını hissediyoruz. Eksiklik ve yetersizlik duygusu, onun mutsuzluğunu hep hissettiriyor. Hatta Çieko ile yeniden bir araya geldiklerinde bile, onun yanına gitmek istemiyor; sanki onu mutsuz etmekten korkuyor ya da onunla yüzleşmekten çekiniyor. Kawabata, romanı mutsuz bir kabullenişle bitiriyor. Çieko geçmişi inkâr ederken, Naeko'ya bir gelecek vermiyor. Bu iki karakter, Japonya’nın savaş sonrası kimlik arayışını ve gelenek ile modernleşme arasındaki gerilimi temsil ediyor. Yazar, bu
Edebiyat
Kiraz ÇiçekleriYasunari Kawabata · Can Yayınları · 20221,055 okunma