Sonra bütün bunları günümüzdeki bağımsız küçük çiftliklerden oluşan kahredici sistemle karşılaştırın; köle gibi çalışan, hüzünle bakan, sarı saçlı sıska bir hizmetçiyle evli, sabahın dördünden akşamın dokuzuna kadar çalışıp didinen, çocuklarını yürümeye başlar başlamaz işe koșan, ilkel aletleriyle toprağı kazıyan, bilgiden ve umuttan, bilimin ve yeniliklerin sunduğu fırsatlardan, yaşam sevincinden yoksun bırakılmış, bitkin, cahil bir adam; işteki rekabetle hayatı sırf varolușa indirgenmiş, zincirlerini göremeyecek kadar kör olduğu için özgürlüğüyle böbürlenen bir adam!"
Sel Yayıncılık, 5.Baskı·Kitabı okudu
Ünvan peşinde koşanlar tefekkürün ne olduğunu kavrayamazlar
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatta öyle
Koanların her biri, Zen öğretisinin değişik bir yönüne ışık tutacak niteliktedir. Rinzai okulu, sahip olduğu karmaşık öğretileri, yalnızca bu yolla öğrencilere iletmektedir. Yani öğrenciye hiçbir pozitif açıklamada bulunulmamaktadır. Öğrenci, .kendi gücüyle ve bu koanlar aracılığı ile gerçekliği kavramak görevi ile baş başa bırakılmıştır.
Alıntı
Koanlar, birçok Zen öğretmeninin, öğrencilerini aydınlatmak üzere yazdıkları, anlaşılması çok güç ve hatta bazen bir bilmeceden farksız ve çoğu kez de anlamsız dizelerdir.
Alıntı
Durgun su kokar, koşmamak insanda pek çok seyi bozar. Ancak koşulları arasında durup tefekkür etmek doğru bir yönün tayini için elzemdir. Koșan mutlu olur ama başı kesik tavuk gibi koşuşturan bir hedefe ulaşamaz. Dolayısı ile koşmak da gerekir durmak da. Koşmadan deneyimlenemez, durmadan tefekkür edilemez. Koşmak müșahedenin, durmak derinleşmenin kaynağıdir. Ne kadar koșup ne kadar durulacağında mizaç da etkilidir.
Ne yapman gerekiyorsa onu yap talimata ihtiyaç yok;
Bir keşiş, Usta Zhaozhou'ya Gaponca: Jôshü), "Bu manastıra yeni girdim. Lütfen bana talimatınızı verin!" der. Usta Zhaozhou, "Yemek yedin mi?" diye sorar. Keşiş, "Evet." der. Zhaozhou, "O zaman git ve kaseni yıka!" der. Usta Yun-men bunu şöyle yorumlar: "Söyle bana, bu bir talimat mıydı, değil miydi? Şayet bunun bir talimat olduğunu söylersen: o zaman, Zhaozhou ona ne cevap verdi? Eğer bunun bir talimat olmadığını söylersen: "o zaman bu keşiş neden aydınlandı?"
Alıntı