Puan vermedi·496 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 01:58
Caine, kumar bağımlılığı nedeniyle parasını kaybettikten sonra Columbia Üniversitesi'nde olasılık kuramı dersi verir.Fakat bir gün sınıfta geçirdiği epilepsi nöbeti hayatının yönünü değiştirir. Bu hastalıktan kurtulmak için, şizofren olma ihtimali bulunmasına rağmen deneysel bir tedavide kobay olmayı kabul eder. Beta deneği olan Caine, bir anda geleceği görmeye başlar. Kitap boyunca Caine 'nin Laplace Şeytanı olabileceği anlatılıyor hep. Ve herkes kendi çıkarları doğrultusunda Caine 'nin peşine düşer. Caine'in kardeşi Jasper ise akıl hastanesinden çıkmış biridir ve içinde duyduğu bir sesin kardeşine zarar verileceğini söylemesi üzerine bu sesi dinleyerek kardeşinin peşine düşer. Tommy ise tam intihar etmek üzereyken eski kız arkadaşı Gina'nın yıllardır rüyasında gördüğü sayıların sayısal lotoda çıktığını öğrenmesiyle hayata tutunur. Nava ise CIA ajanı olarak ABD ve diğer ülkelerin bilgilerini satar, ancak Kore istihbaratıyla ters düşmesi sonucu zor bir duruma düşer ve hayatta kalmanın yolunu arar. Kitap boyunca bilim, tarih ve felsefeden küçük bilgilerle karşılaşmak mümkün. İlk sayfalarda verilen olasılık ve epilepsi bilgileri başta ilgisiz görünse de ilerleyen bölümlerde olaylarla bağlantısı ortaya çıkıyor. Birçok karakterin farklı hikâyeler içinde ilerlemesi başlangıçta karmaşık hissettirse de zamanla tüm parçalar yerine oturuyor. Kitabı sevdim mi noktasına gelirsek olmasa da olur bir kitap benim için, çünkü kattığı birşey yok. Fakat bilim kurgu,gerilim ve aksiyon sevenler için harika bir seçenek olabilir.Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim. Kitapla kalın.
Edebiyat & Roman
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,5bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 58. kitabı
#BeniAslaBırakma // Kazuo Ishiguro Yeryüzünde sadece bir "bakıcı" veya "bağışçı" olarak var edilmek,kaderin soğuk nefesini ensenizde hissetmekten farksızdır. Acımasız bir amaca hizmet etmek üzere kurgulanmış bir yaşamda; ruhun sızlaması, duyguların haykırması birer "hata" olarak görülür. Oysa acı, insan olmanın en somut kanıtıdır. Kathy, tam 12 yıldır bu ağır yükü taşıyan bir bakıcı. Çocukluklarından beri "farklı" olduklarını bilmenin o tekinsizliğini taşıyan bu donör çocukların sessiz çığlığı, dış dünyanın onları insan olarak değil, sadece birer "kobay" veya "ruhsuz beden" olarak görmesiyle daha da derinleşiyor. Onlar için gelecek, ulaşılması imkansız bir serap; hayalleri ise asla gerçekleşmeyecek birer teselliden ibaret. Beni Asla Bırakma, insan ruhunun en derin dehlizlerine inen, vicdanın sınırlarını zorlayan ve okuru ahlaki bir hesaplaşmayla yüzleştiren kapkaranlık bir evren yaratıyor. Ishiguro, sistemin çarklarında işleyen o acımasızlığı ve varoluşsal sancıyı öyle keskin bir çizgiyle işliyor ki; karakterlerin kaderlerini kabullenişlerindeki o sessiz çığlık, tüm insanlığın üzerine inen ağır bir utanca dönüşüyor. Kitabı bitirdiğimde, sayfaların arasına sinmiş o tarifsiz melankolinin ağırlığı altında gözyaşlarımı tutamadım. Bu metin, kurmaca olmanın çok ötesinde; insanı insan yapan erdemlerin, acımasız bir dünya düzeninde nasıl tek tek yok edildiğini iliklerime kadar hissettiren sarsıcı bir çığlık. Tüyler ürpertici.
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam
Hayata neden hep birpenceredenbaktığımı anlasam bişeylerdeğişirmi
5/10
·325 syf.··
2026 31. kitabı
Küçük yaşlardayken önemsenmeyen,sevilmeyen,ilgisiz ve sevgisiz büyüyen,değersiz görülüp,itilip kakılan çocukların ileriki yaşlardaki ciddi travmalarını ve zamanında önemsesilse belki bu kadar ciddi sorunlara yol açmayacak oluşunu.. Bilim sınırlarını her geçen gün fazlasıyla zorlasa yeni çığırlar aşsa bile yinede biraz sevgi herşeye ilaç olacaktır.. Algernon bir kobay fare üzerinde yapılan araştırmalar sayesinde çözülmesi imkansız soruları çözen bir deney faresi ve bu fareden alınan örneklerle zeka geriliği olan Charlie'ye umut oluyor ve konuşmayı bile bilmeyen Charlie'nin günün birinde bir dahi oluşunu ve daha sonra yeniden yıkılışını anlatıyor biraz duygusal bir kitap olsa da anne ve babalara örnek güzel bir kitap çocuklarınızın küçük yaşlarda size ve sizin sevginize ihtiyacı oldugunu asla unutmayın sevgilerle..
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
7/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:24
Otomatik Portakal’ı elime alıp okumaya başladığımda, açıkçası bu kadar tekinsizbir dünyaya adım atacağımı düşünmemiştim. Kitap, geceleri sokakların tozunu atan ve etrafa kötü salan 15 yaşındaki Alex’in hikayesini anlatıyor. Alex tuhaf bir karakter; bir tarafta Beethoven dinleyip ruhunu dinlendiriyor, diğer tarafta çetesiyle birlikte önüne çıkan her şeye, herkese zarar vermekten çekinmiyor. İçinde hem çok ince bir zeka hem de kapkaranlık bir öfke var. Hikayenin beni en çok sarsan kısmı, bir insanın içindeki o çiğ ve vahşi doğanın, sistemin çarkları arasına sıkıştığı an oldu. Toplum düzenini sağlamak adınainsanın içindeki kötülüğü zorla söküp almaya çalışıyorlar. Ama o an fark ediyorsunuz ki, bir insanı zorla iyi yapmak, onu iyileştirmek değil, sadece ruhunu evcilleştirmekmiş. Dışı taptaze, canlı ve organik olan bir şeyi alıp, içini mekanik bir makine gibi kuruyorlar. Ortaya çıkan şey artık bir insan değil, sadece kurmalı bir oyuncak oluyor. Kendi iradesiyle hata yapamayan, günah işleyemeyen birinin iyiliği de sahte kalıyor haliyle. Özgür iradesiyle iyilik yapmayı tercih etmeyen birinin kötülük yapmasını engelleyerek ona iyilik yapmaktan başka şans tanımayan bir sistem var. kobay olarak kullanılan Alex’in kötülük mekanizması bilinçli şekilde devredışı bırakıldığında aslında kendisini savunma olanağı da elinden alınıyor. Toplumda süregelen suçları azaltmak için iflah olacağı düşünülmeyen azılı suçluları topluma yeniden kazandırma ümidiyle yapılan bir uygulamanın nasıl bir fiyaskoya dönüştüğünü kitapta okuyoruz.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Sisin Ardındaki Gerçek: Kimsin Sen?
Puan vermedi·656 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:52
Jean-Christophe Grangé, sadece bir polisiye yazarı değil; bir bilgi madencisi, bir araştırmacı ve okurunu zihinsel bir labirente hapseden bir orkestra şefi. Jean-Christophe Grangé'ın Sisle Gelen Yolcu'sunu okumak, sadece bir suçun peşinden gitmek değil; tarih, tıp, psikoloji ve mitolojinin iç içe geçtiği devasa bir kültürel deryaya dalmaktı. Yazarın araştırmacı gazeteci kimliği, kurgu ile gerçek arasındaki çizgiyi o kadar inceltiyor ki, bir noktadan sonra "Acaba bu anlatılanlar gerçekten yaşandı mı?" sorusuyla baş başa kalıyorsunuz.#303864624 h Kitabın ana eksenini oluşturan "Psişik kaçış" kavramı #303607500 insan zihninin travmalar karşısında nasıl bir savunma mekanizması geliştirebileceğinin en çarpıcı örneği. Ana karakterin kendi geçmişinden kaçarken büründüğü her yeni kimlik, aslında insanın kendi içindeki karanlıkla hesaplaşmasını temsil ediyor. Jean-Christophe Grangé, bu süreci anlatırken tıpkı bir psikiyatr titizliğiyle zihnin kıvrımlarında dolaştırıyor; bizi tıp dünyasının soğuk koridorlarından mitolojinin sembollerle dolu dünyasına sürüklüyor. Sisle Gelen Yolcu'nun en sarsıcı yanlarından biri, insan hayatının nasıl basitleştirilebildiğine dair sunduğu acımasız gerçeklik. Savaşlarda, askeri projelerde ve gizli deneylerde insanların birer "kobay" olarak kullanılması, sadece bir kurgu unsuru değil; insanlık tarihinin en karanlık lekelerinden birinin izdüşümü. Grangé bu noktada kalemiyle adeta bir neşter atıyor. #304056825 #304056514 #304057909 " Güç ve ideoloji uğruna, bir insanın ruhu ve bedeni ne kadar ileri gidilerek parçalanabilir?" Kitap boyunca bu sorunun ağırlığını omuzlarınızda hissediyorsunuz. İnsan hayatının bu denli "araçsallaştırılması" okurun adalet duygusunu ve
Kitap İncelemesi
Sisle Gelen YolcuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20246bin okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 6. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 13:36
Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar romanını hatırlattı bana bu kitap İkisi bambaşka hikayeler tabi ama bir insanla hayvan arasında kurulan bağı anlatması bakımından çok etkileyici Çünkü her iki kitapta da zihinsel olarak diğerlerinden geri olan bir bireyin toplumda yalnızlaştırılması ve fare ile kurduğu derin duygusal bağ söz konusu.Charlie akıllı olmak isteyen zihinsel engelli bir birey ve Algernon ise onun yansıması olan bir kobay faresi Aslında her ikisi de bir deney ürünü ve kendi türleri arasında ötekileştirilmiş.Deneyin bir sonucu olarak Charlie eskisinden daha zeki olur ama bu onun gerçeklerle ve kendi geçmişiyle yüzleşmesine neden olur ki bu durum onu oldukça mutsuz eder. Aklı başında olup da mutlu olanı daha görmedim zatenHüzünlü akıcı etkileyici bir kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Reklam
Reklam