Bilgimizin neredeyse tamamını başkalarından ediniriz. Bunun için de bu başkalarına güvenmemiz gerekir. Ama karşılıklı toplumsal güven, sözde ya da gerçek kutuplaşmayla, kendimizin ve başkalarının siyasi bağlılıklarının ve sadakatsizliklerinin sürekli hatırlatılmasıyla sarsılırsa başkalarından bilgi edinemeyiz. Sonuçta pek çok kişi, virologlar veya iklim araştırmacıları gibi ciddi bilgi kaynaklarını bile, siyasi-ahlaki "kimlikleri" vurgulanır vurgulanmaz güvenilmez görmeye başlar, çünkü kendi içlerinde iyi işleyen güven ölçümü ve bilginin toplumsal edinimi süreçleri siyasi kesintiye uğrar. Bu yozlaşma dinamiğinin öbür yüzü ise bazı insanların, sırf kendi ahlaki-siyasi grubundan insanlar yaydığı için komplo teorileri gibi bariz saçmalıklara ve yalan yanlış enformasyona fazlasıyla açık hale gelmesidir. Dolayısıyla bu fenomeni bireysel düzeyde ele almak, örneğin az çok saf ya da entelektüel yetersizlik yüzünden saçmalıklara inanmaya yatkın şu ya da bu kişinin bireysel bir açığı olarak anlamaya çalışmak yanlış bir çıkış noktasıdır. Yalan haberler bilgi akışının, bilgi paylaşımının, güvenin, değerlere ve grup kimliklerine bağlılığın toksik bir biçimde birbirine karıştığı tamamen toplumsal bir fenomendir.
Sayfa 293·Kitabı okudu
Radyoyu açtım: Barış Manço yaz dostum çalıyordu. Rahmetli büyük sanatçıydı dedim. Yanımızdaki Apo Şaşkınlıkla da yüzüme bakarak “Barış Manço öldü mü?“ Diye sordu. “Evet“ dedim. Oradan oraya kaçarken Apo Barış Manço‘nun ölümünü duymamış, üzgün ifadeyle yüzüme bakan Apo, “öldüğüne çok üzüldüm peki kim öldürmüş?“ Diye sordu. Ben ve arkadaşlarım o an koptuk, apoya dönüp “Barış Manço kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti merak etme” dedim dedi. Komplo teorisyenliğini kendini öyle kaptırmıştı ki doğal ölümlerin bile arkasında mutlaka bir şeyler olduğunu kuruyordu kafasında…
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
"Tarih: Galiplerin yazdığı kitap" diyordu Cemil Meriç. Şunu ekleyebilir miyiz: "Komplo nazariyatı: Mağlupların yazdığı kitap." Derse geç kalan öğrencinin özür kağıdı.
Sayfa 107
Alıntı
Halk ayılmamacasına kafayı çekiyor, aydın gençlik derseniz, işsizlikten birtakım teorilere kendini kaptırmış, düşler dünyasında yaşıyor; ülke bir baştan bir başa Yahudi akınına uğramış sanki, adamlar ortada para diye bir şey bırakmıyorlar; geri kalanlarsa kendilerini zevk ve eğlenceye vurmuşlar, rezil bir hayat sürüyorlar.
Sayfa 602 - İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri, XXVI.Basım·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Svidrigaryov
Halk ayılmamacasına kafayı çekiyor, aydın gençlik derseniz, işsizlikten birtakım teorilere kendini kaptırmış, düşler dünyasında yaşıyor; ülke bir baştan bir başa Yahudi akınına uğramış sanki, adamlar ortada para diye bir şey bırakmıyorlar; geri kalanlarsa kendilerini zevk ve eğlenceye vurmuşlar, rezil bir hayat sürüyorlar. Bu kente daha adımımı attığım anda, burnum hemen o bildik kokuyu aldı.
Romantik komplo
Aşkta bastırılan karşı öğe ölümün farkındalığıdır. Çünkü ölüm her zaman aşk hazzının gölgesindedir. O ürkütücü, akıldan çıkmayan “Bu yeni ilişki bizi yok edecek mi?”sorusu, belli belirsiz de olsa hep mevcuttur.
Sayfa 107·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam