Aşkın etkisiyle ortaya çıkan halde, kim aklını muhafaza ederse, aklıyla birlikte kalmayı başarırsa, aşk sultanından gelen erdemleri kabul etmeye hazırdır (Lâkin ancak aklî delilinin gerektirdiği ölçüde). Buna karşılık, kim de aklî deliliyle değil de, aklının kabul ettiğiyle kalmayı başarırısa, Hakk'tan gelecek özel nitelikleri, yani Hakk'ın bizzat Kendisini vasıflandırdığı bazı nitelikleri bile kabul edebilir. İşte o zaman aşk sultanı, o aşığa aklının kabul ettiği ölçüde tahakküm eder. Demek ki, akıl, görme ve kâbul arasındadır. Dolayısıyla gören birinin aklıyla kabul eden birinin aklındaki aşk etkisi aynı ya da eşit değildir.
Sayfa 192 - İnsan Yayınları, Çeviren: Mahmut Kanık, İstanbul 1988·Kitabı okudu
"
Aklınla yaptığın yanlışı, gücünle tamir edemezsin."
"
Aklınla yıktığını, kendini acındırarak kuramazsın,"
Akıl Ülkesi'ni bıraktın.
Tamam, bu sevginin göstergesidir, ama yarın başka biri için kralımızın oğlunu terk etmeyeceğin ne malum? Bugün onun için dağları, ovaları, vadileri aştın; denizleri, nehirleri, gölleri, çölleri geçtin.
Ama ya bir gün,
başka birini sever de onun peşinden gidersen?
Nasıl emin olacağız sadakatinden?
"
Su Hanım soruyu yanıtlamadan önce cesaretle bakmış kelebeğe, sonra başını sallamış.
"Emin olamazsın," demiş,
"
ben de emin olamam.
Kralınızın oğlunun peşinden geldim, çünkü doğru olan buydu.
Çünkü kaderimi onun geçtiği yollardan derlemeye karar vermiştim. Onun peşinden geldim, çünkü onu sevdim.
Bu sevgi hiç bitmesin istedim, o yüzden bu kadar çile çektim.
Çektiğim çileyi, kendime neşe bildim.
"
Aklınla yaptığın yanlışı, gücünle tamir edemezsin."
"
Aklınla yıktığını, kendini acındırarak kuramazsın,"
Akıl Ülkesi'ni bıraktın.
Tamam, bu sevginin göstergesidir, ama yarın başka biri için kralımızın oğlunu terk etmeyeceğin ne malum? Bugün onun için dağları, ovaları, vadileri aştın; denizleri, nehirleri, gölleri, çölleri geçtin.
Ama ya bir gün,
başka birini sever de onun peşinden gidersen?
Nasıl emin olacağız sadakatinden?
"
Su Hanım soruyu yanıtlamadan önce cesaretle bakmış kelebeğe, sonra başını sallamış.
"Emin olamazsın," demiş,
"
ben de emin olamam.
Kralınızın oğlunun peşinden geldim, çünkü doğru olan buydu.
Çünkü kaderimi onun geçtiği yollardan derlemeye karar vermiştim. Onun peşinden geldim, çünkü onu sevdim.
Bu sevgi hiç bitmesin istedim, o yüzden bu kadar çile çektim.
Çektiğim çileyi, kendime neşe bildim.