Hicrî altıncı asırda yaşamış bâṭın kahramanı Mecdeddin Bağdadî Hazretleri, rüyasında Allah’ın Sevgilisi’ni görür ve sorar:
— Ey Allah’ın Sevgilisi, İbn-i Sinâ hakkında ne buyurursunuz?
— O, vasıtamsız Allah’ı bulmak istedi; ben de ona elimle öyle bir yol koydum ki, Cehenneme düştü.
— Peki, Fahrettin Râzî hakkında ne buyurursunuz?
— O, suçlanmış bir kimsedir.
— İmam-ı Gazâlî hakkında ne buyurursunuz?
— O, gerçek dileğe ermiş bir kimsedir.
— İmam-ı Eş‘arî hakkında ne buyurursunuz?
— İmânı kemâle erdirmiş bir kimsedir.
Bunun üzerine Allah’ın Sevgilisi şöyle buyurur:
— Öğrenmek istediğin dua şu olsun:
“Yâ Rab, bana tövbe ihsan et, beni günahlardan sakla, bana ibadeti sevdir; tâ ki pişmanlığı duyayım, günahlarıma dönmeyeyim ve onlardan tiksineyim.”
Daha sonra Hazret-i Peygamber nereye gitmekte olduğunu sorar; “Garb illerine” cevabını alınca der ki:
— Garb illerine hiçbir masum ayak basmadı.
Bu ifadede Batı’nın o günkü ve bugünkü bütün mânâsı saklıdır.
2024 - İMAM-I GAZALİ VE..., İBDA YAY.