Şarlo'yu (Charlie Chaplin) komünizme yakınlaştırıyorlar; hatalı teşhis... Bugünün en büyük problemi makine meselesidir. Şarlo'nun makine ile alayı, o kadar zariftir ki, ancak ruhçu telâkkiye yakışabilir. Meselâ: Bir filminde bir fabrikada iş tasarrufu için her şey âlete dökülmüştür. İşçi soframsı bir yerde oturur; makine gelir bir kolla ağzına yemek verir, sonra başka bir kolla da ağzını siler. Makine esasta ahmak... Yemek veren kol bozulur, havada işler ve yemekler yere dökülür, fakat diğer kol tarafından işçinin ağzı silinmeye devam eder. Şimdi bu komik midir, yoksa ağlatıcı fikir mi? Tam da maddeciliğe zıt... Bakın, kaza ve kadere âit nüktesine, ne kadar ince!.. İş arıyor. Nereye müracaat etse sonuncu oluyor; onun yüzüne kapılar kapanıyor. 1111 işçi alınacak olsa bir fabrikaya, ona 1112'nci sıra düşer. O da gider tanzifat memuru (çöpçü) olur... Eline bir süpürge kürek verirler sokaklarda çöp toplaması için... Giderken bakar, bir sokaktan katırlar geliyor... Eyvah, onların pisliğini temizlemek zor fakat vazifesi!.. "Başka bir sokağa dalayım" der açıkgöz(!) bir de bakar ki, bir cambazhanenin filleri gelmekte... Bakın kader fikri ne kadar ince işlenmiş... Şarloya herkes güler, mütefekkir ise ağlayarak seyreder... Şarlo 20. Asrın hakikatte darmadağın olmuş kıymetleriyle alay etmeyi en iyi bilen adamdır. Ve tamamen ağlatıcı, düşündürücü bir plânda; güldürücü gibi görünse de...
Sayfa 94 - 95 4. Baskı, Ekim 1991, I. Bölüm, Batı Tefekkürü, BÜYÜK DOĞU Yayınları