Çünkü faşist devlette bireylerin sırf insan olmaları nedeni ile başlı başına değer ve varlık sayılmadıkları ve ancak toplumda yerine getirdikleri fonksiyonlar ile değer ve varlık kazanabildikleri kabul edildiğinden, bireylerin doğal eşitliğinden ve yasa önünde eşit olduklarından söz etmenin bir anlamı yoktur.
Devlet binasının duvarları harap oluyor ; ötesinde berisinde çatlaklar meydana geliyor fakat gittikçe derinleşen ve genişleyen bu çatlaklara karşı tedbir alınmıyor.
Bazı insanlar zalim, çıkarcı ve zeki oldukları için, bazı insanlar ise güçsüz ve zayıf oldukları için adalet isterler.
Nitekim adalet isteyen bütün insanlar bir araya gelir ve herkesin ortak noktasında bir fikir geliştirirler. Bazı isteklerinden feragat ederler ve bir sözleşme yapılır. İşte devlet bu şekilde kurulur.