Kavramsal düzeyde ele alındığı vakit, insan nefsinde bulunan ve ona adil eylemler sergiletecek olan yapının terimsel karşılığı "huy"dur. Herhangi bir ahlâkî fail böylesi bir yapıya yani huya sahip olduğunda, başka bir deyişle huy muayyen bir ahlâkî faile izafe edildiğinde, ilgili yapı soyut bir kavram olmaktan çıkıp somuta dönüşür ve "erdem" ismini alır. O yapının sahibi de "erdemli" sıfatını üstlenir. Söz konusu fail, sahip olduğu bu huya uygun eylemleri dış dünyada sergilediğinde yani adil eylemler sergileme edimi bir imkân olmaktan çıkıp fiilî hale geldiğinde, insan adil olur ve o huy da "adalet" ismini alır. Özetle belirtmek gerekirse erdem; üç temel yetinin akıl yönetiminde uyumlu biçimde işlemesiyle birlikte failin nefsinde ortaya çıkan ve faili herhangi bir düşünüp taşınmaya gerek duymaksızın dış dünyada adil eylemler sergilemeye yönelten dengeli/orta bir huydur.